DERGİ - Doğanın izini taşıyan olağandışı yerleşimler

Telif hakkı b

“Dünyanın coğrafi ve topoğrafik olarak en ilginç yerleşim yerleri nereleridir?” sorusuna Quora anket sitesinde verilen yanıtlar ilginç manzaralar ortaya koyuyor. İşte birkaç örnek…

Kandovan, İran: Tebriz’in güneyindeki bu köyün koni şeklindeki evleri 13. yüzyılda bölgedeki yumuşak yanardağ kayalarından oyularak yapılmış. Bu köy gerçeküstü görünümünün yanı sıra yapısı nedeniyle doğal bir klima sistemine sahip. Turistlerin bu ortamı paylaşması için, aynı şekilde yapılmış otel odalarında kalma olanağı sağlanıyor.

Titikaka Gölü, Peru: Peru’daki Titikaka Gölü civarında yaşayan Uro halkını göl üstünde koca adalar inşa etmeye iten neydi? 13. yüzyılda İnka komşularından gelen saldırıları önleme çabası… Urolar bu nedenle kamışlardan oluşan 42 yüzer ada inşa etmiş. Bugün bu adalarda birkaç yüz Uro yaşıyor hala. Birçoğu turizmden geçimini sağlıyor. Fakat turizm kamışların hassas kök sistemini de olumsuz etkiliyor. Kamışların su içinde kalan kısımları çabuk çürüdüğünden birkaç ayda bir yenilenmesi gerekiyor.

Stokholm, İsveç: 1252’de kurulan Stokholm bir takımadalar dizisinden oluşuyor; Baltık Denizi’ne serpilmiş 25 bin adadan… Avrupa’nın en güzel kentlerinden biri olarak bilinen Stokholm'ün adaları binlerce yıl önce bu bölgede yüzen buzullar tarafından şekillendirilmiş; geride kalan granit, adaları oluşturmuş. Bölge halkı bu adaları “mercan bahçeleri” olarak adlandırıyor.

Guadix, İspanya: Granada’nın 50 km batısındaki Guadix’te halkın çoğu, Sierra Nevada dağlarının gölgesinde, yeraltındaki ‘mağara evlerde’ yaşıyor. Bu evlerin çoğu 16. yüzyılda yapılmış. Endülüslü Müslümanlar, Hristiyan işgalcilerden korunmak için tepelik bölgelere çıkıp kumtaşlarını oyarak yaptıkları mağaralarda yaşamaya başlamışlar. Kuru çöl görüntüsünün ortasında yükselen beyaz kireç boyalı bacalarıyla bu evlerde de doğal klima sistemi var; yazın dışarıda sıcaklık 40 dereceye ulaşırken mağara evlerdeki ısı yıl boyunca 20 derece civarında seyrediyor.

Nordlingen,Almanya: Nordlingen kasabası 25 km çapındaki bir göktaşı çukurunda 898 yılında inşa edilmiş. 20 bin nüfuslu kasaba, kırmızı çatıları, Gotik kiliseleriyle yusyuvarlak bir görünüm oluşturuyor. 1960’ta bilim adamlarının bölgede çarpma etkisiyle oluşmuş kuvars taşları bulması, alanın daha önce sanıldığı gibi yanardağ patlaması sonucu değil, göktaşı çarpması sonucu oluştuğunu ortaya çıkardı. Göktaşının 1,5 km çapında olduğu ve dünyaya 14,5 milyon yıl önce çarptığı sanılıyor.

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Travel’da okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.