DERGİ - Devlet herkese karşılıksız para verse ne olur?

Para Telif hakkı Getty

İnsana temel ihtiyaçlarını karşılayacağı kadar bir gelir garantisi sağlansa işle ilişkisi nasıl değişir?

Finlandiya bu ay önemli bir ekonomik deneye başlıyor. Hükümet iki yıl boyunca 2000 kişiye karşılıksız para vererek asgari gelirlerini garanti altına almış oluyor. Sosyal yardım alan insanlar arasından rastgele seçilen bu insanlara ayda 600 dolar verilecek. Bu kişiler iş bulup çalışmaya başlasa bile bu parayı almaya devam edecek.

Herkese temel gelir olarak da bilinen ve her yurttaşa garantili bir gelir sağlanmasını öngören bu politikayı hayata geçirmeye çalışan birkaç deney arasında en geniş kapsamlısı Finlandiya'da yapılıyor.

Deneyi uygulayan sosyal sigorta kurumundan Marjukka Turunen "Temel gelirin bu insanlara finansal güvence duygusu ile hayatlarını önceden planlama olanağı vermesini" ümit ettiklerini söylüyor.

Bu basit ama radikal bir öneri olarak görülüyor. Bazıları hükümetin rastgele para dağıtması fikrine karşı çıkıyor. Bazıları ise gelir garantisinin gerekli ama kimsenin yapmak istemediği işleri yapacak insan bulunmasını engelleyeceğinden endişe duyuyor.

Fakat Silikon Vadisi'nden Hindistan'a kadar bu politikayı destekleyenlerin sayısı artıyor. 2008 küresel mali krizin ardından, çoğu insan herkese temel gelir sağlanmasını birçok ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntılarla baş etmenin yollarından biri olarak görüyor.

Telif hakkı Getty
Image caption Temel gelir garantisi toplumda sadece çalışanlara değer verilmesini öngören yaklaşımı değiştirebilir.

1960'larda Nixon denedi

Bu fikir daha önce de denenmişti. ABD eski başkanı Richard Nixon 1960'ların sonlarında başarılı bir deney yapmış ve bu sosyal yardımların reformunda etkili bir rol oynamıştı. Fakat sağcıların tepkisi nedeniyle rafa kaldırıldı bu uygulama.

20. yüzyılın tanınmış ekonomistleri Milton Friedman ve Fredrich Hayek gelir garantisinin hükümetler için yoksulluğu önlemenin en iyi yolu olduğuna inanıyordu. Hukuk, Yasa ve Özgürlük adlı kitabında Hayek bunu herkese ekonomik özgürlük verme yolu olarak sunuyordu.

Sosyal yardım sisteminin giderek mali ve siyasi baskıya maruz kalması karşısında bazıları temel gelir uygulamasını çözüm olarak görüyor. Herkese belli miktarda ödeme yapmanın uygulama ve denetleme bakımından çok daha ucuz mal olacağı tahmin ediliyor.

İş ile ilişki değişebilir

Mali krizin etkilerinin yanı sıra otomasyon, üretimde robotların kullanılması ve yapay zekanın da ayrı bir tehdit oluşturduğu kaygısı dile getiriliyor. Temel gelir sayesinde insanlara değişen iş ile ilişkilerini gözden geçirme olanağı verebilir.

Telif hakkı Getty
Image caption Gelir garantisi uygulamasını ABD eski başkanı Richard Nixon 1960'ların sonlarında denemişti.

Turunen "Bu insanların yarı zamanlı bir iş aramaya başlamasını veya kendi işini kurmasını ümit ediyoruz" diyor. 1968'de Nixon 8500 kişi üzerinde deneme yapılmasını istemiş, dört kişilik bir aileye o zamanın parasıyla yılda 1600 dolar (şimdiki parayla 10.000 dolar) ödenmişti. Bu ekstra gelire rağmen iş süresini azaltan pek olmamış, bunu yapanlar ise bazı toplumsal girişimlere yönelmişti.

