Domuz gribi nedir?

Domuz gribi ilk olarak Meksika'da ortaya çıktıtktan sonra dünyaya yayıldı ve son 40 yılın ilk grip salgını oldu. Uzmanlar milyonlarca kişinin hastalıktan etkileneceğinden kaygı duyuyor.

Domuz gribi nedir ve hastalığın belirtileri nelerdir?

Domuz gribi, H1N1 adlı A tipi grip virüsünden kaynaklanan bir solunum yolları hastalığı. H1N1 aslında insanlarda dönem dönem normal grip salgınına yol açanla aynı tipte bir virüs çeşidi. Ancak H1N1'in son olarak ortaya çıkan türü farklı. Bu virüste, genelde insanları, kuşları ve domuzları etkileyen aynı genetik malzeme bulunuyor. Salgın ilk olarak domuzlarda ortaya çıksa da, şu an insanları etkileyen bir hastalığa dönüştü. Virüs, öksürme ve hapşırma yoluyla insandan insana geçebiliyor.

Domuz gribinin belirtileri, normal grip vakalarında ortaya çıkanlarla aynı. Başlıca belirtisi 38 dereceye kadar çıkabilen ateş. Diğer belirtilerse, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağırıları, üşüme, titreme ve eklem ağrıları. Bazı vakalarda mide bulantısı ve ishal şikayetleri de görüldü.

Normal gripte olduğu gibi, belirtilerin ne ölçüde etkili olduğu görülen tedaviye ve kişinin kendisine bağlı. Çoğu kişi sözkonusu şikayetleri görece hafif bir şekilde geçirdikten sonra bir hafta içinde iyileşmeye başladı. Belirtilerin ortaya çıkmasından hemen sonrası hastalığın en çok bulaşıcı olduğu dönem. Ancak belirtiler kaybolduktan sonra hastalığı geçiren kişi risk oluşturmuyor. Virüsün kuluçka dönemiyse iki gün civarında. Sağlıklı insanlar da domuz gribi yüzünden ölüyor.

Bu hastalığın daha da kötüleştiği anlamına mı geliyor ?

Uzmanlar bunun durumu değiştirmediğini, aslında başka sağlık sorunları olmayan kişilerin de hastalık nedeniyle ölümünün bu kadar uzun süre almasının şaşırtıcı olduğunu söylüyorlar. Zatürre gibi komplikasyonlar ortaya çıkarsa, sağlıklı kişiler de grip virüslerinden ölebiliyor. Aslında Dünya Sağlık Örgütü'ne göre hastalık belirtileri görülen çok sayıda kişi, ilaç tedavisine ihtiyaç duymadan tam olarak iyileşti. Grip Uzmanı Prof. Peter Openshaw virüse yakalanan her üç kişiden birinin, çok az belirti görüleceğinden virüse yakalandıklarının farkına bile varmayacağını söylüyor. Openshaw "Virüse yakalananların yüzde 98'i hiçbir hastane tedavisi olmadan tam olarak iyileşeck" diyor. Asıl kaygıysa virüsün değişime uğrayarak daha tehlikeli bir hale gelmesi. Ancak bu aşamada, dünya çapında her yıl 250 ila 500 bin kişinin ölümüne neden olan normal gribin de insan sağlığına büyük bir tehdit oluşturduğunu hatırlamakta yarar var.

Neden genç insanlar daha çok etkileniyor ?

İngiltere'de çocukların okullarda birarada olması ve buralarda hastalıkların kolayca yayılabilmesi nedeniyle virüs gençleri daha çok etkiledi. Ayrıca daha önceki H5N1 vakalarıyla karşılaştıkları için daha yaşlı insanların bir tür bağışıklık geliştirmiş olabileceği düşünülüyor.

Nasıl tedavi ediliyor ?

Tamiflu ve Relenza adlı iki ilacın hastalığın tedavisinde etkili olduğu biliniyor. İlaçlar, hastalığın süresin kısaltıyor ve ağır komplikasyon ihtimalini azaltıyor. Bu ilaçların kullanımı, virüse yakalanan kişilerin hastalığı diğer insanlara yayma riskini de sınırlıyor. Ancak ilaçların etkili olabilmesi için hastalığın erken aşamalarında alınması gerekiyor. İlaçları hastalığa yakalanmadan önlem olarak kullanmak çok anlamlı değil. Çünkü her bir doz ilaç, sadece bir günlük koruma sağlıyor. Domuz gribinin aylar ve hatta yıllarca etkili olabileceği düşünüldüğünde her gün bu ilaçları kullanmanın iyi bir fikir olmadığı belirtiliyor. Ayrıca uzun süreli kullanımın yan etkileri bilinmiyor. İlaçların bilinen yan etkileriyse mide bulantısı ve kusma.

Ne gibi önlemler alınmalı?

Şu anda domuz gribine karşı bir aşı bulunmuyor. Ancak üreticiler bir aşı geliştirmeye çalışıyor ve bu alanda önemli bir ilerleme sağlandığı kaydediliyor. Virüsün, önümüzdeki dönemlerde değişim geçirmesi durumunda bile aşının koruma sağlaması umuluyor. Bu arada, ateş ve öksürük görülen kişilerle yakın temastan kaçınılması tavsiye ediliyor Salgın hastalıkların yayılmasını önlemeye yönelik genel önlemler ve hijyene dikkat edilmesi de tavsiye edilenler arasında. Öksürür ya da hapşırırken ağzın kapatılması, mümkün olan durumlarda kağıt mendil kullanılması ve kullanılan kağıt mendilin vakit geçirilmeden yok edilmesi de öğütleniyor. Elleri sık sık sabunla yıkamak, virüsün el aracılığıyla yüze ve diğer insanlara geçmesi riskini azaltması açısından önemli. Ayrıca kapı kolları gibi sık kullanılan yüzeylerin normal bir temizlik ürünüyle temizlenmesi tavsiye ediliyor. Hastalığın ilk olarak ortaya çıktığı Meksika'da halka ameliyat maskeleri dağıtılmıştı. Ancak uzmanlar bunun ne kadar işe yaradığı konusunda şüpheli. Hatta zararlı da olabileceği belirtliyor.