Fidye için kaçırılan Eritreli'nin öyküsü

Eritreli Philemon Semere, Sina Yarımadası'nda kaçırıldıktan sonra yedi ay boyunca işkenceye maruz kalmış.

Dayak, elektrik, yakma, ölüm tehditleri...

Vücudu yaralarla kaplı ve kırıklarla salıverildikten sonra Kahire'de BBC'ye başından geçenleri anlattı.

Kendisini kaçıran bedeviler 33 bin dolar fidye istemişlerdi.

Birleşmiş Milletler geçen yıl her ay ortalama 3 bin Eritrelinin doğu Sudan'a sığındığını söylüyor.

Bu sırada da bir çoğu, insan-kaçakçılığı yapan Bedevi çeteler tarafından kaçırılıyor.

Bir çoğunun Sina çöllerinde cesedi bulunuyor.

Philemon bir grup Eritreli ile birlikte Sudan'a geçtikten kısa bir süre sonra kaçırılmış.

Ancak kaçmayı başarıp, yakınlardaki bir kasabaya sığınmışlar.

Fakat yerli halk, kendilerini kaçıran çeteyi haberdar etmiş.

Onlar da gelip kendilerini yaka paça Kuzey Sina'ya götürmüş.

Bunu izleyen günler ve aylarda Philemon ve diğer 19 Eritreli ailelerine telefon edip, fidyeyi ödemeleri için yalvarmaya zorlanmışlar.

Fidye ve şiddet

Çeteler bir çok Eritrelinin Batı'da çalışan akrabaları olduğunun farkında.

Kaçırdıkları kişilerin bunlardan yardım isteyeceğini de iyi biliyorlar.

Ailelerine telefon ettirdikleri rehineleri telefondayken şiddete maruz bırakıyorlar.

Aileler sevdiklerinin işkence altındaki çığlıklarını dinlemek durumunda kalıyor.

Philemon, ailelerin bu çığlıkları duyunca, fidye ödemeyi daha çabuk kabul edeceklerini belirtiyor.

"Annem çığlıklarımı duyunca gözyaşlarını durduramadı" diyor, "ben bir tarafta ağlıyordum o diğer tarafta"...

Philemon'un da dahil olduğu 20 kişilik rehine grubundan 9'u yedi aylık mahpusluk sırasında hayatlarını kaybetti.

Özgürlük ve belirsizlik

Philemon'un ailesi ellerinde avuçlarında ne varsa bir araya getirmiş.

Ancak 13,200 dolar toplayabilmişler.

Çete önce bunu kabul etmiş ama sonra fikir değiştirip, Philemon'la diğer iki kişinin aralarında 10 bin dolar daha toplamalarını istemiş.

Haftalar sonra bu para da ödenince serbest kalmışlar.

Philemon'un ülkesinden kaçarak daha iyi hayat kurma hayali, ailesinin elinde avucunda ne varsa onu da kaybetmesine neden olmuş.

Şu anda kendisi gibi yüzlercesine yurt olan Kahire'de geleceği belirsiz bir halde yaşıyor.

"Tanrı beni en derin karanlıktan çıkardı, geleceğimi de ancak o bilir" diyor.