Got a TV Licence?

You need one to watch live TV on any channel or device, and BBC programmes on iPlayer. It’s the law.

Find out more
I don’t have a TV Licence.

Özet

  1. Devlet Bahçeli tartışma yaratan KHK'lar ile ilgili olarak "Gocunanlar FETÖ’nün kurşun askerleridir, CHP ve yedekleri yüzsüzce nasıl konuşabiliyor?" dedi
  2. Cumhuriyet davasında Murat Sabuncu, Akın Atalay, Ahmet Şık ve Emre İper'in tutukluluklarının sürmesine karar verildi
  3. Mahkeme "güvenlik ve düzen bakımından" bir sonraki 9 Mart'taki bir sonraki duruşmanın Silivri Adliyesi'nde yapılmasını kararlaştırdı
  4. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül son KHK'larla ilgili olarak, "Tek tip kıyafet milletimizin beklentisiydi" dedi
  5. CHP Trabzon Milletvekili avukat Haluk Pekşen son 696 sayılı KHK'nın iptali için AYM ve AİHM'e başvuracak

Canlı anlatım

Yazan Onur Erem

time_stated_uk

Gün boyu gelişmeleri canlı anlatım sayfamızda aktardık

Böylece canlı anlatımımızın sonuna geldik. Yarın sabah tekrardan görüşmek umuduyla, hoşça kalın.

Ekonomi profesörü Acemoğlu: Bir iki yıl içinde kriz çıkabilir

Daron Acemoğlu
BİZDEN HABERLER

Ekonomi profesörü Daron Acemoğlu, Türkiye ekonomisinde son dönemdeki büyümenin “talep odaklı” olması nedeniyle sağlıklı olmadığını söyledi.

Koç Holding'in Bizden Haberler dergisine konuşan Acemoğlu, büyümenin sürekliliği için verim artışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

ABD'deki MIT Üniversitesi'nde dersler veren Acemoğlu, şunları söyledi:

2017’ye baktığımızda genel tabloda gördüğümüz en önemli negatif durum, Türkiye’nin ekonomik ve yapısal olarak Batı'yla daha da uzaklaşmasıdır. Büyüme sağlıklı olmadığı için ekonominin yavaşlama riski çok yüksek. 2018’de olsun ya da 2019’da olsun; bu riskleri görmemiz lazım. Daha önce dile getirdiğim gibi bir-iki yıl içinde kriz olabilir.

TÜSİAD'dan KHK açıklaması: Demokrasi, güvenlik ve hukuk devleti görünümüne zarar verebilir

TÜSİAD
TÜSİAD

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 696 sayılı KHK'daki "ucu açık düzenlemelerin" hukuk devleti ilkelerine uygun olmayacak neticeler doğurabileceğini söyledi.

Yazılı bir açıklama yapan dernek "Başka niyetle kullanılmaya elverişli bu düzenlemeler toplumun huzurunu etkileyecek birçok sıkıntıya neden olabilir" ifadelerini kullandı.

Dünya Değerler Araştırması’na göre Türkiye'nin, vatandaşları arasında karşılıklı güvenin en zayıf olduğu ülkelerden biri olduğunu birçok ülkede yüzde 60’ın üzerinde olan birbirine güven oranının Türkiye'de yüzde 12 olduğunu hatırlatan TÜSİAD açıklamasında şu cümlelere yer verdi:

Endişemiz, son KHK ile toplumumuzdaki bölünme ve güvensizlik ortamının daha da derinleşmesidir. Bu düzenlemeler Türkiye’de demokrasi, güvenlik ve hukuk devleti görünümüne zarar verebilir.

Son KHK’nın amacının bu yönde olmadığı resmi yetkililerce de açıklanmıştır. Buna uygun olan gerekli düzeltmelerin yapılmasını ve OHAL ortamının geride kalmasını temenni ediyoruz. Hep ifade ettiğimiz gibi, şimdi daha güçlü Türkiye için toplumsal dayanışma içerisinde olmanın ve vakit kaybetmeden geleceğe bakmanın zamanıdır.”

Sudan: Türkiye için yüksek kaliteli eti ucuza üretebiliriz, 4 doları geçmez

kasap
Getty Images

Sudan Tarım ve Orman Bakanı Abdullatif Ahmed Mohamed Ijaimi,“Eğer bir anlaşmaya varabilirsek Türkiye için yüksek kaliteli eti ucuza üretebiliriz. Kilo fiyatı 4 dolardan daha fazla olmaz” dedi.

