Aileler bir, bayraklar ayrı...

Telif hakkı AFP
Image caption Taulant Xhaka (Solda) Arnavutluk, kardeşi Granit Xhaka İsviçre forması giyiyor.

Aynı aileden gelip iki farklı milli takımda oynamak...

Belki de birçoğumuz Boateng kardeşler sayesinde bu durumu garipsemiştik.

Dünya Kupası'ndan sonra bu sefer Avrupa Şampiyonası'nda da aynı senaryo yaşandı.

Turnuva tarihi düşülünce de bu bir ilkti. Xhaka kardeşlerin büyüğü Taulant Arnavutluk, Granit ise İsviçre formasıyla sahadaydı...

Arsenal'in Borussia Mönchengladbach'tan yaklaşık 40 milyon Avro'ya transfer ettiği Granit mücadeleden önce şöyle konuşuyordu: "Karşı karşıya oynamak kesinlikle son istediğimiz şeydi."

Futbolcuların babası Ragıp da oğullarının grupta değil, finalde buluşmasını tercih ettiğini söylüyordu.

Xhaka kardeşler daha önce İsviçre Ligi'nde karşı karşıya gelmişti. Orta sahada oynayan küçük kardeş Basel, savunmadaki ağabey Grashopper forması giyiyordu.

Biraderler hem doğdukları İsviçre, hem de ailelerinin ülkesi olan Arnavutluk'un milli takımını seçebiliyordu.

Alt yaş gruplarında İsviçre formasını terleten ikili, sonradan bir yol ayrımına gidiyordu.

Ağabey Taulant tercihini yapıyordu. 25 yaşındaki savunma oyuncusu, 2014'ten bu yana Arnavutluk için sahne alıyor.

Arnavutluk'un kendisine hiç ilgi göstermediğini röportajlarında vurgulayan Granit ise 2011'den bu yana İsviçre formasını terletiyor.

Bazen disiplin, bazen rekabet

Aslında biz bu filmi ilk 23 Haziran 2010'daki Almanya-Gana maçında izlemiştik.

Boateng yapımının başrollerinde Afrika ekibinin orta sahası Kevin Prince, Avrupalıların savunma oyuncusu Jerome vardı.

Berlin'de doğan kardeşlerin babaları ortak, anneleri farklı.

Hertha altyapısında yetişip bu kulüpte pişen oyuncular, genç milli takımlarda da Almanya için sahne almıştı. Onlar da başta Xhakalar gibi doğdukları ülke için oynamış; sonradan formaları ayrılmıştı.

Peki ne oldu da Almanya'nın en yetenekli gençlerinden biri olarak gösterilen yıldız, Gana'yı seçti...

Jerome'nin annesi Martina Boateng, belki de zamanında bu sorunun yanıtını vermişti:

"Kevin ile Jerome çocukluktan beri hiç kopmadılar. Bu durum onlar küçükken beni kaygılandırıyordu. Çünkü Kevin kurallarla sorunları olan bir çocuktu ve tavırlarının Jerome'yi olumsuz etkilemesinden korkuyordum. Bence Gana'yı seçmesinin sebebi de bu. Disiplinden kurtulmak istedi."

Bu tercihi daha ilginç bir hale getiren nokta ise Panzerlerin büyük yıldızlarından Helmut Rahn. Kevin'in anne tarafından akrabası olan efsane, 1954 Dünya Kupası'nı Almanya'ya kazandıran son gole imza atmıştı. Ve o takımın tek başına buyruk oyuncusuydu.

Fakat aslında onlar ilk değil...

Futbolunun emekleme günlerinin yıldızlarından John Goodall, Derby County'de attığı gollerle efsane olmuştu.

1888-1898 yılları arasında İngiltere için görev yapan oyuncunun kardeşi Archie ise İrlanda için ter dökmüştü. Aslında ikisi de İskoç idi ama neyse.

İskoçya'da doğan Brown kardeşlerin öyküsü de ilginçti. Kalecilik yapan küçük kardeş John Clyde'a İskoçya Kupası'nı kazandırırken, Jim ekmek uğruna Yeni Dünya'ya açılmıştı.

Ağabey ilk Dünya Kupası'nda ABD forması giymekle kalmamış, Arjantin'e 6-1 yitirilen yarı final maçında doyduğu ülkenin tek golüne imza atmıştı.

Telif hakkı GETTY IMAGES
Image caption Jerome Boateng (solda) ve Kevin Prince Boateng.

Uruguay'da doğan Andreolo biraderlerden Michele, 1935'te Copa America'yı kazandıktan üç yıl sonra İtalya ile Dünya Kupası'nı kaldırmıştı.

