Erkeklerin giremediği, kadınların nefes aldığı apartman damı

Telif hakkı HATICE KAMER

Bir düzine çocuk ve yirmiyi aşkın kadın, birazdan beyaz perdeye yansıyacak filmi büyük bir merakla bekliyor.

Birçoğu ilk defa bir filmin galasına katılıyor. Bu yüzden ortam çok heyecanlı ve neşeli.

Işıklar sönüyor, nefesler tutuluyor ve perdeye ilk görüntüler yansıyor.

Heyecanla karışık sevinçle gülüşmeler başlıyor. 12 dakikalık kısa belgesel bitince alkışlar yükseliyor.

'Koma Dam' (Dam Grubu) adlı bu belgeselin hem çekim, hem gösterim mekanı, hem izleyicisi hem de seyircisi aynı kitle olunca, gala da bir başka oluyor.

Apartman damını kamusal bir mekan haline getirdiler

Gala dediğimize bakmayın, burası ne büyük bir sinema salonu ne de bir açık hava sineması. Batman'da altı katlı bir apartmanın damı. Bina sakini genç kadınlar bu dama 'Koma Dam' adını vermişler.

'Koma Dam' belgeselini, Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi'nin, Amed Sanat Galerisi'nde açtığı 'Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK' sergisinde görmüştüm.

Diyarbakırlı Berivan Akelma ve Balıkkesirli arkadaşı Yağmur Cihan filmin genç yönetmenleri.

Kamusal alan, özel alan ayırımı üzerinden bir film yapma düşüncesiyle yola çıkan gençler, önce balkonları çekmeyi düşünmüşler.

Telif hakkı HATICE KAMER

'Koma Dam'ın yaratıcısı olan Esra Ekinci de BAK projesinin ilk ayağı olan fotoğraf projesinde yer almış bir katılımcı.

Esra'nın binadaki arkadaşlarıyla damı dönüştürme hikayesini duyunca, iki genç yönetmen bu mekanın filmini yapmaya karar vermişler.

Dam sakinleri, Esra'dan dolayı kamera ve fotoğraf makinesine aşina.

Bu aşinalık belgeselin çekimlerinde genç yönetmelere kolaylık sağlamış.

Damda Charlie Chaplin

Bina sakinlerinin ikna edilmesinden sonra dört aylık bir çekim süreci yaşanmış. Sonra da ortaya 12 dakikalık bir belgesel çıkmış.

Bu binada yaşayan genç kadınlar apartmanın damını imece usulü kendilerine has bir mekâna çevirince, binadaki kadınlar da onlara destek olmuş.

Önce dam bir güzel temizlenmiş, boyanmış. Sonra toplanan ortak parayla, bölgede sıcak yaz aylarında köy damlarında kurulan geniş sedirlerden iki tane alınmış.

Akşamları hoş ve eğlenceli sohbetlerin mekânı olan bu geniş iki sedir, gece de binadaki onların yer yataklarını serip uyudukları yatakları olmuş.

Damı kendi mekânları kılan genç kadınlar, televizyonlarda diziler izlemektense birlikte sinema filmi izlemenin tadını Charlie Chaplin filmleriyle keşfetmeye başlamışlar.

Film izleme fikri ise, aynı zamanda damı ortak mekâna dönüştürmenin öncüsü olan Esra Ekinci'ye ait.

'Koma Dam' müdavimi genç kadınlar, kendi aralarında topladıkları parayla önce bir projeksiyon almışlar.

Esra'nın annesinin diktiği beyaz bir örtüyü sinema perdesine dönüştürmüşler.

Telif hakkı HATICE KAMER

Perdenin bir yanına çok sevdikleri sevdiği Şarlo'nun resmini, diğer yanına da kendi isimlerini yazmışlar. Perde duvarının üst pervazına da büyük harflerle mekânın adını…

'Koma Dam'ın en önemli özelliği bu mekâna erkeklerin girmesinin yasak olması.

Bu kararda geleneksel refleks hakim olsa da bir feminist tavırdan da söz etmek mümkün.

Mekânın sahipleri muhafazakâr dünyadan, şehirde kadınların gönül rahatlığıyla katılacağı sosyal ve kültürel hayatın eksikliğinden şikâyetçiler.

'Daha rahat ve özgür olabileceğimiz bir alan için'

Ama eve tıkılıp kalmaktansa binanın terasını kendilerine has bir dünyaya çevirmekten de gocunmamışlar.

"Şehri ve hakim dünyayı değiştiremeyiz belki ama burada kendimize ait bir dünya kurabiliriz" diyor orada bulunan genç kadınlardan biri.

Esra Ekinci damın ortaya çıkma fikrini şöyle anlatıyor.

"Binadaki kızlar sık sık birbirimizin evlerinde bir araya geliyorduk. Akşam 11 oldu mu, annelerimiz 'nerde kaldınız, eve gelin' diye arayıp dururlardı. Birbirimizden kopmamak, aramızdaki ilişkiyi sürekli kılmak için, daha rahat ve özgür olabileceğimiz, muhabbet edebileceğimiz bir alan oluşturmak istedik.

"Okuldan, işten, günlük yaşamdan, arta kalan zamanı nasıl değerlendirebiliriz düşüncesi üzerinden hareket ettik. Binanın terası buna uygundu. Biraz da köye olan özlemimden dolayı taht dediğimiz sedirlerden aldık. Tahtı ve duvarı boyadık, sonra yavaş yavaş yatakları götürdük oraya.