Anadolu Ajansı'na konuşan Ijaimi, "Türkiye'nin gelişmiş bir ülke olduğunu biliyor ve tarım alanında, kazan-kazan şeklinde, stratejik bir partnerlik üzerine çalışıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan kendisine 'mankafa' diyen Erdoğan'a 5 kuruşluk dava

Kılıçdaroğlu
Getty Images

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Man Adası belgeleri nedeniyle kendisine “Mankafa” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine 5 kuruşluk tazminat davası açtı.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, CHP Liderinin Erdoğan hakkında özellikle “5 paralık” dava açılmasını istediği vurgulandı:

"Erdoğan'ın yaptığı açıklama düşünce açıklaması kapsamında görülemez ve hakaret kapsamında kalmaktadır. Genel Başkan özellikle davalının paraya verdiği önemden hareketle, davalının kişiliğini gözeterek ‘5 paralık' dava açılması talimatı verdiğinden, eldeki davada da 5 kuruşluk dava açılması yoluna gidilmektedir. Erdoğan, gurur ve onur kırıcı, kişilik değerlerine zarar verici söz ve yorumlarda bulunarak eleştiri ve ifade özgürlüğünün sınırlarını fazlasıyla aşmıştır”

Selahattin Demirtaş'tan Hazine'ye 750 bin liralık tazminat davası

Demirtaş
Getty Images

Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hazine aleyhine 750 bin liralık tazminat davası açtı.

Demirtaş, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) belirtilen koşullar dışında haksız gözaltına alınıp tutuklanması, davasına bakacak mahkemenin ancak 11 ay sonra belli olması, hakim karşısına 13 aydan sonra çıkması ve 4 ay boyunca tutukluluk incelemesinin yapılmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etti.

Dava dilekçesi Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirken, davanın ilk duruşmasının 6 Şubat 2018'de yapılacağı belirtildi.

Devlet Bahçeli: Gocunanlar FETÖ’nün kurşun askerleridir, CHP ve yedekleri yüzsüzce nasıl konuşabiliyor?

Bahçeli
Getty Images

MHP lideri Devlet Bahçeli, hafta sonu yayınlanan 696 sayılı KHK hakkında Twitter üzerinden bir açıklama yaptı.

Cezasızlık öngören maddenin “siyasi ve ideolojik provokatörler tarafından büyük ve tehlikeli bir tartışmanın odağına yerleştirildiğini” söyleyen Bahçeli, “Hep aynı simalar, hep aynı nakaratlar, hep aynı itham ve iftiralar yine sahne almıştır. Alayına yazık, hepsine yazıklar olsun!” dedi.

Bahçeli açıklamasına şöyle devam etti:

“CHP niye rahatsızdır? HDP niye hoplamaktadır? İP niçin huzursuz, Barolar Birliği Başkanı neden keyifsizdir? 15 Temmuz’da milli beka zillet ve zulmet dolu saatlerde bizzat millet tarafından savunulmuştur. Bundan gocunanlar FETÖ’nün kurşun askerleridir.

“Devletin ayağa düşmemesi için kahramanlar toprağa düşmüştü. Kim, neyden bahsediyor? CHP ve yedekleri yüzsüzce nasıl konuşabiliyor?”

FETÖ’ye cesaretle direnenler, darbecilere meydan okuyanlar, istilacılara vatanı dar edenler yargılansın, cezai sorumlulukları doğsun mu isteniyor? Bu soruya evet diyenler var ise bize göre vatan hainidir,FETÖ’nün uyanmış ve harekete geçmiş kripto koludur.

View more on twitter
View more on twitter

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: İnsanlar sokakta birbirinin kafasına sıkacak

Feyzioğlu
Getty Images

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, hafta sonu yayınlanan 696 sayılı KHK'da yer alan cezasızlık düzenlemesini "Siz sivillerin birbirini öldürmesine izin veren ve bunu öldür hiçbir cezan yok diyen maddeyi nasıl çıkarttınız? Kimse sormayacak mı bunu!" sözleriyle eleştirdi.

"696 sayılı KHK’yı inceleyince dehşete düştüm” diyen Feyzioğlu, “Ve çok üzüldüm. Akılla savaşın bir sınırı vardır diye düşünürüm. Bir noktada akıllı bağlantıyı yakalayacakalarını umut ederim. Fakat ne yaptıklarını gerçekten anlamıyorum" ifadelerini kullandı.

Sözcü gazetesine konuşan Feyzioğlu sözlerine şöyle devam etti:

İnsanlar sokakta birbirinin kafasına sıkacak. Siz bunu nasıl önlersiniz? Sizin herhalde istediğiniz bu değil Sayın Cumhurbaşkanı. Siz yurttaşlarınızın birbirinizi vurmasını teşvik etmiyorsunuz herhalde. Dehşet içindeyim. Bunu derhal geri çekin. Kabile devletlerinde olmaz bu. Siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Ne yapmak istiyorsunuz? Bunun altına imzası olanlar ne yapmak istiyorsunuz? Bunu kabul edemeyiz çok tehlikeli bir maddedir.

