14 Aralık İngiltere basın özeti

Suriyeliler Halep'i terk ediyor Telif hakkı Getty Images

İngiltere'deki gazeteler, Halep'in Beşar Esad yönetimine girmesiyle muhaliflerin kenti terk etmesi için varılan anlaşmaya ve ABD'nin seçilmiş Başkanı Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı koltuğu için Rusya yanlısı, petrol alanında çalışan iş insanı Rex Tillerson'ı aday göstermesine geniş yer veriyor.

Independent gazetesi "Halep'teki halkın dünyaya son mesajı: Hoşçakalın" başlığıyla anasayfanın manşetinden gördüğü haberinde, Beşar Esad'ın kenti ele geçirmesinin ardından öldürülmekten korkan halkın sosyal medyadan yayımladığı veda mesajlarına yer veriyor.

Gazetenin savunma ve diplomasi muhabiri Kim Sengupta, "Suriyelileri ayaklanmaları için cesaretlendirdik, ama ılımlılara yardım etmek için çok az şey yaptık" başlıklı görüş yazısında, Batı'nın olanlarda büyük sorumluluğu olduğunu yazıyor:

"(Batı) Suriye halkını Esad rejimine karşı ayaklanması için cesaretlendirdi, ama ılımlı muhaliflere yardım etmek için çok az şey yaptı. Böylece El Kaide bağlantılı, Körfez ülkeleri tarafından finanse edilen Fetih el Şam Cephesi ve IŞİD gibi aşırı İslamcıların öne çıkmasına izin vermiş oldu. David Cameron (İngiltere'nin eski Başbakanı) 'Esad gitmeli' söylemiyle, çatışmayı engelleyebilecek uzlaşma yollarını reddedenlerdendi. Halep'te gelişenlerin Suriye'nin dışında etkileri olacak. Şii milisler ile rejim askerlerinin, Sunni sivilleri ve savaşçıları sokakta ya da evde infaz ettiğine ve Sunni gençlerin kitlesel bir şekilde saldırıya uğradığına ya da tutuklandığına dair gelen haberlerin, bölgedeki şiddetli mezhepsel çatışmayı artırması muhtemel."

Daily Telegraph gazetesi ise Birleşmiş Milletler'in (BM) aralarında kadın ve çocukların da olduğu 82 kişinin rejim güçlerince öldürüldüğünü açıkladığını belirtiyor ve BM İnsan Hakları Ofisi sözcüsü Rupert Colville'in şu sözlerine yer veriyor:

"Gelen bütün raporlar Birleşmiş Milletler tarihinin en karanlık günlerini hatırlatıyor."

İngiltere rolünü tartışıyor

Gazeteler, İngiliz siyasetçilerin Suriye'ye askeri müdahalede bulunmayarak savaşı körükleyip körüklemediklerine ilişkin yaptıkları tartışmaya da yer veriyor. Eski Maliye Bakanı George Osborne dün milletvekillerine yaptığı konuşmada, kendisinin ve eski Başbakan David Cameron'ın Suriye'ye askeri müdahaleye karşı çıktıkları için Halep'teki durumdan sorumlu olduklarını söylemişti.

Osborne, İngiltrere'nin askeri müdahalede bulunmamasının Avrupa politikalarını değiştiren bir mülteci krizine, IŞİD'in kurulmasına ve Rusya'nın Orta Doğu'da tekrar başat aktör olarak ortaya çıkmasına izin verdiğini söylemişti.

'Doktorlar ve hemşireler hedef olmaktan korkuyor'

Guardian gazetesi ise, yaralıları tedavi etmek için muhaliflerin elindeki yerlerde kalmayı seçen doktorların ve hemşirelerin, kentin Esad yönetiminin eline geçmesinin ardından hapsedilme, işkence görme ya da öldürülmekten korktuklarını yazıyor.

Gazete, Amerikalı-Suriyeli doktor Zaher Sahloul'un şu sözlerine yer veriyor:

"Rejim 2012'de doktorlarla hemşireler de dahil olmak üzere muhalefette yer alan birine yardım edenin terörist olarak kabul edileceğine dair bir kanun kabul etti. Bu yüzden kanunen hedef haline gelebilirler."

Telif hakkı Getty Images
Image caption Rex Tillerson

'Kendi partilileriyle karşı karşıya gelmeyi göze aldı'

İngiliz gazeteler, Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı'na aday gösterdiği ExxonMobil'in Başkanı ve CEO'su Rex Tillerson'ın Rusya'ya yakınlığına vurgu yapıyorlar.

