Bolero 30 yıl sonra yeniden buz pistinde

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Tam 30 yıl önce Sevgililer Günü’nde İngiltere’ye Artistik Buz Pateni dalında altın madalya kazandıran Jayne Torvill ve Christopher Dean, unutulmaz ‘Bolero’ danslarıyla yeniden buz pistine çıkıyor.

İngiliz çift, 1984 Kış Olimpiyatları’nın ev sahibi Saraybosna’da ünlü Fransız besteci Maurice Ravel’in eseri Bolero eşliğinde sergiledikleri performansla İngiltere’ye yalnızca altın madalya kazandırmakla kalmamış, ayrıca dönemin en yüksek puanını kazanan çift olarak tarihe geçmişti.

Şu anda 56 ve 55 yaşlarına gelmiş olan İngiliz çift, Bolero performanslarının 30’uncu yıldönümünde bu akşam Saraybosna’da ‘Bolero’yu yeniden sergileyecek.

Reuters haber ajansına göre, çift Saraybosna’da yeniden piste çıkmadan önce basın açıklaması yaptı. Dean, “Olimpiyatlardan 30 yıl sonra, hayatlarımızın değiştiği Saraybosna’ya tekrar davet edilmekten gurur ve onur duyduk” dedi.

Çiftin performansı, Saraybosna’nın Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmasının 30’uncu yıldönümü için düzenlenen etkinlikler kapsamında tekrarlanıyor.

Yemek masasından buz pistine

BBC Spor Servisi’nden Eleanor Oldroyd, 30 yıl önce ‘tüm dünyanın nefesini tutarak izlediğini’ söylediği o günü şöyle anlatıyor:

“Mor ipek şifon girdabında, Nottingham’lı bir polis ve bir sigorta memuru Maurice Ravel’in Bolero’sunun vurucu ritmiyle tüm zamanların en iyi performansını sergiledi; yalnızca televizyon karşısındakileri değil memnun edilmeleri zor jüriyi de büyüledi.

30 yıl öncesini hatırlayacak kadar yaşlı olsak da olmasak da onlarınki çoğumuza tanıdık gelen bir hikâye. Bolero performansının ortaya çıkış öyküsü de ilginç.

Telif hakkı Getty

Fikir, buz pistinde veya bir konser salonunda değil, Torvill ve Dean’in arkadaşları ve akıl hocaları eski buz dansı şampiyonu, jürisi ve kıyafet tasarımcısı Courtney Jones ile sporcu koçu Bobby Thomson’un batı Londra’daki evlerinde yenilen bir akşam yemeğinde doğmuş.

1984 Kış Olimpiyatları için Chris’in aklında Broadway müzikali 42’nci sokak müziği varmış. Fakat Notting Hill’deki ev sahipleri bu öneriyi pek sıcak karşılamamışlar. Bobby o gün için ‘Courtney yemek yapıyordu, ben de mutfaktaydım. 42’nci sokak müziğini dinliyorduk. Birbirimize baktık ve kesinlikle olmaz, dedik… Tamamen farklı bir şeye ihtiyacımız var.’”

BBC muhabiri Eleanor Oldroyd, o akşam yemek masasında birkaç kaset dinledikten sonra Bolero’nun gündeme geldiğini fakat ilk başta herkesin onayını almadığını aktarıyor.

Oldroyd, ‘O dönem yarışmacılar için genellikle, değişik duygular ve değişik ritimler içeren üç farklı müzikten bir kompozisyon yaratıldığını, fakat Bolero’nun akan ve gittikçe artan bir ritme sahip olduğunu, buz pistindeki performanslarının da mor şifon elbiseyle beraber sürükleyici olduğunu’ söylüyor.

İngiliz çiftin akıl hocası Courtney de, ‘müziğin yalnızca dansa değil, kostüme de ilham verdiğini’ söylüyor ve ekliyor: “Müzik akıcı olduğu için, en az müzik kadar akacak bir kostüm bulmak istedik.”

İlgili haberler