Cumhuriyet davasının ardından basın açıklaması: Savunma hakkı açıkça engellendi

Doğu ve Güneydoğu Baroları: KHK anayasaya aykırı, OHAL rejimine son verilmeli

Diyarbakır Barosu
Diyarbakır Barosu

Doğu ve Güneydoğu Baroları, 696 numaralı KHK ile ilgili ortak bir basın açıklaması yayınladı.

Barolar KHK’da OHAL ile ilgisi olmayan birçok konuda değişiklik yapıldığını savundu.

Anayasa’ya göre kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamayacağını hatırlatan barolar geçmişte 12 Eylül darbesinden sonra cezaevlerinde yaşanan deneyimleri hatırlattı ve tek tip giysi uygulamasının toplumsal barışı da zedeleyecek bir uygulama olduğunu vurguladı:

Henüz ceza yargılaması sürmekte olup suçlu oldukları kesinleşmemiş sanıkların suçlu gibi muamele görmesine sebep olacak tek tip kıyafet gibi uygulamalar Hukuk Devleti ilkesini zedelemektedir. Lekelenmeme hakkı anılan değişiklikle çiğnenmiştir.

Barolar açıklamada, KHK’daki cezasızlık maddesinin hukuk devletinde yeri olamayacak ‘bir özel af’ düzenlemesi olduğunu ve bu hükmün af için Meclis’te beşte üç çoğunluk arayan Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu:

Bizler Bölge Baroları olarak, 17 aydır yürürlükte olan OHAL rejimine son verilmesini talep ediyor, KHK’lar marifetiyle özel veya tüzel kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkileyen ve etkili bir yargı yolu öngörülmeden yapılan, hukuki güvenceyi ortadan kaldıran, adil yargılama ve savunma hakkını zedeleyen, haberleşme ve basın hürriyetine aykırı, olağanüstü hal ilanını gerekli kılan olaylarla sınırlı olmayan düzenlemeler yoluyla yasama ve yargı erkini devre dışı bırakan düzenlemelerin kaldırılıp olağan rejim hukuk normları içinde kalınarak normalleşme sürecine geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Abdullah Gül'den KHK yorumu: Kaygı verici, gözden geçirileceğini ümit ediyorum

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, muhalefetin tepkisini çeken 696 sayılı KHK'daki cezasızlık maddesi hakkında Twitter hesabından bir açıklama yaparak, o maddenin gözden geçirilmesini ümit ettiğini söyledi.

View more on twitter

Cumhuriyet davası: Tahliye yok, bir sonraki duruşma 9 Mart'ta

Cumhuriyet davası öncesi adliye önü
Getty Images

Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının yargılandığı davada ara karar açıklandı.

Mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 9 Mart 2018'de yapılmasına karar verdi.

Mahkeme "güvenlik ve düzen bakımından" bir sonraki duruşmanın Silivri Adliyesi'nde yapılmasını kararlaştırdı.

Davada Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Akın Atalay ve Emre İper tutuklu olarak yargılanıyor.

View more on twitter

Akın Atalay savunma yapmadı

Mahkemede Akın Atalay da savunma yapmadı.

Atalay, "Ben de gelişen yargı sürecine ve tanıklık beyanına ilişkin görüşlerimi erteliyorum. Bir an önce aşağıda yalnız bekleyen arkadaşımın yanına gitmek istiyorum. Ama siz tutukluluk konusunda karar vereceksiniz bir şey söylemek istiyorum.Sizin heyetiniz, bundan 10 gün önce Silivri Cezaevi Duruşma Salonunda 5 gün üst üste bir yargılama yaptı. Reina katliamı sanığının davası. Siz de sanığın ilk hedefinin Cumhuriyet gazetesi olduğunu iddianameden okumuşsunuzdur. Bizleri bombayı Cumhuriyet gazetesine atmaktan son anda vazgeçenlerle 30 metre ötede yatırıyorsunuz" dedi.

TGC: Sanık savunmasının kısıtlanması adil yargılama ilkesinin ihlalidir

TGC logosu
TGC

Yaşanan olay ortada Ahmet Şık’ın sözlerinden gocunan bir yargı olduğunu bize gösteriyor

Mahkeme başkanının Ahmet Şık'ı savunmasını kesip salondan dışarı çıkarmasına ilişkin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu'ndan yapılan açıklamada, “Yargıcın Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu karşısındaki konumu nedeniyle sanık savunmasına başlamadan önce savunmanın sınırlarını çizmesi ve belirtmesi adil yargılanma ilkesinin ihlalidir" dendi.

TGC'nin açıklaması şöyle:

"Yargıçlar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 204. Maddesine göre sanığın savunmasını kısıtlayamaz. Ahmet Şık hakkında uygulanan Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ilgili maddesi halen görülmekte olan duruşmada geçerli değildir. Ahmet Şık’ın savunmasına siyasi iktidarı eleştirerek başlamasından bağımsız yargının rahatsızlık duyması kabul edilemez.

