Karamanlisler Papandreulara karşı

Futbolun sevildiği her ülkenin kendi El Clasico’suna sahip olma hayali vardır.

Image caption Eski dışişleri bakanı Yorgo Papandreu, şimdi PASOK'un lideri

İspanya’nın görkemli takımları Real Madrid ve Barcelona'nın rekabetinden bahsediyorum.

Ve bazı ülkelerin bu rekabet kadar olmasa da yine önemli, dikkat çekici eşleşmeleri olmuştur her zaman.

Arsenal-Tottenham; Manchester City-Manchester United, Inter-Milan...

Ha bir de Fenerbahçe-Galatasaray.

Daha lig başlamadan görkemli manşetler, şatafatlı demeçlerle beklenen, sonunda da "dağ fare doğurdu, derbiye yakışmadı’" başlıkları, son yıl olanları hatırlayınca da, futboldan çok ceza sahasının boks ringine dönüşmesiyle akıllarda kalan bir El Clasico.

Yunanlıların da var böyle bir El Clasico’su:

Olympiakos-Panathinaikos.

Taraftarların kendi takımlarına duydukları sevgi kadar rakiplerine yönelik nefret hislerinin bir kaç olayda tanığıyım da.

2003-2004 sezonunda İngiltere’de bir üniversite kampüsündeki Türk lokantasında Olimpiakos-Galatasaray maçını birlikte izlediğim Pana’lı bir arkadaşım, ülkesinin bir takımına karşı Galatasaray’ın maçı kaybetmesinden sonra, sanki golleri yiyen benmişim gibi söylenip durmuştu.

Daha yakınlardaki bir diğer olayda da, yollarda olduğum için izleyemediğim, iki hafta önceki Panathinaikos Galatasaray maçının skorunu, taa Atina’dan arayıp "3-1 kazandınız, tebrikler! Bizi mutlu ettiniz, teşekkürler" diye haber veren Olimpiakos taraftarı bir başka Yunan arkadaşımdan öğrenmiştim.

Saha içi rekabetinden çok saha dışında birbirinden nefretle körüklenen bir futbol rekabeti.

Seçimler için bir haftadır bulunduğum Atina’da onlarca yıldır varolan, ama benim yeni farkettiğim bir el Clasico daha bulunduğunu keşfettim. Dünyada sadece Yunanlılara özgü olduğundan da eminim...

Siyaset meydanlarının El Clasico’su...

Image caption Seçimde bir kez daha Karamanlisler Papandreu'lara karşı

Ezeli rekabet

Karamanlis hanedanı ile Papandreu hanedanın ezeli rekabeti.

Yeni Demokrasi Partisi’nin lideri Kostas Karamanlis, Yunan siyasetinin geçen yüzyıldaki tarihiyle özdeşleşen Konstantin Karamanlis’in yeğeni.

Amca Karamanlis, siyasetten 88 yaşındayken, beş parlamento seçimini kazanmış, 14 yıl başbakanlık, 10 yıl da cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuş dev bir siyasi figür olarak ayrılmıştı.

İç savaşın ardından ülkede yönetime el koyan cuntanın baskısıyla sürgüne gitmiş, geri dönmüş bir siyasetçi. Siyasi kariyerinin uzunluğu 60 yıl. Bilinen tabirle "çok kere gitmiş, çok kere gelmiş..."

Yorgo Papandreu’nun babası Andreas Papandreu da yine cunta tarafından sürgüne zorlanan, diktatörlerin devrilmesi ardından ülkeye döndükten sonra Yunanistan’ın yakın siyaset tarihinin en önemli figürlerinden olan bir siyasetçi, sosyalist lider.

Kurucusu olduğu PASOK’un 22 yıl süreyle liderliği ve 9 yılı 1980’lerde olmak üzere toplam 12 yıl başbakanlık yapmış.

Sonunda da, parti liderliğini Kostas Simitis’e, o da bir kaç yıl sonra, "tahtın asıl sahibine" Yorgos Papandreu’ya devretmiş.

Şimdi bütün bunlar, yani siyasi hanedan, siyaseti şeyhlikle, monarşiyle yönetilen bir ülkede olsa tuhaf bulmayabilirsiniz.

Monarşi demişken, Yunanistan’ın bir dönem kraliyetle yönetildiğini de unutmamak gerek.

Ne diyorduk? Evet, başka ülkelerde olsa tuhaf bulunmayabilir. Ama demokrasinin beşiği olduğunu söyleyen Yunanistan’da bunların olması, hadi tuhaf demeyelim de, ironik.

Kentin her geldiğimde mutlaka ziyaret ettiğim ve her seferinde etkileyici bulduğum yerlerinden biridir Akropolis.

Hafif de tepededir. Buradan başlayıp aşağı şehre doğru, şimdi Monastiraki olarak adlandırılan bölgeye doğru uzanan alanda şimdi kalıntıları bulunan agoralarda kentliler, yönetim sorunlarını konuşur, siyaset yaparlarmış.

Yine, antik Yunan'ın, "erkeklerin oylarıyla o zamanın yönetim organında söz hakkı"na sahip oldukları sistemin, yani demokrasinin doğum yeri olduğu da bilinir.

Her Yunan’ın gurur duyduğu konuların başında gelir, olimpiyatların yanısıra demokrasinin doğum yeri hanesinde ülkelerinin adının geçmesi.

Ama Pazar günü seçecekleri de hanedan üyelerinden biri olacak.

Image caption Antik Yunanlılar agoralarda siyaset yaparmış

Papandreu kazanırsa 6 yıl sonra yeniden başbakanlık koltuğuna oturacak.

Kostas Karamanlis kazanırsa ‘her şey daha farklı olacak’ diyor, kaybederse ise liderliği tehlikede.

Ama sırada parti liderliği için yeni bir Karamanlis yok, güçlü aday Dora Bakoyanni.

Soyadı bizi yanıltmasın. Dora’nın evlenmeden önceki soyadı Miçotakis.

O da göreceli olarak genç bir hanedandan. Eski başbakanlardan Konstantin Miçotakis’in kızı, Dora Bakoyanni.