EURO 2016'da 'Gol'ün peşinde

Telif hakkı Getty

24 takımın katıldığı ilk Avrupa Şampiyonası'nda grup aşaması geride kaldı. Eleme karşılaşmaları öncesinde biraz futbolun olmazsa olmazı, tadı tuzu olan gole bakmalı, önceki turnuvalarla kıyaslamalı...

EURO 2016'ya kadar beş organizasyondur 16 ülke Avrupa'nın en büyüğü olmak için sahneye çıkıyor, gruplarını ilk iki sırada bitirenler yollarına çeyrek finalde devam ediyordu.

Fransa'da takım sayısının artmasıyla beraber ek bir tur doğdu. Artık Avrupa şampiyonalarında da Dünya Kupalarında olduğu gibi 16 takım eleme turlarına kalıyor.

Mevcut statülere göre Dünya Kupası'na katılan 32 ülke 8 grupta buluşuyor ve ilk iki ilerliyor. Avrupa Şampiyonası'nda ise 6 grupta heyecan yaşanıyor. İlk ikilerin dışında ayrıca en iyi dört üçüncü için turnuva devam ediyor.

Hal böyle olunca da mücadele gruplardan taşıyor, o yüzden oynanan her karşılaşmanın kıymeti artıyor; beraberliğin değeri katlanıyor.

İlk iki maçtan tek puan çıkarabilen bir ekip son karşılaşmada alacağı galibiyetle neredeyse kesin olarak son 16'ya kalıyor. EURO 2012'de Hırvatistan ve Rusya'nın 4 puanla gruptan çıkamadığını anımsatmalı.

Telif hakkı Getty
Image caption İspanyol forvet Morata, 3 grup maçı sonunda 3 golle turnuvanın en çok gol atan isimlerinden.

Yeni statü, yeni turnuva

Almanya'nın teknik patronu Joachim Löw, organizasyonun henüz defansif aşamasında olduğumuzu ve eleme karşılaşmalarıyla birlikte zihniyetin değişeceğini ve maçların çok daha açık oynanacağını söylüyor.

Tabii ona göre hayatlarında ilk defa bu heyecanı yaşayan ülkelerin oyuncularının iştahlı mücadeleleri de tabelayı etkiliyor.

Sahi küçücük bir ekip bir devi yenince mucize oluyor, büyük bir takım aynı şekilde oynadığında kamyonu kalenin önüne çekiyor değil mi...

Süper yıldız Cristiano Ronaldo İzlanda karşılaşmasından sonra açtı ağzını, yumdu gözünü:

"İzlanda sadece savunma yapmaya çalıştı. Hücum etmeyi bile düşünmediler. Maç sonunda da Avrupa Kupası veya başka bir şey kazanmış gibi sevindiler. Bu zihniyetlerini gösteriyor. Bu yüzden bir şey yapamıyorlar."

Telif hakkı EPA
Image caption EURO 2016'da savunmalardan dert yanan Ronaldo, grubun son maçında Macaristan'a iki gol atmayı başardı.

Real Madrid'de sezonun çoğu maçında karşılaştığı durum, canını neden şimdi sıkmıştı? Öncelikle mutlak favori oldukları bir müsabakayı kazanamamışlardı tabii. Bir de herhalde aklı İspanyol devinde geçirdiği günlere gitmişti.

Kulüp takımlarının birlikte oynama pratiği ve barındırdıkları dünyanın dört bir tarafından gelen sayısız yetenek çözüm üretmede daha başarılı. Hatırlatmalı, Şampiyonlar Ligi'nde 2015-2016 sezonunda 125 maçta 347 defa fileler havalandı, maç başına gol ortalaması 2,78 idi.

Tabii EURO 2016'nın bir sıkıntısı daha dikkat çekiyor; goller geç geliyor. Hal böyle olunca cevap şansı azalıyor, öne geçenlere de kontrataklardan farkı artırmak için çok zaman bırakmıyor.

Telif hakkı Getty
Image caption Turnuvaya ev sahipliği yapan Fransa'nın ilk iki maçta aldığı galibiyetlerde goller hep 85. dakikadan sonra geldi.

EURO 2016'nın grup aşamasında ilk 15 dakikada beş kez fileler havalandı. Oysa sadece uzatma dakikalarında tam yedi defa santra yapıldı.

Oynanan 36 maçta atılan 69 golün sadece 24'ü ilk yarılarda atıldı.

Maç başına gol ortalaması ise şimdilik 1,92. Dünya Kupaları olmasa da Avrupa Şampiyonaları böyle geçebiliyor. Unutmayalım maç başına en az gol kaydedilen Dünya Kupası'ndan kısır dört Avrupa Şampiyonası var. Beşincisi de yolda!

