Cizre'de ambulans krizinin 10. günü: Ne oldu?

Telif hakkı AFP

Cizre’de bir evin bodrum katında 20'den fazla kişinin ambulans beklemeye başlamasının üzerinden 10 gün geçti.

HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız geçen hafta Cumartesi günü bir evin bodrumunda yaralılar olduğunu söyledi.

Bu yaralılara ambulans ulaştırılması gerektiğini belirtti.

Peki bu 10 gün içinde ne oldu? Hükümet yetkilileri, HDP ne dedi, ne yaptı?

Cizre'de ne oldu?

Cizre'de sokağa çıkma yasağının yaklaşık 40. gününde kamuoyu ilk kez bir evin bodrumunda ambulans bekleyen yaralılar olduğunu duydu.

Bunun ardından kaymakamlık, valilik nezdinde girişimler başlatıldı.

Ancak 10 gündür ambulanslar eve ulaşamıyor.

Hem hükümet yetkilileri hem HDP'li milletvekilleri ambulansların eve yaklaşmaya çalıştığı sırada ateş açıldığı, bir çatışma başladığı konusunda hemfikir ancak taraflar birbirlerini suçluyor.

Telif hakkı .

Hükümet bunu sağlık çalışanlarına yönelik saldırı olarak nitelerken, HDP'den Osman Baydemir "Ambulansa kim ateş ediyorsa Allah onun belasını versin. Sağlık görevlisine kim ateş ediyorsa Allah onun belasını versin" diyerek tepkisini dile getirdi.

HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız da geçen hafta BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada "O bölgede çatışma yok. Sadece zırhlı araçlar var. Ambulanslar bölgeye sevk edileceği zaman her ne hikmetse silahlar patlatılıyor" demişti.

Kaç kişi hayatını kaybetti?

HDP'den yapılan son açıklamaya göre bu 10 gün içerisinde yedi kişi bodrumda ambulans beklerken hayatını kaybetti.

Bugün itibariyle içeride 24 yaralı bulunuyor.

Yetkililer ne diyor?

Konuyla ilgili ilk resmi açıklama Şırnak Valiliği'nden geldi ve ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere hükümet yetkilileri arka arkaya açıklamalar yaptılar.

Başbakan 28 Ocak'ta, yani ambulans krizinin beşinci gününde yaptığı ilk açıklamada her türlü çabanın gösterildiğini söyledi:

Telif hakkı AFP

"Konu İçişleri Bakanlığımıza gittiğinden beri bakanlarımız ve ben takipçisi oldum. Ambulanslarımızın olay mahalline intikali için her türlü çalışma yapıldı. Herkesin samimi olması lazım, teröre karşı mücadeleyi yaparız ama yaralı kim olursa olsun hastaneye yetiştirmek için her türlü tedbiri alırız. Önce tedavi eder sonra yargıya göndeririz. Hiç kimse Türkiye'de terörle mücadele ederken hukuk dışına çıkıldı iddiasında bulunamaz."

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise 27 Ocak'ta yaptığı açıklamada, evin içinde bekleyen yaralıları suçlamış ve şunları söylemişti:

"Dünden itibaren ambulans orada bekliyor. Ama bize verilen telefonlar 'Ben ismimi, bilgimi vermem. Bir daha beni de aramayın' diyorsa kendi sağlık görevlilerimiz defaatle alıkonulmuşken, 19 ambulans tahrip edilmişken güvenli, bölgeye her türlü hizmeti vermekte eksik yokken, hep birlikte bu ülkenin sokaklarını güvenli hale getirelim" dedi.

TIKLAYIN - BM: Türkiye, Cizre'deki 'şok edici' olayı soruşturmalı

Son olarak Müezzinoğlu basın toplantısı sırasında Cizre'deki bir sağlık görevlisini telefonla arayarak konuştu ve durumla ilgili bilgi aldı. Sağlık görevlisi ile görüştükten sonra açıklama yapan Sağlık Bakanı, "Farklı bir niyet var burada inşallah bugün yarın niyetin de ne olduğu ortaya çıkar" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ambulans yaralıların ambulanslara gelmemesinin nedeninin "ideolojik" olduğunu söyledi: "Ve bu ideolojik yaklaşımla da o ambulansları, ateş menziline sokup, oradaki ambulans şoförünü olsun, doktoru olsun, yanındaki hemşireyi olsun ölümle karşı karşıya bırakmaktır" dedi.

HDP ne diyor?