O zamanlarda bir ülkeden ötekine transfer çok kolaydı. Kardeşi Raymundo ise söylemeye gerek yok, Uruguaylıydı!

ABD'de geçici olarak bulunan Baker ailesinin çocuğu olarak 1938'de doğan Gerry, 16 sezon İskoç ve İngiliz liglerinde top koşturmuştu.

Amerikan ve İngiliz pasaportu bulunsa da Avrupalılar kendisine ilgi göstermemişti.

O, ABD için ter dökerken, kendisinden iki yıl sonra Liverpool'da doğan kardeşi Joe İngiltere formasını terletecekti.

Benzer bir hikâye Hollins kardeşler için de söz konusuydu. Galler'de dünyaya merhaba diyen kaleci Dave doğduğu ülkenin formasını giymişti.

Kardeşi John deseniz önce Chelsea'da marka olmuştu, ardından Arsenal'de yıllarca oynamıştı. Tabii o İngiliz milli.

İtalya'nın bir dönemine damgasını vuran, iki Dünya Kupası'nda dokuz defa fileleri havalandıran Christian Vieri'yi herhalde anlatmaya gerek yok.

Vücudunun her yeriyle gol atabilen, sol ayağıyla yaptığı kimi vuruşların patentini neden almadığı merak edilen büyük ustanın kardeşi Massimilliano, Avustralya için sahne almıştı.

Tabii ağabeyinin yanında Max'ın esamisi okunmamıştı…Bir ara Juventus kadrosunda görsek de kariyerini genelde kiralık olarak küçük takımlarda geçirmiş, sadece Napoli'de kayda değer bir sezon yaşamıştı. Tesadüf biraderler doğduğu ülkelerin milli takımda sahne almıştı.

Angola ile Afrika Uluslar Kupası'nda mücadele eden Jose Carlos Fernandes Vidigal'i belki hatırlamıyor olabilirsiniz ancak kardeşi Jose Luis Vidigal'i unutmak mümkün mü?

Sporting Lizbon aktarmalı Napoli'ye gelen orta saha oyuncusu, EURO 2000 yarı finalinde uzatmalarda Fransa'ya boyun eğen Portekiz'in bir parçasıydı.

12 çocuklu aileden aslında beş futbolcu çıkmıştı. Biri Portekiz, ikisi Angola için sahne almıştı.

Premier Lig'de attığı kafa golleriyle hafızalarımıza kazınan, 2014 Dünya Kupası'nda Avustralya formasıyla Hollanda'ya Van Basten'e nazire yaparcasına nefis bir vole atan Tim Cahill'i anlatmaya gerek yok.

Fakat onun küçük kardeşi Chris, annelerinin yurdu olan Samoa için ter dökmüştü.

Kaleci fabrikası aile

Asıl Boatenglerden 2.5 yıl önce Mandanda biraderler ufak bir tarih yazacaktı.

Fransa'nın B Takımı'nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile 2008'de oynadığı hazırlık maçının ilk yarısında Steve Avrupalıların kalesini korurken, ikinci devrede yerini, Euro 2016'nın galasında da sahne alan, Hugo Lloris'e bırakmıştı.

Telif hakkı REUTERS
Image caption Hugo Loris (Solda) ve Steve Mandanda.

Kardeşi Parfait ise ikinci 45 dakikada oynadığından her iki kardeş aynı sahaya aynı maçta ayak basmış, ancak aynı anda görev yapmamıştı. Abinin adı bizim takımlarla sık sık anıladursun, Parfait bir dönem Altay'da oynamıştı.

Mandanda Ailesi'nin üç direk arasını bekleyenleri sadece bu iki isim değil.

24 yaşındaki Riffi, Ajaccio'da forma giyerken henüz reşit olmayan en küçükleri Over, Bordeaux'nun altyapısında yer alıyor.

Günümüzde de Paul Pogba Fransa, ağabeyleri Mathias ve Florentin Gine formasını terletiyor. Alcantara Biraderlerden Thiago İspanya, Rafinha Brezilya için ter döküyor.

Büyük ülkelerin aldığı göç düşünülünce, Xhakalar, Boatenglerin devamı sıkça gelecek gibi duruyor.

Düşünsenize annenizin, babanızın ayrı yerlerden geldiğini. Birden fazla ülkede büyüyorsunuz ve sonunda karar veriyorsunuz.

Olmaz ama bir gün aynı ailenin dört futbolcu bireyi ayrı ülkeleri seçip Dünya Kupası'nda, Avrupa Şampiyonası'nda aynı gruba düşebilir. Hayatta her şey mümkün.