Avusturya'da zafer Yeşiller'in eski liderinin oldu

Telif hakkı EPA

Avusturya'da dün ikinci turu yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, Yeşiller Partisi'nin eski lideri bağımsız aday Alexander van der Bellen kazandı.

Alexander van der Bellen, aşırı sağcı Özgürlükçü Parti'nin adayı Norbert Hofer'i posta yoluyla kullanılan oyların sayılması ile geride bıraktı.

Norbert Hofer de yenilgiyi kabul etti.

Van der Bellen 'Avusturya'yı birleştirme' sözü verdi, tüm kesimleri temsil etmek istediğini vurguladı.

Resmi olmayan sonuçlara göre oyların Van der Bellen yüzde 50,3'ünü, Norbert Hofer ise yüzde 49,7'sini aldı.

Sandıklardaki oyların sayımının bitmesi sonrası ise oyların Hofer'in yüzde 51,9'unu, Van der Bellen'in ise yüzde 48,1'ini aldığı açıklanmıştı.

Eğer seçimi Hofer kazansaydı, Avrupa'da ilk kez aşırı sağcı bir aday cumhurbaşkanı seçilecekti.

72 yaşındaki Alexander Van der Bellen, ekonomi profesörü.

Bellen, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Avrupa Birliği'yle ilişkileri iyi tutacağını vurgulamış, "5 aylık seçim kampanyası boyunca Avrupa yanlısı bir söylem kullandım. Avrupa Birliği'nin özgürlükler, güvenlik ve refah için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gayret ettim" demişti.

Telif hakkı AFP
Image caption Alexander Van der Bellen (solda) ve Norbert Hofer'İn geçen hafta katıldıkları tartışma programı 'siyasi çamur güreşi' olarak nitelendirilmişti.

Seçimin ilk turunda oyların Hofer yüzde 35'ini, Bellen ise yüzde 21'ini almıştı.

En önemli gündem göçmen kriziydi

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı seçiminde en önemli gündem maddesi, Avrupa'nın içinde bulunduğu göçmen kriziydi.

2015'te yaklaşık 90 bin kişi Avusturya'ya iltica başvurusunda bulunmuş, Özgürlük Partisi'nin göçmen karşıtı politikalarına destek artmıştı.

Ülkeye iltica başvurusu yapanların Avusturya'nın toplam nüfusuna oranı yaklaşık yüzde 1.

Merkez partiler eridi

Avusturya'da bu yılki Cumhurbaşkanlığı seçimini farklı kılansa, seçimlerin ilk turunda hem merkez sağın hem de merkez solun büyük bir yenilgiye uğraması oldu.

Her ne kadar ülkede Cumhurbaşkanlığı sembolik bir öneme sahip olsa da, Hofer'in kazanması halinde Özgürlükçü Parti'nin 2018'de yapılacak genel seçimler için güç ve moral toplayabileceği belirtiliyordu.

Hem Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, hem de Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Hofer'in sandıkta gösterdiği başarının ve aşırı sağın yükselişinin endişe verici olduğunu söylemişti.

Avusturya'yı, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ya merkez sağdaki Halk Partisi, ya da merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti yönetiyor.

İki parti 2013'te, 'büyük koalisyonu' kurmuştu.

Sosyal Demokratlar, Hofer'in başarısından parti lideri ve Başbakan Werner Faymann'ı sorumlu tutmuş ve Faymann da tabandan gelen baskılara direnemeyerek istifa etmişti.

İlgili haberler