Times gazetesi, Trump'ın Tillerson'ı aday göstererek, Kongre'de Cumhuriyetçiler'den muhalefet görmeyi göze aldığını yazıyor, bunun nedenini de Tillerson'ın Rusya'yla yakın bağları olarak açıklıyor.

İngiliz gazeteler, Tillerson'ın Ukrayna'daki savaş nedeniyle Rusya'ya uygulanan amborgaya karşı çıktığını da hatırlatarak, ExxonMobil'in iklim değişikliğine ilişkin kötü sicili nedeniyle çevreciler tarafından da tepki topladığına dikkat çekiyor.

Guardian gazetesi çevre örgütü Greenpeace'in İngiltere sorumlusu John Sauven'in şu sözlerine yer veriyor:

"Yıllarca Exxon'un ABD hükümetine fazla yakın olduğundan dem vurduk. Şimdi hükümetin kendisi oldular."

Times gazetesi yayımladığı başyazıda, "Donald Trump'ın ABD Dışişleri Bakanlığı'na gösterdiği aday Amerikan diplomasisini yeniden tanımlayabilir" ifadesini kullanıyor. Başyazıda, Rex Tillerson'ın ABD-Rusya ilişkilerinin iyileştirilmesinde rol oynayabileceği ve bunun da Çin'in etkisine gem vurabileceği belirtiliyor, ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in güvenilmez olduğu yazılıyor.

Tillerson'ın demokrasi ve özgürlük gibi Amerikan değerlerini geri plana attığı belirtilen yazıda, Amerikan dış politikasının değişmekte olabileceği söyleniyor ve ekleniyor:

"Anlaşmalar ortak, aydınlatıcı değerlere dayanan kalıcı müttefikliklerle aynı şeyler değildir. Tillerson ve patronu (Trump) dünyaya bunu anladıklarını göstermeliler çünkü hissedarlara hesap vermek, tarihe hesap vermekten daha kolaydır."

Financial Times gazetesi, Tillerson'ın Muammer Kaddafi ve Nursultan Nazarbayev gibi otoriter liderlerle de iyi ilişkileri olduğunu hatırlatıyor, ancak petrol endüstrisinde çalışanların "Tillerson'ın Rusya ile iyi ilişkilere sahip olmasının onun Rusya'yı desteklediği anlamına gelmeyeceğini" söylediklerini aktarıyor.

Gazeteye gore, Exxon'da Tillerson ile birlikte çalışan bir kişi onun için şunları söylüyor:

"Son 40 yıldır dünyaya 'Bu Exxon için iyi olur mu' penceresinden bakıyor. Rusya ve Çin hakkında bir görüşe ya da IŞİD'e karşı ne yapmak gerektiği konusunda bir fikre sahip olduğunu sanmıyorum."

Türkiye'nin üyelik süreci AB'yi böldü

Financial Times gazetesi yayımladığı bir haberde, Avrupa Birliği'nde (AB) Türkiye'nin duraklamış haldeki üyelik müzakereleri nedeniyle ihtilaf çıktığını yazıyor.

Telif hakkı AFP
Image caption Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısının yapıldığı Brüksel'den geçilen haberde, Avusturya'nın Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerinin durdurulmasını istediği ancak diğer üyelerinse müzakereleri fillen ama bunu açıkça ifade etmeden askıya almayı istedikleri yazıyor.

AB Genel İşler Konseyi'nde dün Avusturya'nın vetosu nedeniyle Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin geleceği konusunda ortak bir karar çıkmamıştı.

Gazete, Türkiye'nin AB Daimi temsilcisi Selim Yenel'in "Avusturya'nın iç meselelerinin AB'nin politikalarına baskın çıkması yazık oldu" sözlerine de yer veriyor.

Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'ye Gümrük Birliği'nde daha derin ilişkiler önerme hazırlığı yaptığını yazan gazeteye göre bu karar önümüzdeki hafta verilecek ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker bu konuyu AB liderleriyle yarın görüşmeyi planlıyor.

Financial Times'ın bir başka haberinde ise Türkiye'deki anayasa değişikliği tartışmalarını "(Cumhurbaşkanı) Erdoğan daha fazla gücü ele geçirmeye gözünü diktiği" başlığıyla veriyor.