DERGİ - Orta Doğu sanat eserlerine ilgi artıyor

Orta Doğu’da son yıllarda baş gösteren ayaklanmalar gündeme gelmeden önce, sanatçılar bölgedeki değişken ruh halini eserlerine yansıtıyordu zaten. Bugün çok sayıda uluslararası yatırımcı ve sanatseverin dikkatini yönelttiği eserler haline geldi bunlar.

Son on yıl içinde yatırımcılar ve koleksiyoncular rekor sayıda ve rekor fiyata bölgesel eserleri satın aldı. Bugünlerde de Doha’daki Sotheby’s ve Dubai’deki Christie’s müzayede evleri sık sık yeni rekor satışlara tanıklık ediyor. 2012-2014 yılları arasında Dubai’deki sanat eserlerinin satışı iki katına çıkarak 30 milyon dolara yaklaştı.

Temmuz 2013’te İran’da ilk modern sanat eserleri müzayedesi yapılmış ve 2 milyon doları bulan 80 eser satılmıştı. 2006’da Londra’da ilk kez sadece Orta Doğu’daki çağdaş sanat eserlerine yönelik sergiyi düzenleyen Sotheby’s’in bu girişimi, uluslararası sanat eserleri satışı bakımından dönüm noktası olarak görülüyor. Bazıları ise bu eserlere yönelen ilgiyi Orta Doğu sanatına yatırım için fırsat olarak görüyor.

Sotheby’s yöneticisi ve uluslararası modern sanat uzmanı Lina Lazaar bu konuda şunları söylüyor: “İnsanlar Orta Doğu’da pek sanat eseri üretilmediğini sanıyordu. Herkes çok şaşırdı. Bu eserler Lübnan’dan, Suriye’den, Arabistan’dan mı geliyor diye soruyorlar.”

Orta Doğu sanat eserlerinin fiyatı sürekli artıyor; fakat uzmanlar bu fiyatların hala eserlerin gerçek değerini yansıtmadığı görüşünde.

Bu nedenle bu eserlere erken yatırım yapan koleksiyoncular, şu anda arz oranı düşük olsa da fiyatların hızla arttığına tanık olabilir.

2005’te Dubai’deki şubesini açan Christie’s sözcüsü Alexandra Kindermann, sektörün o günden bu yana çok fazla büyüdüğünü, son on yılda Birleşik Arap Emirlikleri’nde 80 sanat galerisinin açıldığını belirtiyor. Ünlü Louvre Müzesi önümüzdeki aylarda Abu Dabi’deki şubesini açacak. Küçük müzayede salonları da açılıyor. Bölgedeki en önemli gelişmelerden biri 2006’da Şam’da açılan ve sonra Londra’ya ve tüm Orta Doğu’ya yayılan Ayyam Galerisi oldu.

Neden popüler?

Beyrut’taki Amerikan Üniversitesi’nin galeriler ve sanat koleksiyonları sorumlusu Rico Franses, Orta Doğu’daki sanatçıların üretiminin, dünya çapında koleksiyoncuların ilgisinin ve fiyatların artmasının ardında birçok faktörün bulunduğunu belirtiyor. Öncelikle, 2009’da İran’daki Yeşil Devrim de dahil bölgedeki siyasi ortamın canlanması sanatçıları etkilemiş durumda. Ayrıca uluslararası müzayede ve sergiler bölge eserlerini sergilediği gibi, bu eserlere yönelik akademik araştırmalar da artmış bulunuyor.

Bölgedeki sanatçılar açısından bu dönem kendi eserlerini sergilemek ve para kazanmak için bulunmaz bir fırsat. Aynı şey koleksiyoncular ve yatırımcılar için de geçerli.

Son birkaç yılda Mahmud Said, Abdül Hadi El-Gazzar, Ali Ömer Ermes, Parviz Tanavoli ve Şefik Abbud gibi Orta Doğulu ünlü modern sanatçıların eserlerinin fiyatında büyük artış oldu. Ekim 2013’te Türk-Ürdün kökenli Fahrelnisa Zeid’in resimleri Londra’daki Christie’s müzayede evinde 2,7 milyon dolara satıldığında, İranlı sanatçı Parviz Tanavoli’nin 2008’de kırdığı rekora yaklaşılmıştı.

Bazı uzmanlar, Orta Doğu kaynaklı sanat eserlerinin aşırı ticarileştirilmesi ve her an patlamaya hazır bir balon oluşması tehlikesine dikkat çekiyor. Fakat bu eserleri ortalama 500-600 bin dolardan açık artırmaya sunan Kindermann, Dubai’de satılan eserlerin devir oranının düşük olduğunu, bunun alıcıların bu eserleri uzun vadeli olarak sakladığı anlamına geldiğini söylüyor.

Bu sektörde de sanat için uygun gördüğü yüksek fiyatı ödemek isteyenleri durduracak bir mekanizma yok elbette. Franses’in dediği gibi, “Sanat hep böyle olmuştur. Sanatın değeri, kralların ve imparatorların ödemek istediği bedeli ifade ediyor.”

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Culture’da okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.