Gerçekçiler için Ütopya adlı kitabın Hollandalı tarihçi Rutget Bregman'a göre bu deneme, katılanlar üzerinde büyük bir etkide bulunmuştu. "Bir anne psikoloji alanında üniversite diploması almış ve araştırmacı olarak işe başlamıştı. Bir başka kadın ise tiyatro dersleri almış, kocası ise besteciliğe başlamıştı." Ayrıca gençler çalışmıyor ise daha fazla eğitim alıyordu.

Eğitim süresi uzadı

1970'lerde Kanada'da da benzer bir deney yapılmış, Dauphin adlı küçük bir kasabanın nüfusunun üçte birine yılda 15.000 dolar ödenmişti. Araştırmalar burada yüksek okul mezuniyet oranının arttığını, hastaneye düşme oranında azalma olduğunu göstermiş, istihdam oranında ise herhangi bir değişim olmamıştı.

Kanada'nın Ontario, California'nın Oakland ve Hollanda'nın Utrech bölgelerinde de bu konuda yeni deneyler yapılacak. İskoçya da Glasgow ve Fife kentlerinde bu deneye katılacak. Avrupa'da birçok politikacı bu fikri destekliyor.

Telif hakkı Getty
Image caption 'Gelir sorununuz olmasaydı ne yapardınız?' Geçen yıl İsviçre'de yapılan referandumda çoğunluk bu uygulamayı reddetti.

İngiltere'de yaklaşık beş milyon kişi sosyal yardım alıyor. 2015'te bu alana ayrılan bütçe 320 milyar doları bulmuştu. Bu para ülkedeki toplam yetişkin nüfus sayısına, 50 milyona bölünse kişi başına yılda 6400 dolar düşer. Burada yıllık asgari ücret ise 16.000 dolar.

Avrupa'da destekleniyor

Avrupa'da yapılan anketler garantili temel gelir ödentisine desteğin yüzde 64 civarında olduğunu gösteriyor.

Fakat buna karşı olanlar da var. Geçen yıl İsviçre'de yapılan bir referandumda her yetişkine 2400 dolar, çocuklara ise 600 dolar ödenmesini öngören tasarı reddedilmişti. Özellikle düşük ücretli ve mecbur olmasa kimsenin yapmayacağı türden temizlik ve çöp toplama gibi işlerde çalışanların işten ayrılacağı endişesi dile getiriliyordu.

Temel gelir yanlıları ise bu uygulamanın, bu işleri yapanların değerinin toplum tarafından daha iyi anlaşılmasına ve ödüllendirilmesine yol açacağı kanısında. Ayrıca gelir garantisi sadece çalışan insanların toplumun değerli üyeleri olarak görülmesi fikrinin de sorgulanmasına neden olabilir.

Telif hakkı Getty
Image caption Bazıları, gelir garantisinin kimsenin yapmak istemediği işler için işçi bulmayı zorlaştıracağına inanıyor.

Modern toplum işin ve çalışma hayatının etrafında dönüyor. Çalıştığımız işler kimliğimizin önemli bir parçası haline geliyor. Buna karşılık gönüllü çalışma, ev işleri ve bakıcılık gibi ücretsiz işler hak ettiği değeri göremiyor.

Yaratıcılık ve girişimcilik artar mı?

Temel gelir garantisini savunanlar bu sayede işle ilişkimizin tersine döneceğini, yaratıcılık, icat ve girişimciliğin gelişeceğini öngörüyor. Ayrıca sosyal içerikli, kooperatif ve küçük işletmelerin canlanacağı, bulduğu herhangi bir işte zorunluluktan dolayı çalışmak gerekmeyeceği için çalışanların daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları talep edebileceği belirtiliyor.

Fakat 'Telekomünist Manifesto' kitabının yazarı Dmytri Kleiner bu uygulamanın enflasyonu artıracağı kanısında. Ayrıca sosyal dönüşümlerin böylesi kısa denemelerle tam olarak ortaya çıkmayacağını, daha uzun süreye ihtiyaç olduğunu savunanlar da var. Bir de toplumun sadece belli bir kesimine deneme amacıyla uygulanması ile tamamına uygulanması da farklı sonuçlara neden olabilir.

Ancak her şeye rağmen, bu düşünceyi savunanların da karşı olanların da gözü Finlandiya ve başka yerlerdeki bu denemelerde olacak. Belki de bildiğimiz anlamda iş önemli bir değişime uğrayacak.