Simon Bolivar köprüsü ve 'pimpinero'lar

Amerikan askeri üsleri açmayı planlayan Kolombiya ile bu gelişmeyi büyük tedirginlikle izleyen Venezuela arasında ilişkiler gergin. Petrol zengini Venezuela'nın Cumhurbaşkanı Hugo Chavez, Kolombiya'ya ucuz benzin sağladığı programı sona erdirdi. İki ülkenin sınırında, bu gerginlikten fayda sağlayanlar var.

Image caption Venezuela'da benzin sudan ucuz

San Antonio De Tachira, taksiyle kaynıyor.

Turistik olmayan bu küçük kasabada yüzlerce araç her gün Kolombiya - Venezuela arasında mekik dokuyor.

Venezuela'da iki türlü taksi var: Biri sarı-siyah damalı beyaz yasal taksiler; diğeri ise 'daha az yasal' taksiler.

Bunlar genellikle çok benzin yakan 1950'li yıllara ait, geniş kanatlı, emniyet kemeri olmayan Chevrolet'ler.

Venezuela ile Kolombiya'yı birbirinden ayıran Simon Bolivar köprüsü her renkten Chevrolet ile dolu.

Ama bu araçlar köprüye sadece renk değil ucuz yakıt da getiriyorlar. Bizim Juan diyeceğimiz taksici de bu işi yapıyor. "Uyuşturucu, silah ya da çocuk değil sadece benzin kaçırıyoruz" diyor.

Sabahın daha altısı bile değil.

Andean kentinde güneş, yağmur bulutlarının arasından sıyrılmaya çalışıyor.

Juan'ın arabasına biniyoruz. Juan, "Erken kalkmak gerekiyor" diyor.

Çünkü benzin istasyonlarında kilometrelerce uzunlukta kuyruk oluşuyormuş.

Gerçekten de yağmurun altında bana bir asır gibi gelen bir süre taksinin içinde bekledikten sonra, nihayet benzin istasyonuna giriyoruz.

Günde 200 depo benzin

Venezuela'da bir depo benzin bir şişe sudan daha ucuz.

Juan, depoyu ağzına kadar dolduruyor.

Hatta, benzin taşıp ayakkabılarını ıslatıyor.

"Benzini her zaman ben doldururum. Bu çocuklar, seni kandırmak için herşeyi yaparlar" diyor benzincileri işaret ederek.

"Hatta bazen daha yarısında olmasına rağmen benzin göstergesi depoyu dolu göstersin diye tanka top bile koyuyorlar" diyor.

Depoyu yarım dolara dolduruyor. Ama biraz ötede bu kadar benzin çok para ediyor.

Sonra sınırı geçiyoruz.

Image caption Benzin çekenlerin adı 'pimpinero'

Cucuta kasabasında birkaç kilometre ilerliyoruz.

Aslında buna belki de gerek yok; zira sınır kapısının hemen dibinde, Venezuela'dan gelen arabaların tanklarından çekilmiş benzin satan çok sayıda tezgah var.

Arabalardan benzin çeken kişilere Pimpinero deniyor.

Eduardo da 21 yaşında, Kolombiyalı bir pimpinero.

Juan'ın arabasının benzin kapağını açıp içeri bir hortum uzatıyor.

Sonra da ağzıyla çektiği benzini kaplara dolduruyor.

Eduardo bunu günde en az 200 kez tekrarlıyor.

Benzin, ağzına dişlerine ve kemiklerine zarar veriyor. Ama Eduardo aldırmıyor. "Önceleri biraz midem bulanıyordu. Ama artık bulanmıyor" diyor.

Juan yarım saat önce yarım dolara aldığı benzini yedi dolara satıyor.

Bu işten binlerce kişi para kazanıyor.

Venezuela'ya dönerken Juan bana yakınlardaki bir tarihi yeri göstermek istiyor.

Bugünkü Venezuela, Kolombiya ve Ekvador'dan oluşan "Büyük Kolombiya"nın ilk kongre binasını gösteriyor.

Palmiye ağaçlarının arasından Villa del Rosario adlı binanın kalıntılarını görüyoruz.

Juan, 19'uncu yüzyıl kahramanlarının heykellerini gösterirken bir zamanlar tek anayasa altında tek bir ülke olan Venezuela ve Kolombiya'nın derin bir şekilde bölündüğünü söylüyor.