"Dolayısıyla yaşanan olay ortada Ahmet Şık’ın sözlerinden gocunan bir yargı olduğunu bize gösteriyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak Cumhuriyet davasında tutuklu yargılanan gazetecilerle, bütün tutuklu gazetecilere adil yargılanma hakkı istiyoruz.

Yargının bağımsızlığı sağlanmalıdır

"Son dönem yargılamalarının tümünde şunu gözlemlemekteyiz; sanıkların nasıl savunma yapmaları gerektiği mahkeme heyetlerince sanıklara dikte ediliyor ve sanıklar sürekli bu yönde uyarılıyor. Adil yargılamada sanık savunmasını özgürce yapmalıdır ve bu hakkı hiçbir biçimde kısıtlanmamalıdır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu halen dördü tutuklu 17 sanıklı davayı yakından izliyor.

"TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı’nın hazır bulunduğu duruşmada çok sayıda gazeteci, hukukçu, milletvekili davayı izleyerek olaylara tanık oldular.

"Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki yargının bağımsızlığı sağlanmalıdır. Gazetecilik suç değildir. Adil yargılamaya, düşünceyi ifade özgürlüğüne ülkede büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Çağdaş bir demokrasinin ancak basın özgürlüğüyle sağlanacağı da unutulmamalıdır.”

Murat Sabuncu: Ahmet Şık'ın savunmasına izin verilmedi, ben de savunma yapmayacağım

Sabuncu
CUMHURİYET GAZETESİ

Cumhuriyet davasında yargılanan Murat Sabuncu, Ahmet Şık'ın savunmasına izin verilmemesi nedeniyle kendisinin de savunma yapmayacağını söyledi:

"15 aydır tutukluyum. Bir savunma hazırlamıştım ve okuyacaktım. Ama arkadaşım savunmasını yapamayacak, o yüzden ben de yapmayacağım. Ahmet’in 12. değil 24. ayı. O şimdi FETÖ kaçağı olan Zekeriya Öz yüzünden de yatmıştı. Ben savunma yapmak istemiyorum, arkadaşım aşağıda tek başına duruyor. Ben de onun yanına inmek istiyorum."

Duygun Yarsuvat: Cumhuriyet davası siyasidir, tutuklu olmalarına gerek yok

Cumhuriyet gazetesi davasında konuşan Avukat Duygun Yarsuvat, davanın siyasi bir dava olduğunu ve adil yargılama için tutukluluğa gerek olmadığını söyledi.

View more on twitter

Cumhuriyet davasında savcı tutukluluğun devamını talep etti

Cumhuriyet gazetesi
Getty Images

Cumhuriyet gazetesi davasında savcı, tutuklu sanıkların bir önceki ara karardaki koşullar ortadan kalkmadığı için tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Ahmet Şık'ın mahkeme salonundan çıkarılmasına neden olan savunması

Tarık Tolunay, Ahmet Şık'ın salondan çıkarılışını böyle resmetmişti
Tarık Tolunay
Tarık Tolunay, Ahmet Şık'ın salondan çıkarılışını böyle resmetti

"Hakikati örtbas eden, gizlenen her gerçekle ortak geleceğimizin karartılmasına suç ortaklığı yapan bir medya var. Her şey gözlerinin önünde cereyan ederken korkuyla ya da konforunun bozulacağı endişesiyle bir suskunluk sarmalına hapsolmuş bir sessiz çoğunluk var.

“Hal bu iken, tamamen zalimliğe adanmış ve kötülüğünü şiddetle besleyen bir dikta rejiminde doğal olarak, özgürlüğünün sınırlarını genişleten de sadece kötülük oluyor.

“Öyle maharet ya da zeka gerektiren bir kötülük değil. Gücü elinde tutmanın kibri ve pervasızlığıyla hayata geçirilen sıradan ve organize bir kötülük. Kötüler. Farkındalar ve biliyorlar kötü olduklarını. Ve bu da, onları daha kötü yapıyor.

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, yeni adli yılın açılışı vesilesiyle 23 Kasım 2017’de yaptığı konuşmada çok çarpıcı veriler ortaya koydu. 2016 yılı adli suç istatistiklerine göre 80 milyonluk ülkemizde yaklaşık 6 milyon 900 bin şüpheli bulunduğunu açıklayan Cirit; ‘Demek ki Türkiye’de, nüfusa oranladığımızda yüzde 8 civarında kişi şüphelidir. Haklarında ilk derece soruşturma yürütülmektedir’ dedi.”

