DERGİ - Sıcağa en dayanıklı kara canlısı nedir?

Çöldeki öğle sıcağı çoğu hayvan için dayanılacak gibi değildir. Ama bir canlı, diğerlerinin yuvasına çekildiği anda dışarı çıkıp yem arıyor.

Sahra çölü karıncası. Bu karıncalar o en sıcak vakit gelinceye kadar serin yuvasında bekler. Diğer canlılar için ısı dayanılmaz hale geldiğinde bu defa dışarı çıkma sırası onlardadır; sıcaktan düşenleri bulup kendilerine yem etmek için.

Sahra karıncaları, yer sıcaklığı 70 dereceye vardığında bile yem aramak için kısa süreli olarak çölde dolaşabiliyor.

Sahra, Namib ve Avustralya çöllerinde yaşayan üç farklı karınca türünün yer sıcaklığı 60 dereceye ulaştığında da çölde dolaşmaya devam ettiği biliniyor.

Sıcağa dayanıklı olmak

Fakat sıcağa dayanıklı olmak sadece böceğin kısa süreli olarak yüksek ısıya maruz kalmasıyla ilgili değildir. Uzmanlar laboratuvarda böceklerin kendi iradeleriyle kaçmayı başardığı en yüksek ısıyı ölçüyor.

Deneyler, Namib çöl karıncasının 55 derece sıcakta 25 saniye içinde komaya girdiğini, Avustralya çöl karıncasının ise 54 derecede bir saat yaşayabildiğini gösterdi. Sahra çöl karıncasının ise 55,1 derece ile ısıya en dayanıklı kara canlısı olduğu görüldü.

Bu karıncalar, diğer canlıların güneşten kaçındığı günün en sıcak saatinde birkaç dakikalığına yuvasından çıkıyor.

Nasıl yapıyorlar?

Güneşin konumunu gözetip yön bulma, adımlarını sayma ve koku alma duyusu gibi özellikleri sayesinde sıcağın etkisi baş göstermeden kısa sürede yuvalarına geri dönebiliyorlar.

Bu kısa sürede, sıcağa dayanamayıp düşen diğer sinek ve böcek türlerini bulup sonra beslenmek üzere kendileriyle birlikte yuvalarına taşıyorlar.

Diğer canlılar bu kadar sıcağa dayanamadığı için yemlerini paylaşacak fazla rakipleri de bulunmuyor.

Sahra karıncaları sıcağa dayanıklılıklarını üç özelliklerine borçlu: Saniyede bir metre yol alacak kadar hızlılar; uzun bacakları sayesinde yerdeki ısı gövdelerine varıncaya kadar 6-7 derece azalabiliyor ve kuru otlar üzerinde durup aşırı ısıyı aktarabiliyorlar.

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Earth’te okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.