"Sonra yemeklerimizi orda yemeye başladık. Ve sinemaya olan sevgim etkili oldu. Birlikte filmler izlemeye başladık. Dam, hayatımızın bir parçasından çok daha fazlası oldu".

Telif hakkı HATICE KAMER

Belgeselin yönetmeni Berivan Akelma filmi yapma düşüncesini şöyle anlatıyor:

"Koma Dam' erkeklerin giremediği, kadınların kolektif olarak yaşamı örgütlediği bir damın hikayesi. Buraya konuk olan tek erkek Charlie Chaplin ve kadınların ortak tutkusu sinema. Biz bu hikâyeyi duyunca çok heyecanlandık. Gündelik hayatın onlara dayattığı her şeyi bu damda yapıyorlar. Kadınlar sadece dışarda özgür olmak zorunda değil. Bulundukları her alanı örgütleyip güzelleştirebiliyorlar. 'Koma Dam' bize bunu anlatıyor".

'Dama erkek sinek bile sokmuyoruz'

Dama erkekler alınmasa da özellikle kadınlarda bir çekingenlik hakim.

Bina sakini kadınların çoğu eşlerinden çekindikleri için ne fotoğraflarının çekilmesini istiyorlar ne de isimlerinin yazılmasını.

Ama hepsi de damın erkeksiz ortamından çok memnun.

Eşlerinin damla ilgili düşüncelerini soruyorum, adını vermek istemeyen neşeli bir kadın, "Neden memnun olmasınlar ki, bu dama erkek sinek bile sokmuyoruz" diyerek gülüyor.

Bina sakini kadınlar Esra'yı apartmanın direği olarak adlandırıyor. Ve hayatlarının hemen hemen yarısının burada geçtiğini anlatıyor.

Bir diğer kadın, eskiden aile baskısının fazla olduğunu hatırlatıyor.

"Eskiden çok baskıcı bir ortam vardı. Kızların üzerinde yoğun bir aile baskısı vardı. Zaman değişti, şimdi aileler çocuklarına, kızlarına güvenmeyi öğrendi. Batman'da kadınlar için sosyal hayat diye bir şey yok maalesef. Biz de kendi sosyal hayatımızı dama kurduk."

Bina sakini bir diğer kadın da, "Apartmanımız yakında meşhur olacak galiba. Çünkü burada çok güzel zamanlar geçiriyoruz. Komşu binaların bize özendiğini görebiliyoruz. Galiba Koma dam Batman'da birçok binaya örnek olacak " diyerek gülüyor.

Telif hakkı HATICE KAMER

Damı eski avlulara benzeten bir diğer kadın da durumdan memnun. "Kocalarımız da rahatsız olmuyor. Bir de karşı çıkacakları bir durum yok ki. Sokakta, çarşı pazarda değil, evin damındayız" diyor.

Bina sakini kadınların tamamı belgeseli çok beğenmiş. Hele belgeselde yer alan genç kadınların keyfine diyecek yok.

Gösterimden sonra Berivan ve Esra, belgeselin post prodüksiyon süreçlerini anlatıyor. Filmde daha az görünenler genç kadınları, neden daha fazla görünmediklerini soruyorlar.

Filmde yer alan ve şarkı söyleyen Ayşegül, "Orda herhangi bir oyunculuk yok, en doğal halimiz. Kendimizdik yani. Ama bir sürü insanın izlemiş olduğunu düşününce çok heyecanlandım. Çok güzel bir duygu" diyor.

Mekiye ise filmi eleştirerek güzel sahnelerin kırpıldığını savunuyor.

Bir de "Koma Dam 2 çekilmeli" diyerek gülüyor. Herkesin ortak görüşü belgeselin çok başarılı olduğu.

Onların kimisi öğrenci, kimisi çalışan. Tabi çalışmayanı da var... Damın hayatlarının bir parçası olduğunu söyleyen genç kadınlardan biri, "Batman'da akşamları dışarıya çıkma imkanımız yok. Birlikte zaman geçireceğimiz sosyal bir hayat yok İşten gelir gelmez rahat kıyafetlerimizi giyip buraya geliyoruz. Günün geri kalan kısmını birlikte geçiriyoruz" diyor.

Bir diğeri, "Burada özgür olduğumuz kadar dışarıda özgür değiliz. Burada ağız dolusu gülebiliyoruz. Geceleri yıldızlar altında uyuyup, günün ilk ışığında uyanıyoruz. Sadece bir mekân değil, birimizin bir sorunu oldu mu, hemen konuşup çözüm bulmaya çalıştığımız ortak bir alan. Hayatta en önemli şey kalıcı dostluklar ve arkadaşlıklar ve bu mekânda çok sağlam dostluklar kazandık" yorumunu yapıyor.

'Koma Dam'ın mimarı olan Esra da gala ile birlikte damın sezon açılışını da yaptıklarını söylüyor.

Batman, 90'larda kadın intiharlarıyla gündeme gelmişti.

Burada görülen ise bambaşka bir Batman.

Binadaki kadınlardan biri, "Koma Dam, bir damdan çok ötesi" diyor ve bunun Batman'da birçok binaya ilham kaynağı olabileceğinin işaretini veriyor.