“Bu sözleri referans alsak bile, ülke nüfusunun yüzde 8’inin şüpheli olması çok yüksek bir oran. Ama Yargıtay Başkanı Cirit’in yaptığı basit hesap hatasını düzeltmek gerekiyor.

“Şöyle ki; 0-15 yaş grubunda yer alanlar ile akıl hastalarının ve benzeri isnat yeteneği bulunmayan insanların ülke nüfusuna oranı yaklaşık yüzde 25. Bir yüzde 10 da bedensel engelli olan ya da yatalak ve fiziken suç işleyemeyecek durumda olan insanlar var.

“Bu iki kategoride yer alanları hesaptan düştüğümüzde, yasalar karşısında isnat yeteneğine sahip yaklaşık 50 milyon insan kaldığını söyleyebiliriz.

“Eğer, Yargıtay Başkanı’nın ifade ettiği gibi yaklaşık 7 milyon şüpheli varsa bu oransal olarak ülke nüfusunun yüzde 15’inin devlet nezdinde şüpheli görüldüğü anlamına gelir. Başka bir deyişle sokaktaki her 7 kişiden biri şüpheli.

“Buradan yola çıkarak günümüz Türkiye’sini kısaca özetlemeye kalksak karşımıza çıkan tablo şöyle bir şey oluyor:

“Çoğulculuğa değil çoğunlukçuluğa sırtını dayayarak memleketin kendinden olmayanlarına değişik biçimlerde ve düzeyde terörist muamelesi yapan bir iktidar var. Terörist muamelesini akıl almaz suçlamalara dönüştüren iktidar güdümünde bir yargı var.”

“Bu karanlık iklimi yaratanlar kendileriyle ve kötülükleriyle yüzleşmenin ağır sonuçlarını geciktirmek için de kendilerinden olmayanları, kendileri gibi olmayanları, suçlarını ifşa edenleri suçluyorlar.

“Bu tablonun ortaya çıkmasında AKP iktidarının en güçlü silahı kuşku yok ki medyası oldu. El koymalar, satın almalar yoluyla iktidar sözcülüğünü üstlenen bir medya inşa edilmişti.”

Cumhuriyet davasında reddi hakim talebi

ahmet şık fotoğrafı
Getty Images

Cumhuriyet davası avukatlarından Bahri Belen, Ahmet Şık'ın savunmasına izin verilmemesi nedeniyle reddi hakim talebinde bulundu.

Cumhuriyet Davası'nda mahkeme başkanı: Ahmet Şık'ın protest bir adam olduğunu biliyoruz

Ahmet Şık'ın duruşmadan çıkarılma anı
Tarık Tolunay
Ahmet Şık'ın duruşmadan çıkarılma anı

Cumhuriyet gazetesi davası verilen aranın ardından tekrar başladı.

Mahkeme Heyeti Başkanı Abdurrahman Dağ, Ahmet Şık’ın “bariz bir şekilde yargılamanın düzenini bozduğunu” söyledi.

Dağ “Buna devam edeceğine şüphemiz yok” dedi ve ekledi:

“Ahmet Şık'ın protest bir adam olduğunu herkes biliyor, biz de biliyoruz. Burayı forumcu arkadaşlarıyla slogan atılan bir yer haline getirilmesi doğru değildir. Ahmet Şık bu duruşmada mahkemede olmayacak.”

Eski Adana Vali Yardımcısı Beyoğlu'na "silahlı terör örgütü üyeliğinden" 9 yıl hapis

Mahkeme salonu
Getty Images

Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi, eski Adana Vali Yardımcısı Ahmet Beyoğlu'na "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyeliği" suçlamasıyla 9 yıl hapis cezası verdi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre duruşmaya tutuklu bulunduğu Kayseri 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan getirilen Beyoğlu savunmasında şunları söyledi:

"Ben ByLock ve örgütün savunucusu değilim. Diğer ByLock kullanıcılarıyla irtibatımın olmadığı ortaya çıktı. 2006'da üretilen bir telefona ByLock yüklenmesi imkansız, bu yöndeki raporu kabul etmiyorum. Hatay ve Silifke’de olduğum sıralarda internet trafiği Adana gözüküyor. Hatta valilik makamında bulunduğum sırada da yine Çukurova ilçesinde görüldüğü belirtiliyor. Bu, imkansız, maddi gerçeğin araştırılması gerekir."

Mahkeme heyeti, sanığı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 9 yıl hapis cezasına mahkum etti. Cezada indirim uygulamayan heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

TSK: Kuzey Irak'ta dün el bombası kazaen patladı, bir kahraman silah arkadaşımız şehit oldu

asker
Getty Images

Türk Silahlı Kuvvetleri, dün Irak'ın kuzeyinde yanlışlıkla patlayan bir el bombası sonucu bir askerin yaşamını yitirdiğini, iki askerin de yaralandığını açıkladı:

"24 Aralık 2017 tarihinde Irak kuzeyi Batin Tepe üs bölgesinde, el bombasının kazaen patlaması sonucu bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, iki kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Hayati tehlikesi bulunmayan yaralı silah arkadaşlarımız derhal hastaneye sevk edilerek tedavilerine başlanmıştır."

