DERGİ - Cesetlerdeki bakteriler ne tür ipuçları sunuyor?

Son nefesimizi verdiğimizde biz ölürüz ama başka canlılar bedenimizi devralır.

Artık kanın akmadığı, oksijen seviyesinin düştüğü bu ortamda kimyasal değişiklikler baş göstererek vücudu daha asitli bir hale dönüştürür. Bu değişiklikler bazı bakterilerin ölmesine yol açarken bazılarının da çoğalmasını sağlar. Hatta dışarıdan böcekleri de kendisine çeker.

Bu böcekler ağız ve burun deliklerinden girerek yumurtalarını bırakır. Aynı zamanda kendi üzerlerindeki mikropları da beraberinde getirirler. Birkaç gün sonra bu yumurtalardan çıkan larvalar beslenmeye başlar.

Yani ölü beden her zamankinden daha canlı bir hal alır. Adli tıpa başlı bilim insanları, bu canlıların kişinin ölüm koşulları ve ne kadar süreyle ölü olduğuna dair önemli ipuçları barındırdığını belirtiyor. Mikrobik izler ayrıca tecavüz ve benzeri cinsel saldırıların aydınlatılmasında da kullanılabiliyor.

Kişiye özgü bakteri

Vücudumuz milyarlarca organizmayı barındırır. Bunların bazıları herkeste olan canlılar iken bazıları ise sadece kişiye özgüdür. Gittiğimiz yerlerin, dokunduğumuz insanların, yediğimiz yemeklerin izlerini taşır.

Bu konuda önemli bir açıklama 2010’da Colorado’daki Boulder Üniversitesi’nden yapıldı. Açıklamada, kişiye özgü bakterinin izlerine bilgisayar klavyelerinden rahatlıkla ulaşılabileceği belirtiliyordu.

O günden beri, DNA dizilimi alanında hızlı sonuç almayı sağlayan gelişmelerden dolayı bu konuya ilgi de arttı.

Bugüne kadar kişinin ölüm nedeni ve süresine dair verileri elde etmek için cesetteki böcek kolonileri inceleniyordu. Fakat uzmanlar bu yolla böceklerin ne kadar zamandır ceset üzerinde olduğunu tespit edebildiklerini, ancak ölüm süresiyle ilgili bilgiye bu yolla ulaşamadıklarını belirtiyor.

Ancak yeni yöntemle kişinin üzerindeki mikroplar üzerinde yoğunlaşılıyor. Herkeste bulunan ve ölümden sonra sayısı belli ölçülerde artan mikroplar incelenerek ölüm zamanı 2-3 saatlik bir yanılma payıyla tespit edilebiliyor. Eski yöntemle bu yanılma payı 2-3 gün olarak ifade ediliyordu.

Bakteri dedektifliği

Cinsel saldırı olaylarında ise DNA profili yönteminden önce saldırganın sperm örneği inceleniyordu. DNA çok daha etkili sonuç alınmasını sağlamış, ancak saldırganlar bu nedenle saldırı sırasında kondom kullanmaya başlamıştı.

Bazı vakalarda saldırganın kasık kılı kurbanın üzerinde bulunmuş ve incelemeye alınmış, buradan DNA sonuçlarına ulaşılması hedeflenmişti. Cinsel bölgedeki kılların kişiye özgü organizmalar içerdiği ve bunların bir kısmının banyodan sonra bile varlığını koruduğu görüldü.

Bu tür veriler tecavüz olaylarında önemli ipuçları barındırabilir. Uzmanlar bu verilerin polisi doğru yöne yöneltebileceğine inanıyor.

Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.

Dergideki diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.