İngiltere AB'den ayrılma kararı aldı: Şimdi ne olacak?

  • 24 Haziran 2016
Telif hakkı Getty

İngiltere'de seçmen AB'den ayrılmaya karar verdi. Peki bu karar nasıl uygulanacak? Bundan sonra ne olacak?

İlk vurgulanması gereken bu ayrılığın hemen gerçekleşmeyecek olması. İngiltere, bir süre daha AB üyesi olarak kalmaya devam edecek, ama ayrılık süreci hemen başlayacak.

Kararın resmileşmesinin ardından gözler Başbakan David Cameron'da.

Cameron, kampanya boyunca ayrılma kararı çıkmasının ardından istifa etmeyeceğini söyleyegelse de bu sabahki ilk açıklamasında Ekim ayına kadar görevden ayrılacağını açıkladı.

Sandıkların kapanmasından kısa bir süre sonra Muhafazakar Partili 84 milletvekilinin Cameron'un partinin ve hükümetin başında kalması çağrısı, kararını değiştirmedi.

Şimdi AB ile iki yıl sürmesi beklenen ayrılık müzakerelerini başka bir ismin yöneteceği anlaşılıyor.

Piyasalar da, ayrılık kararına beklenen tepkileri vermeye başladı.

Keskin düşüş yaşayan Sterlin, dolar karşısında 1985'ten bu yana en düşük değerden işlem görüyor.

Piyasa uzmanları, İngiltere Merkez Bankası'nın devreye girmesi ihtimalini yüksek görüyor.

Avrupa Birliği liderleri ve kurumlarının önümüzdeki saatlerde bir araya gelecekleri açıklandı.

AB karşıtı partilerin sandıklarda kazandıkları zaferlerden endişe duyan AB liderlerinden, birlik mesajları gelebilir.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, ilk açıklamasında ayrılma kararını çok önemsemediğini şu sözlerle vurgulamaya çalıştı:

"Son birkaç yılın AB tarihinin en zor yılları olduğu doğru. Ama ben böyle durumlarda hep babamın bir sözünü anımsarım: 'Seni öldürmeyen şey, güçlendirir."

Ancak Hollanda ve Fransa'daki aşırı sağ kanattan hemen benzer referandum oylamaları yapma çağrıları geldi.

Ayrılık için iki yıllık müzakere

Hükümetin bu kararın ardından atacağı ilk adımlardan biri, 2009'da imzalanan Lizbon Anlaşması'nın, üyelerin birlikten ayrılmasını düzenleyen 50. maddesini işleme koymak olacak.

Maliye Bakanı George Osborne, bu sürecin referandumdan sonra iki hafta içinde başlayabileceğini söylemişti.

Avrupa Birliği'nden ayrılmak ise zorlu bir müzakere sürecini gerektiriyor. 50. madde gereği bu sürecin iki yılda tamamlanması gerekiyor.

İngiltere'nin ayrılık müzakerelerinde odaklanacağı konular arasında serbest ticaret anlaşması ve güvenlik konuları öne çıkacak.

Müzakere sürecinde İngiltere AB içinde kalacak ve AB yasaları yürürlükte olacak.

Eğer iki yılda bir anlaşmaya varılmazsa AB üyeliği sona erecek, ilişkiler Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) kurallarına bağlı olarak yoluna devam edecek.

Ancak İngiltere'nin DTÖ'ye katılımı AB çatısı altındayken gerçekleşmişti. AB ise bu anlaşma koşullarını "Kopyalayıp yapıştıramazsınız" diyor.

Yani İngiltere'nin dünyayla ticareti de baştan müzakere edilecek.

'Terk edenlere nazik davranılmayacak'

Cambridge Üniversitesi'nde Avrupa Hukuku profesörü Catherine Barnard ise anlaşma olmayacağını düşünenlerden.

Barnard "İki yıllık sürede AB'nin dışına düzensiz bir şekilde çıkacağız" diyor.

Telif hakkı AFP
Image caption AB Komisyonu başkanı AB'den ayrılanlara nazik davranmayacaklarını söyledi.

Barnard'a göre halledilmesi gereken bir kaç mesele var: "Burada yaşayan Avrupalı göçmenleri düşünün. Onların hakları ne olacak?" diye soruyor.

Ancak hiçbir meselenin net bir açıklaması yok.

"AB'den ayrılalım" kampında bazıları 50. maddeye bağlı kalmadan, yalnızca hükümetlerarası müzakereler yapılmasını istiyor. Bu kesimin amacı belli bir takvime sıkışmamak.

Avrupalı liderlerin ve yetkililerin buna nasıl yanıt vereceği ise belli değil.

Bu liderlerin en büyük korkusu diğer AB ülkelerinin de İngiltere'yi örnek alma olasılığı.

Bu nedenle İngiltere'nin birlikten çıkmasını zorlaştırabilirler.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker "Terk edenlere nazik davranılmayacak" demişti.

Ancak Avrupa iş dünyası hızlıca İngiltere'yle çalışmak, belki de geçici anlaşmalar yapmak için güçlü bir baskı yaratacaktır.

İlgili Konular

İlgili haberler