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: İktidar eliyle silahlı çete kurma maddesi faşist diktatörlüklerde olur

Bülent Tezcan
CHP

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan KHK'daki "cezasızlık maddesi" hakkında konuştu.

"OHAL KHK’ları devleti ve toplumu militarize eden anlayışın çok açık işaretlerini veriyor" diyen Tezcan, militarist bir şekilde tek adam rejimi tahkim edildiğini söyledi ve ekledi:

"Bu tür rejimlere diktatörlük denir. Yapılan uygulamaların siyasi literatürdeki adı açıktır: Buradan demokrasi değil faşizm çıkar. KHK’daki cezasızlık maddesine göre bir vatandaş ‘terörle mücadele ediyorum’ diyerek cinayet işleyebilecek. Hiçbir ciddi devlette olmaması gereken bir şey. Yalnızca militarist, faşist, paramiliter güçlerle toplumu terörize etmek isteyen diktatörlüklerde olur. Bu, iktidar eliyle sivil silahlı çete kurma maddesiydi. Niyetiniz bu değilse niyetinizi doğru ifade edin.

"Bu yasa ayrıca aftır. Af Meclis’ten beşte üç çoğunlukla çıkabilir.

"15 Temmuz gecesi günahı olmadığı halde öldürülenlerin durumu ne olacak? Bu toplumun bağrına fitili çekilmiş bir bomba koymaktır. AKP Başkanı Erdoğan “esnaf gerektiğinde polistir, askerdir” diyordu. Nasıl güveneceğiz bu KHK’ya? Bu düzenlemenin derhal kaldırılması gerekir."

KHK'nın iptali için AİHM'e gidecek CHP Milletvekili Pekşen: KHK'daki maddede 15 Temmuz'la sınırlı denmiyor

AİHM
Getty Images

CHP Trabzon Milletvekili avukat Haluk Pekşen hükmün iptali için acil koduyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracağını açıkladı.

Hürriyet gazetesinden Aysel Alp'e konuşan Pekşen "Can alıcı kısmı şu ki; 15 Temmuz gecesi, demiyor. 15 Temmuz eylemini esas alarak, devam eden bütün eylemlere yargılama istisnası getiriyor” dedi ve ekledi:

Sivilin biri bugün çekti birini vurdu. Yasada bir istisna var mı? Cinayet kapsam dışı, diyor mu? Demiyor. Adam FETÖ’cüydü, terör eylemi hazırlığı içindeydi, ben de çektim vurdum, dediği an yargılanmayacak. Anayasa Mahkemesi (AYM) OHAL’ döneminde çıkan KHK’leri yargılamam, dediği için bu KHK çıktı ve Türkiye bu kaos düzenine sürüklendi. Türkiye’de artık hiç kimsenin can güveniliği yoktur. Bu reisin adamlarının düzenidir artık.

AKP Sözcüsü Ünal: MHP ile doğal ittifakımız var, erken seçim olmayacak

Mahir Ünal
DHA

Biz seçimi tarihinde yapacağız. AK Parti’nin temel özelliklerinden biri erken seçime her zaman karşı olması, istikrarı sürdürmek, seçim ekonomilerinden uzak durmaktır. Biz 2019 Mart ayında yerel seçimleri, Kasım ayında da genel seçimleri yapacağız. Erken seçim söz konusu değildir. Seçim ittifakı nerede konuşulacak? Seçim mevzuatının konuşulduğu komisyonda konuşulacak. Zaten 15 Temmuz’dan sonra yerli ve milli unsurlar kendi doğal ittifaklarını oluşturmuşlardır. Bu doğal ittifak çerçevesinde bizim MHP ile doğal ittifakımız vardır. Ama seçim ittifakı bir teknik konudur ve partilerin ilgili kurullarında konuşulur, sonra da partilerin müzakereleri yapılır.

Mahir ÜnalAKP Sözcüsü

AKP Sözcüsü Mahir Ünal'dan KHK'da 'cezasızlık maddesi' açıklaması: Yalnızca 15 ve 16 Temmuz’u kapsıyor

Mahir Ünal
Getty Images

AKP Sözcüsü Mahir Ünal, haftasonu açıklanan KHK'da 'cezasızlık maddesi' olarak yorumlanan maddenin yalnızca 15 Temmuz ve 16 Temmuz 2016'da yaşanan olayları kapsadığını söyledi:

O gece gerçekleşenler üzerinden konuşuyoruz. Daha önce yapılan düzenlemeyle o gece darbeye dönük asker emniyet mensubu ve kamu personelini koruma kararının yanına o gece ülkesini korumak için sokağa çıkan kişilerin eklenmesi gayet normal. Daha sonra herhangi bir şekilde sokağa çıkan ve darbecilere mukavemette bulunan kişilerin gelecekte soruşturma kovuşturma görmemesi için yapılmıştır, bu da son derece doğaldır.

