DERGİ - Müzelerin gözlerden sakladığı büyük eserler

New York’taki Modern Sanat Müzesi’nde Picasso’nun 1221 eseri var ama sadece 24’ü halka sergileniyor.

Dünyanın en ünlü müzeleri arasında sayılan Tate, Met, Louvre ve MoMA’nın duvarlarında sergilenen eser sayısı da bu kurumların sahip olduğu eserlerin çok küçük bir oranını temsil ediyor aslında. Geri kalanlar karanlık özel depolarda saklanıyor. Örneğin Tate Galerisi sahip olduğu sanat eserlerinin yüzde 20’sini, Louvre Müzesi yüzde 8’ini, Berlin Müzesi ise yüzde 2’sini sergiliyor.

Bunun en büyük nedenlerinden biri yer sorunu. Ayrıca moda esintileri de bazı eserleri geri plana itebiliyor. Ünlü ressamların daha az bilinen eserleri de karanlıkta kalıyor. Bazıları hassasiyetleri ya da hasarlarından dolayı özel sargıda kalıyor. Az sayıda müze, sergilemedikleri eserleri de aynı binadaki depolarda saklarken, çoğu bu amaçla dışarıda gizli bir adres kullanıyor.

Fakat bugünlerde müzeler daha fazla sayıda eseri gün yüzüne çıkarma çabası içinde. Ayrıca eserlerin dijital kopyalarının hazırlanması süreci devam ediyor. Bu şekilde bilgisayar üzerinden bu eserler görülebilecek. Bazı müzeler ise depolarını ziyaretçilere açarak arşivlerindeki eserleri cam koruyucu ardında ya da restorasyon sırasında kısa süreliğine gösterebiliyor.

İşte gözlerden uzak tutulan bazı büyük eserler ve nedenleri.

Albrecht Dürer, Tavşan (1502) Albertina Müzesi, Viyana

Dürer’in suluboya ve guajla kağıt üzerine yaptığı ünlü resmi “Viyana’nın gayri resmi maskotu” olarak bilinir. Bu eser her üç aylık sergiden sonra kağıdın bozulmaması için beş yıl karanlıkta ve nem oranının yüzde 50’nin altında olduğu bir ortamda saklanır. En son 10 yıllık bir aradan sonra 2014’te kısa süreliğine sergilenmişti. 2018’de yeniden sergilenmesi planlanıyor.

Henri Mattise, Yüzme Havuzu (1952) Modern Sanat Müzesi (MoMA), New York

Mattise’in Nice kentindeki evinin yemek odası için yaptığı kağıt enstalasyonda dalgalar ve yüzücüler görülüyor. MoMA, Mattisse’in kağıttan kesme eserlerini 1975’te satın almış fakat 20 yıl boyunca sergilememişti. Kağıtların yapıştırıldığı telis bezler renk değiştirmiş ve kırılgan bir hale gelmiş, bazı beyaz kağıtlar da sararmıştı. Bu eserler restore edildikten sonra farklı müzelerde sergilendi.

Jackson Pollock, Kızılderili Kırmızısı Üzerine Duvar Resmi (1950) Tahran Modern Sanat Müzesi, Tahran

İran Şahı Rıza Pehlevi’nin iktidarının son dönemlerinde kraliçe Farah Pehlevi, günümüzdeki değeri milyarlarca doları bulan bir modern resim koleksiyonuna merak salmıştı. Başta Picasso, Pollock ve Warhol olmak üzere modern resmin birçok temsilcisinin eserleri 1977’den İran devriminin olduğu 1979’a kadar Tahran Müzesi’nde sergilendi. Devrimden sonra bu eserler Batılı olduğu gerekçesiyle sergilenmeye değer görülmedi. Küratörler bu eserleri uygun muhafaza ortamlarının yaratıldığı depolarda saklamaya başladı. Bu eserlerin bir kısmı zaman zaman başka ülkelerdeki müzelerde sergileniyor.

Franz Marc, Büyük Mavi Atlar (1911) Walker Sanat Müzesi, Minneapolis

Alman ressam Franz Marc’ın bu eseri Adolf Hitler tarafından ‘dejenere’ ilan edilmiş, Walker Müzesi ise 1941’de ilk bu eseri satın almıştı. Müze daha sonra 1960’ların eserlerine ve performans programlarına yönelince bu tür eserlerin sergilenme gerekçeleri ortadan kalktı. Fakat müzenin 75. kuruluş yıldönümü nedeniyle Marc’ın eseri Eylül 2016’ya kadar sergileniyor olacak.

Edward Kienholz, Sanat Şovu (1963-1977) Berlinische Galerisi, Berlin

Amerikalı sanatçının bir sergiyi gezen ziyaretçileri canlandırdığı enstalasyonu, büyük bir sergi alanı gerektirdiğinden gün yüzüne çok az çıkarılır. Ayrıca tüm enstalasyonların kurulması çok zaman alır. Bazı figürlerdeki gözlük vb. aksesuarlar gibi bazı parçaların da zaman zaman yenilenmesi gerekir. Bunun için bit pazarlarında ve eskicilerde epeyce zaman harcamak da gerekiyor.

Üzerinde Taç Giydirilen Halı (1520-30) ve Ardabil Halısı (1539-40) Los Angeles Sanat Müzesi (LACMA), Los Angeles

Ardabil Halısı Londra’daki Victoria & Albert Müzesi ziyaretçilerinin aşina olduğu bir eserdir. Halının renklerine ve dokuma materyaline zarar vermemek için halı her saat sadece 10 dakika boyunca aydınlatılır. Fakat bu halının biraz daha küçük bir kopyası ile İngiliz kralı 7. Edward’ın 1902’deki taç giyme töreninde kullanıldığı için bu ismi alan başka bir halı LACMA’da da vardır. Büyük boyutları ve ışığa karşı hassasiyetleri nedeniyle bu halılar da nadiren sergileniyor.

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Culture’da okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.