DERGİ - Karşılığı olmayan kelimeler

Image caption Ilunga (Ciluba dili - Kongo) ‘Herhangi bir suistimali birinci defa affeden, ikincide hoş gören, ama üçüncüye asla izin vermeyen insan’

Yazar Douglas Adams ile John Lloyd 1983’te ‘Liff’in Anlamı: Henüz herhangi bir kelimeyle ifade edilmeyen şeyler sözlüğü’ yayımlamıştı. Bu sözlükteki kelimelerden biri de ahennyidi ve “insanların kitaplık raflarındaki kitapları incelerken duruşu”nu tarif ediyordu.

Image caption Tingo (Paskalya Adası) ‘komşunun evinden bir şeyler ödünç alıp geri vermemek yoluyla bütün eşyalarını iç etmek’

Tasarımcı Anjana Iyer de farklı dillerde tek kelimeyle ifade edilemeyen duygu ve durumları anlatan kelimeleri resmetti. Bu resimlere bakınca, anlatılmak isteneni anlamaktan kaynaklanan bir gülümseme yayılıyor insanın yüzüne.

Image caption Komorebi (Japonca) ‘güneş ışınlarının ağaçlar arasından süzülüp yarattığı alacalı ışık’

Fakat Iyer’in farkı, onun bu kelimeleri uydurmamış olması. Resimlediği 30 farklı dilden 60 kelime gerçekten de var. Japonca komorebi kelimesi ‘güneş ışınlarının ağaçlar arasından süzülüp yarattığı alacalı ışık’ anlamına geliyor.

Image caption Rire dans sa barbe (Fransızca) ‘geçmişte yaşanan bir şeyi düşünürken bıyık altından gülümsemek’

Geçmişte yaşanan bir şeyi düşünürken bıyık altından gülümseme’ durumunu ise Fransızlar rire dans sa barbe deyimi ile ifade ediyor.

Image caption Fernweh (Almanca) ‘daha önce hiç gitmediğiniz bir yeri özlemek’

Iyer’in ‘Çeviride Bulundu’ (Found in Translation) adlı kitabı 2014’te yayımlandı. Hindistan’ın farklı bölgelerinden gelen bir anne-babanın beş dil öğrenerek büyüyen kızı olarak Iyer “Almanca Fernweh kelimesi ‘daha önce hiç gitmediğiniz bir yeri özlemek’ anlamına geliyor ve bu kelime her zaman çok hoşuma gitmiştir. Sonra bunun gibi başka kelimeleri toparladım,” diyor.

Image caption Waldeinsamkeit (Almanca) ‘ormanda tek başınaymış gibi olmak hissi’

Almanca Waldeinsamkeit kelimesi ‘ormanda tek başınaymış gibi olma hissi’ anlamına geliyor. Iyer, bu kelimeyi “hem yalnızlık hem de doğa ile bütünleşme anlamı veren bir kelime” olarak tanımlıyor.

Image caption Iktsuarpok (Eskimo dili) ‘biri gelsin diye beklerken duyulan öfke’

En sevdiği kelimelerden biri de Eskimo dilindeki iktsuarpokkelimesi; ‘biri gelsin diye beklerken duyulan öfke’ anlamına geliyor. “Çok derin bir anlamı var. Beklediğiniz bir otobüs de olabilir, aşk da. Beklemekle ilgili o azabı iyi anlatıyor,” diyor.

Image caption Utepils (Norveç) ‘güneşli bir günde dışarıda oturup biranın keyfini çıkarmak’

Iyer, bu kelimeleri kendi günlük konuşma dilinde de kullanmaya başladığını, örneğin arkadaşlarıyla bira içmek istediğinde Norveç dilindeki utepils kelimesini telaffuz ettiğini, çünkü bu kelimenin ‘güneşli bir günde dışarıda oturup biranın keyfini çıkarmak’ anlamına geldiğini söylüyor. İnsanların kelime haznesini genişleterek hayal güçlerinin de artacağına inanıyor.

Image caption Bakku-shan (Japonca) ‘Arkadan bakıldığı sürece güzel görünen kadın’

Kelimelerin sadece tanımını araştırmakla kalmamış nasıl kullanıldıklarını da incelemiş Iyer. “İnternette kelimenin anlamını buluyorsunuz ama nasıl bir kültürel bağlamda kullanıldığını anlamıyorsunuz.

Image caption Backpfeifengesicht (Almanca) ‘Yumruklanmayı hak eden bir surat’

“Her dilin durum ve duyguları açıklarken kullandığı kendine özgü yöntemler, anlattıkları birer hikâye var; sadece Google Çeviri kullanıyorsanız o güzelliği yitiriyorsunuz. O yüzden tercüme için yalnızca makinaları kullanamazsınız; insan eli değmesi lazım.”

Image caption Prozvonit (Çekçe) ‘birinin cep telefonunu çaldırıp kapatarak sizi aramasını sağlamak’

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Culture’da okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.