HDP KHK'lar için Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdı

TBMM
Getty Images

Halkların Demokratik Partisi, hafta sonu yayınlanan KHK'ların ardından TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırdı.

HDP Grup Başkanvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Ahmet Yıldırım imzasıyla yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Bu faşizan ve tekçi uygulamaların amacı, anayasal düzeni ortadan kaldırmak, Parlamento’yu devre dışı bırakmak ve ülkeyi OHAL rejiminde KHK’lerle yönetmektir. Yurttaşlarımızın bekleyen yüzlerce sorunu ortada dururken, TBMM’nin bir an önce tatile sokulması için gösterilen gayretlerin nedeni son KHK’lerle çok net olarak ortaya çıkmıştır.

"Meclis etkisiz bir organ olarak tamamen devre dışı bırakılarak ve tepkiler görünmez kılınarak yeni sistem inşasının şahikasına varılmakta, yurttaşların can güvenliği hiçe sayılarak sadece ve sadece iktidarın bekası hedeflenmektedir.

"Her yönden batağa saplanmış olan ve yolun sonunu gören iktidar, demokratik muhalefeti, halkın ve emekçilerin ekonomik gidişata itirazlarını, grevleri, direnişleri bu yolla engelleyebileceğini sanmaktadır.

"TBMM’de görüşülmeden asla hayata geçirilmemesi gereken ve toplumsal yaşamın her alanını yeni baskı çemberlerine hapsetmeyi hedefleyen bu uygulamalara karşı, HDP Meclis Grubu olarak TBMM’yi acil olarak olağanüstü toplantıya çağırıyoruz."

Hakkari’de iki asker yaşamını yitirdi, bir asker yaralandı

Asker
Getty Images

Genelkurmay Başkanlığı Hakkari’de PKK saldırısı sonucu iki askerin yaşamını yitirdiğini, bir askerin de yaralandığını açıkladı.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde gerçekleşen çatışmada yaralı askerin hastaneye kaldırıldığı duyuruldu.

Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada “Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, şehitlerimizin kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile yüce Türk milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman silah arkadaşımıza acil şifalar dileriz” ifadeleri yer aldı.

Cumhuriyet davasında savunmasına izin verilmeyen Ahmet Şık salondan çıkarıldı

Selin Girit

BBC, Istanbul

Ahmet Şık fotoğrafı
Getty Images

Cumhuriyet davasında savunma yapmak isteyen gazeteci sanık Ahmet Şık’ın savunması Mahkeme Heyeti Başkanı Abdurrahman Dağ tarafından kesildi.

Dağ, Şık’ın savunmasının siyasi olmaması gerektiğini söyledi.

Ahmet Şık ise “Dosya siyasi linç olduğu için tabii ki içinde siyasi değerlendirmeler de olacak” diye yanıt verdi.

Dağ’ın “Sınırı aşarsa savunmanızı sonlandırabilirim” sözü üzerine Şık “Avukatlarımla tartışırsınız” dedikten sonra savunmasına başladı:

“Yargıtay başkanı yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmada bazı veriler ortaya koydu. 80 milyonluk ülkemizde 6 milyon 900 bin şüpheli olduğunu söyleyen Cirit, yüzde 8 şüphelidir, haklarında soruşturma yürütülmektedir dedi.

“Yasalar karşısında isnat yeteneğine sahip 50 milyon kişi var. 7 milyon şüpheli var ise ülke nüfusunun yüzde 15’i devlet nezdinde şüpheli, sokaktaki yedi kişiden biri şüpheli demektir.”

Şık savunmasında “Çoğunlukçuluğa sırtını dayayarak kendinden olmayanı terörist diye...” derken sözü Mahkeme Heyeti Başkanı Abdurrahman Dağ tarafından “Böyle gidersen buna izin vermem. Savunman kapsamında kalacaksan devam edebilirsin” diye kesildi.

İzleyici dışarı çıkarıldı

Bu sırada mahkeme başkanına “Ahmet’e sen diye hitap edemezsiniz, saygı göstermek zorundasınız” diyen bir seyirci salon dışına çıkarıldı.

Bunun ardından Ahmet Şık savunmasına devam etti:

“Hakikati örtbas eden bir medya var her şey gözlerinin önünde cereyan ederken korku ve suskunluğa hapsolmuş sessizlik çoğunluk var. Özgürlüğünün sınırlarını genişleten kötülük oluyor. Kötüler, farkındalar ve biliyorlar kötü olduklarını, bu da onları daha kötü yapıyor. Kendilerinden olmayanları, kendi gibi olmayanları suçluyorlar. AKP’nin en güçlü silahı medya oldu.”