Biraz tarihe bakmalı...

Kısır İtalya

1982'den 1994'e Dünya Kupaları da 24 takımla oynanmış ve aynen Fransa'da olduğu gibi en iyi dört üçüncü son 16'ya kalmıştı.

İşin ilginci son 40 yıla baktığımızda, 24 ülkenin katıldığı şampiyonalarda en bereketli turnuvayı da görmüştük, en kısırı da... 1982'de maç başına gol ortalaması 2,81 idi, 1990'da 2,21. Zaten İtalya 90 tarihin en kısırı ya neyse...

Telif hakkı Getty
Image caption İtalya 90 Dünya Kupası'nda gol ortalaması 2,21'de kalmıştı.

Tabii futbolun milli takımlar bağlamındaki en büyük iki organizasyonunun erken dönemlerinde gol ortalamalarının çok daha yüksek olduğunu anımsatmalı.

Dünya Kupası tarihinin rekoru 1954'te yaşanmış, İsviçre'de maç başına 5,38 gol atılmıştı. Avrupa Şampiyonası'nda ise 1976 Yugoslavya'da maç başına 4,75 gol atılmıştı.

“Yaşlı Kıta”nın genç turnuvasında genel durum nedir peki...

1960'dan 1976'ya dörder takımın katıldığı kupalarda demin bahsettiğim 1976'daki rekor da kırıldı, 1968'de ise tam tersi oldu.

İtalya'nın havasından suyundan mıdır bilinmez maç başına gol ortalaması 1,40 olmuştu.

O zamanki kurallar gereği seri penaltı atışları olmadığından final tekrarlanmış ve İtalya Yugoslavya'yı 2-0'lık skorla devirmişti.

Yoksa ortalama daha da düşük olacaktı!

1980'de de Avrupa Şampiyonası İtalya'da yapılmış, gol ortalaması 1,93'te kalmıştı.

Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası tarihinin en kısır turnuvalarının yapıldığı İtalya'ya büyük bir organizasyon vermeden iki kere düşünmeli ne dersiniz...

1980-1992 arası sekizer takımlıydı Avrupa Şampiyonası.

Maç başına 1,93 gol atılmışlığı da oldu, 2,73 de. EURO 2016'ya tezat bir şekilde, Michel Platini'nin damgasını vurduğu Fransa'daki son turnuva 1984'te bereketli geçmiş; 15 karşılaşmada 41 kez ağlar sarsılmış; işte 2,73'lük ortalama yakalanmıştı.

1996-2012 arası organizasyon 16 takımlıydı. Belçika ile Avusturya'nın ortaklaşa düzenlediği EURO 2000'de yakalanan maç başına 2,74'lük gol ortalaması, uzun süre kolay kolay geçilemeyecek gibi duruyor.

O turnuvada 31 karşılaşmada fileler 85 kez sarsılmıştı. Gol ortalaması rekorunun kırıldığı EURO 1976'da sadece dört maç yapıldığını ve 19 defa ağların havalandığını anımsatmalı.

Ne kadar kısır geçse de EURO 2016'da atılan toplam gol sayısının 85'i geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. 24 ülkeli formatta 16 takımlı şampiyonalardan 20 müsabaka daha fazla yapılıyor.

Telif hakkı Getty

Statü değişmeden oynanan son üç Avrupa Şampiyonası'nda aşağı yukarı aynı ortalamalar vardı. 2004 ve 2008'de 77'şer gol atılmış, 2012'de ise bu sayı 76'da kalmıştı. Meraklısına not, Dünya Kupası'nda son üç turnuvaya bakacak olursak, 2006'da maç başına 2,30; 2010'da ise 2,27 gol atılmıştı.

2014 Brezilya ise Samba diyarının havasından olsa gerek bereketli geçmiş, gol ortalaması 2,67'ye tırmanmıştı.

Bakalım EURO 2016'nın ilerleyen aşamalarında ne olacak? Löw'ün beklentisinin aksine turnuva tarihine baktığınızda istisnalar dışında eleme turlarından itibaren gol sayısı daha da düşüyor; tabii onlar da hâlâ hafızaları süslüyor; 2000 ve 2008'de olduğu gibi.

Bir şey kesin; o da artık kimsenin hata yapma lüksünün olmadığı. Bu düşünce turnuvayı daha da kısırlaştıracak mı bekleyip görmek lazım. EURO 1968'den sonra tarihin maç başına en az gol atılan organizasyonu yolda gibi duruyor. Evet, yine 'Yaşlı Kıta' Avrupa'da!

İlgili haberler