Cizre'de yaralıların bulunduğu yeri "vahşet bodrumu" olarak niteleyen HDP milletvekilleri yaralıların ambulanslara ulaşması veya ambulansların yaralılara ulaşması için 10 gündür girişimlerde bulunuyorlar.

HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız bodrumda yaşananları en yakından takip eden milletvekili oldu.

Hükümete yakın kaynakların iddia ettiğinin aksine HDP burada bulunan kişilerin sivil olduğunu vurguluyor. En son İdris Baluken yaptığı açıklamada, "Oradaki insanların tamamı sivil ve yaralı haldedir" dedi.

HDP 10 gündür içinde yaralıların beklediği binaya ve etrafına yönelik top atışlarının yapıldığını, bu nedenle binanın bir kısmının çöktüğünü ve yaralıların artık bir enkaz içinde olduğunu söylüyor.

Telif hakkı DHA

HDP Eş Genel Başkanı Sehalattin Demirtaş'ın dün yaptığı açıklama göre bodrumdakilerle son temasa geçildiğinde dışarıda patlama sesleri oldu ve bina çökmeye başladı. Demirtaş ayrıca yaralılardan dün itibariyle 48 saattir haber alınamadığını söyledi:

"Şu ana kadar sonuç almak bir yana 48 saatten bu yanadır haber alınamıyor. Son temas kurulduğu zaman binanın çökmeye başladığı bilgisi geldi ondan sonra haber alamadık. Yereldeki sorumlular da hiçbir şekilde bilgi vermiyor. 24 saat yukarıdan Heronla izledikleri bir bina ama maalesef 48 saattir oradan bir bilgi alınamadı."

HDP'li üç milletvekili, Osman Baydemir, İdris Baluken ve Meral Danış Beştaş'ın 27 Ocak'ta başlattığı açlık grevinin ise dünden itibaren dönüşümlü olarak yapılmasına karar verildi.

Dün HDP'den yapılan açıklamada "Vahşet Bodrumu'ndaki yaralılar ve cenazelerin bekletilişinin onuncu günü, açlık grevi eylemlerimizin altıncı günü, "Vahşet Bodrumu"ndan haber alamamamızın üçüncü gününde, Grup Başkanvekilimiz Sayın Çağlar Demirel, Muş Milletvekilimiz Sayın Ahmet Yıldırım ve Hakkâri Milletvekilimiz Sayın Nihat Akdoğan açlık grevini devralmışlardır" denildi.

Hukuki süreçte neler yaşandı?

Cizre'deki yaralılara sağlık hizmetlerinin ulaşamadığı ve yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin bireysel başvuru 30 Ocak'ta Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliği ile reddedildi.

Mahkeme yayınladığı ara kararda "yaralı oldukları öne sürülen kişilerin yaralı olup olmadığı, silahlı olup olmadıklarına ve hangi adreste bulunduklarına ilişkin belirsizlik halen devam ediyor. Şu aşamada tedbir kararı verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır" denildi.

Konuyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılmış bir başvuru da bulunuyor. Bu başvurunun bugün sonuçlanması bekleniyor.

Kamuoyu nasıl tepki verdi?

Telif hakkı AFP

Bazı sosyal medya kullanıcıları bodrumdaki kişilerin "terörist" olduğunu söyler ve yaşanan durumun sebebinin HDP olduğunu belirtirken, bir diğer taraf Cizre'ye ambulans gönderilmesi gerektiği çağrılarını yinelediler.

Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık Çalışanları Sendikası'na üye doktor ve sağlık çalışanlarından oluşan 13 kişilik bir ekip Cizre'ye ulaşmaya çalıştı. Ancak ekibin bölgeye girişi emniyet güçleri tarafından engellendi.

Dün ise aralarında oyuncu Kadir İnanır, yazar Vedat Türkali, Murathan Mungan gibi isimlerin olduğu 132 sanatçı, gazeteci ve yazar yayınladıkları deklarasyonda, "Siz onları kurtarmazsanız biz kurtarmaya hazırız" dedi.

Yapılan açıklamada ayrıca "Yaralı halde kurtarılmayı bekleyen her kim olursa olsun ona yardım eli uzatmak insan olmanın bir gereğidir. Kanun ve hukuk devletlerinde ise bu bir zorunluluktur. Silahlı çatışmanın çılgınlık halini aldığı zamanlarda ise insanlık vicdanına seslenmekten başka bir yol bulamıyoruz. Ölmek ve öldürmek aynı zamanda insanlığı öldürmektir" denildi.

İlgili haberler