Bu sözlerden sonra mahkeme başkanı Şık’ın sözlerini “Bakın bu savunma değil. Gidin milletvekili olun” diyerek kesti.

Ahmet Şık, itirazı üzerine salondan çıkarılırken “Umarım siz kendiniz gibi mahkemelerde yargılanmazsınız” dedi.

Duruşmaya 14.00'e kadar ara verildi.

View more on twitter

Adalet Bakanı Gül: Tek tip kıyafet milletimizin beklentisiydi

Abdülhamit Gül
Getty Images

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, kanun hükmünde kararname (KHK) ile getirilen tek tip kıyafet uygulaması hakkında "Bu milletimizin beklentisiydi ve hükümetimiz de o anlamda bir düzenleme yaptı” dedi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Gaziantep’in işgalden kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Gaziantep’te konuşan Gül, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanımız dün söylediler, bu hainlere bu FETÖ'cü hainlere de yine milletimizin beklentisi doğrultusunda bir düzenleme yapılmış ve bunlara da yine duruşmaya gelirken badem renginde bir elbisenin giyilmesi yönünde bir düzenleme yapılmıştır.

“Bu milletimizin beklentisiydi ve hükümetimiz de o anlamda bir düzenleme yaptı. Elbette mahkemeler en adil bir şekilde yargılamalarını yapacak ve bu yargılamalar da en hızlı biçimde sonuçlanacak, milletimizin beklentisi ümidi bu şekildedir."

Eski Cumhuriyet çalışanı Doğan Satmış: FETÖ bağlantısı olduğuna inanmıyorum

Yıldıray Çınar'ın çizimiyle Doğan Satmış
Yıldıray Çınar
Yıldıray Çınar'ın çizimiyle Doğan Satmış

Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının yargılandığı dava bugün devam ediyor.

Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, muhabiri Ahmet Şık ve muhasebeci Emre İper bugün hâkim karşısına çıktı.

Cumhuriyet'in eski çalışanlarından Doğan Satmış, duruşmada tanık olarak ifade verdi.

Satmış şunları söyledi:

"Ben burada yargılanan gazetecilerin FETÖ bağlantısıyla ilgili bir şey söylemedim. FETÖ bağlantıları olduğuna da inanmıyorum. Cumhuriyet zaten FETÖ'ye karşı mücadele eden bir gazetedir. Ayrıca gazeteciliğin bu şekilde ağır cezalarda yargılanması Türkiye’nin imajı açısından da olumsuz yansıyor."

View more on twitter

695 sayılı KHK için son başvuru tarihi 21 Şubat

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, 695 sayılı KHK ile hakkında işlem yapılanların 21 Şubat 2018’e kadar komisyona başvurabileceğini açıkladı.

Komisyon, başvuru formunun www.ohalkomisyonu.basbakanlik.gov.tr adresinden edinilebileceğini duyurdu.

2017'de Türk dış politikası: Trump'la gerilim, Putin'le işbirliği

2017, Türk dış politikası için hareketli bir yıldı. 16 Nisan'daki anayasa değişikliği referandumu öncesi Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle gerilim artarken, ABD ile ilişkiler iki ülkenin birbirlerinin topraklarında turist vizesi vermeyi zorlaştırdığı noktaya kadar geriledi.

Türkiye'nin dış politikasını dört ana başlıkta inceledik:

İsrail iki Türk vatandaşını sınır dışı edecek

Gözaltına alınan Türkler
Reuters

İsrail’de Cuma günü Kudüs’te gözaltına alındıktan sonra mahkeme tarafından kefaletle serbest bırakılan üç Türk vatandaşından ikisinin sınır dışı edileceği açıklandı.

Gözaltına alınan Türklerden Abdullah Kızılırmak'ın ağabeyi Bilal Kızılırmak, Anadolu Ajansı’na konuşarak kardeşi ve arkadaşının yaşadıklarını şöyle aktardı:

"Avukat, kardeşim Abdullah Kızılırmak ve arkadaşımız Mehmet Gargılı'nın sınır dışı edilmek üzere yeniden gözaltına alındığını ve Tel Aviv yakınlarındaki Remle şehrine götürülerek göçmen polisine teslim edildiğini söyledi. Avukat Merrid, mahkemenin böyle bir sınır dışı kararı olmamasına rağmen polisin tamamen kendi inisiyatifiyle böyle bir karar aldığını belirtti."

Canlı anlatım sayfamıza hoş geldiniz

Türkiye'de gün boyu yaşanan gelişmeleri canlı anlatım sayfamızda aktaracağız.