Yaratılış müzesinde ne sergileniyor?

Kocaman silahlarını özellikle göstererek park yerinde dolaşan Kentucky polislerinin arasından geçip, güzel, modern bir mimariye sahip müze binasına yöneliyorum.

Image caption Müzeyi daha ziyade dinibütün aileler ziyaret ediyor

Müze demek ne kadar doğru, bilemiyorum.

Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin en yoğun trafikli otoyollarından birinin hemen yanıbaşında ve Uluslararası Cincinnati Havaalanı'na birkaç kilometre mesafedeki Yaratılış Müzesi'nde sergilenen tek doğal parça, devasa boyutlarda bir dinazor iskeleti.

Gerisi, yer yer teknoloji yardımıyla kendiliğinden hareket eden plastik figürler.

Giriş kapısının yanında ziyaretçileri, üzerinde "inanmaya hazır olun!" yazan bir levha karşılıyor.

Bu müzede, inanmaktan başka çare yok zaten.

Çünkü müzenin kurucularına göre, burada pazarlanan tek birşey var, o da gerçek.

Bu gerçeğe ulaşmak da çok kolay.

Çünkü sadece bir kitabın kapağını açmak yeterli:

İncil'in.

Müze, ziyaretçileri, Tanrı'nın dünyayı bundan sadece 6 bin yıl önce yarattığına ve İngiliz bilimadamı Charles Darwin'in evrim teorisinin, insanları yanıltmak için kasıtlı oluşturulan, hatalar ve çelişkilerle dolu bir yalan olduğuna inandırmayı görev ediniyor.

Müzenin versiyonuna göre, bizim bilim dediğimiz insan aklının ürünü, dolayısıyla doğru olma şansı yok.

Ve herşey çıkış noktasına bağlı.

Müzeye göre, eğer evrim teorisinin doğruluğunu sorgulamaya hazır olur ve İncil'in gerçekleri yazan kitap olduğunu baştan kabul ederseniz, yaratılış teorisinden başka herşeyin yanlış olduğunu da kolaylıkla kavrarsınız.

Yaratılış Müzesi'nin bu basit yaklaşımla büyük başarı elde ettiğini kabul etmek lazım.

Milyonlar ziyaret etmiş

Daha iki yıl önce açılan Yaratılış Müzesi'ni şimdiden milyonlarca Amerikalı gezmiş.

Bu müzede çalışan herkes gibi aşırı dostça davranan basın sözcüsü Mark Looy, sadece bu hafta 824 bin kişiye giriş bileti sattıklarını anlatıyor.

Bu başarının sırrı, İncil'de yazanların birebir inşa edilip, arka arkaya dizilmesinden ibaret olan serginin yaratılış teorisini çok iyi açıklaması değil.

Anketler, Amerikan halkının neredeyse yakınının zaten yaratılış teorisini doğru kabul ettiğini gösteriyor.

Kentucky eyaletinin Petersburg kentinde kurulan müzeyi gezenlerin çoğu dinibütün aileler.

Örneğin, benim yanımda sergiyi gezen aileler, teknolojiye dinsel nedenlerle tamamen karşı çıkan Amish tarikatı üyeleri.

Önce, teknolojinin ulaştığı son aşamayı ustalıkla kullanan bu müzede Amish'lerin ne işi olduğunu düşünüyorum.

Ve yanıtı kısa sürede buluyorum.

Yaradılış semineri

İncil hikayeleri arasında dolaşırken, Nuh'un gemisini daha yeni geçmişken, karşıma bir satış büfesi çıkıyor.

Anlıyorum ki, Yaratılış Müzesi sadece Tanrı'yı ve dini inançları pazarlamıyor.

Bunları, coca cola, patates kızartması, çocukların oynamasına çok elverişli büyük bir park ve bir hayvanat bahçesiyle birlikte sunuyor.

Image caption Müzede teknolojinin yardımıyla hareket eden figürler kullanılararak İncil'den sahneler canlandırılıyor

Yani her Amerikan ailesinin çocuklarını götürmek isteyeceği bir yer.

Belli ki, Yaratılış Müzesi çocukları kazanmayı hedefliyor.

Ama sadece çocuklara değil, yetişkinlere yönelik seminerler de var.

Ben, "Tanrı insanları maymundan yaratmadı" başlıklı seminere katılıyorum.

Semineri veren David Menton, 71 yaşında, emekli bir bilimadamı.

Hücre biyolojisi uzmanı.

Darwin'le, Einstein'la, Mendel'le ve Obama'yla alay ediyor.

İnsanların maymunlardan gelmediğini kanıtlamak için, bir insan kafatasının üzerinden aldığı bir gözlüğü, bir maymun kafatasının üzerine yerleştiriyor.

Gözlük kayıp düşünce, "sizce neden düştü?" diye soruyor.

Amishlerin çocukları sevinçle, "çünkü maymun kafatasının biçimi farklı!" diye bağırışıyor.

Menton, keyifleniyor:

"Görüyor musunuz" diyor, "çocuklar bile hemen anlıyor, ama bilimadamları anlayamıyor."

Daha sonra müzenin bahçesinde benimle konuşurken, Yaratılış Müzesi'nin hem yaratılış, hem de evrim teorilerini açıkladığını iddia ediyor Menton.

"Bu Londra'daki Bilim Müzesi'nin sunduğundan daha fazla."

Uzun yıllar süren bilimadamı yaşamı boyunca inançlarını, baskı göreceği için açıklamadığını öne sürüyor.

Genellikle gülen yüzü birden kasılıyor ve, "maalesef Amerika'da Avrupa'nın yolunda" diyerek şikayete başlıyor, "Amerika da dinsizleşiyor."

"Ama", diye kalkıyor masadan, "Tanrı bugüne kadar tüm saldırılara göğüs germeyi başardı."