Ekrem İmamoğlu: Kanal İstanbul felaket, ihanet ve cinayet projesidir

Ekrem İmamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında, projeye dair eleştirilerini anlattı ve projenin derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.

İBB Başkanı, projeyle İstanbul'un susuzluktan deprem riskine, doğanın katledilmesinden trafikten artan nüfusa birçok sorunla karşılaşacağını, Montrö Anlaşması'nın Karadeniz'e savaş gemisi çıkmamasını sağlayan koruma kalkanının da ortadan kalkacağını savundu.

İmamoğlu, kanal güzergâhındaki 30 milyon metrekarelik alanın el değiştirdiğini, en çok alış yapan üç şirketinse Arap şirketi olduğunu söyledi.

'Susuzluk maddesi bile rafa kaldırılması için yeterli'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamada, "İnşallah önümüzdeki haftalarda ihaleyi yapıyoruz ve Kanal İstanbul'a başlıyoruz" demişti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, projeyle ilgili hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu hafta başına kabul etmiş, 10 günlüğüne halkın görüş ve önerilerine açıldığını açıklamıştı.

Projeyi eleştiren Ekrem İmamoğlu, İBB'nin Saraçhane'deki merkez binasında düzenlediği basın toplantısında, projenin barındırdığını belirttiği tehditleri 15 maddede sıraladı.

Kanal İstanbul'u "katmerli ihanet projesi" olarak niteleyen İmamoğlu, projenin öncelikle susuzluğa neden olacağını söyledi ve ekledi:

"Kanal İstanbul projesi yapıldığı takdirde, 8 bin 500 yıldır var olan İstanbul, sonsuza kadar yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kaybedecek. Sadece bu madde bile bu projenin derhal rafa kaldırılmasını emrediyor."

İmamoğlu, kentin çok önemli su depolama alanı Terkos Gölü'ne karışacak tuzlu su ile gölün su kaynağı sıfatını yitirme ihtimali bulunduğunu, Sazlıdere Barajı'nın da işlevsiz kalacağını söyledi.

Projenin 1., 2., ve 3. derece deprem bölgelerinde kaldığını, 11 kilometre mesafeden Kuzey Anadolu fay hattı, 30 kilometre mesafeden Çınarcık fay hattının geçtiğini belirten İmamoğlu; bilim insanlarının, projenin yeryüzü ve yeraltı gerilme dengelerini bozacağını, yeni depremleri davet edeceğini, depremlerin şiddetini artıracağını söylediğini aktardı.

'Doğa katledilecek, 1,2 milyon yeni nüfus gelecek'

İmamoğlu, projenin İstanbul doğasını katledeceğini, 23 milyon metrekare orman alanı ile 45 kilometre uzunluğunda ve ortalama 150 metre genişliğinde 136 milyon metrekarelik çok verimli tarım ve orman alanının yok olacağını belirtti.

İBB Başkanı, yeni kurulacak yerleşim yerlerine 1,2 milyon yeni nüfusun geleceğini söyledi:

"Altı tane Beşiktaş ilçesi nüfusu büyüklüğünde yeni bir nüfus İstanbul nüfusuna eklenecek.

"Sadece proje yüzünden İstanbul trafiği içinde 3,4 milyon yeni yolculuk oluşacak. Bu da İstanbul trafiğinin en az yüzde 10 artması demek."

'Boğaz trafiği artış değil azalış gösteriyor'

Boğaz'ın tarihi dokusunun korunmasının proje için gerekçe olarak gösterildiğini hatırlatan İmamoğlu, Boğaz trafiğinin iddia edildiği gibi artış değil azalış gösterdiğini, projenin ise içinde tarihi alanların bulunduğu 17 milyon metrekarelik SİT alanını olumsuz etkileyeceğini söyledi.

İmamoğlu, projede hafriyat sorunun nasıl çözüleceğinin muamma olduğunu savundu ve şunları ekledi:

"Kanal inşaatından çıkacak hafriyatın 2 milyar metreküpe ulaşmasını bekliyoruz. İstanbul'un yıllık hafriyat hazmetme kapasitesi 40 milyon metreküp. 2 milyar nere, 40 milyon nere? İstanbul'da 50 yılda çıkabilecek hafriyat toplamı sadece Kanal İstanbul'dan çıkıyor."

Kanal İstanbul ile Süveyş ve Panama kanallarının ilişkilendirilmesini "büyük kandırmaca" olarak nitelendiren İmamoğlu, bu kanalların gemilerin yolunu çok büyük ölçüde kısalttığına, Kanal İstanbul'un böyle bir özelliği olmadığına da dikkat çekti.

İmamoğlu "Diyebilirler ki 'O ülkeler Süveyş ve Panama kanallarından büyük paralar kazandı. Türkiye'nin kazanmasını istemiyorsunuz.' En büyük kandırmaca da bu. Panama Kanalı gemilerin yolunu tam 13 bin km kısaltıyor. Süveyş Kanalı gemilerin yolunu ortalama 6 bin km kısaltıyor. Gemiler o yüzden para ödeyerek bu kanallardan geçiş yapıyorlar. Peki Kanal İstanbul? Kanal İstanbul'da gemiler için yoldan tasarruf söz konusu değil ki. Gemiler İstanbul Boğazı'ndan bedava geçmek varken, niçin Kanal İstanbul'dan geçsin?" diye konuştu.

'Kanal İstanbul Montrö rüyası görmek demek'

İmamoğlu, projenin, Boğazlardan gemi geçişiyle ilgili Montrö anlaşmasının koruma kalkanını ortadan kaldıracağını da savundu.

Anlaşmanın "koruyucu" olduğunu savunan İmamoğlu şunları ekledi:

"Savaş çıkarmak için ihtiyaç duyulan bir askeri filo, Montrö sayesinde, Karadeniz'e giremez. Kanal İstanbul açıldığı takdirde, bu koruma kalkanı ortadan kalkacak.

"Ayrıca Montrö Sözleşmesi'nin 2. maddesi ve diğer uluslararası kurallara göre gemiler, Kanal İstanbul'dan geçişe zorlanamaz. Montrö feshedilse dahi boğazlarından ticari gemi geçişini yasaklayamazsınız. Yani, 'kanalla Türkiye para kazanacak' savı, uluslararası hukuk karşısında geçersiz. Hayaldir."

'En büyük arazisi olan ilk üç büyük şirket Arap şirketi'

İmamoğlu, gelen bir soru üzerine proje güzergahındaki 30 milyon metrekare alanın el değiştirdiğini söyledi:

"2011'den bu yana arsa hareketi, tam 30 milyon metrekareyi bulmuştur. Tarım alanı olan bu alanlara bu ilgi niye? En büyük, kökten, aileden gelen birkaç alan hariç, en büyük arazisi olan ilk üç büyük şirket de Arap şirketi.

"30 milyon metrekare demek Beyoğlu, yetmez artı Bayrampaşa bir de üstüne Gaziosmanpaşa'yı ekleyin o yapıyor."

İmamoğlu, proje için harcanacak paranın büyüklüğünü göstermek içinse şu örnekleri verdi:

"Bu bütçe ile en az 9 Marmaray inşa edilebilir. İstanbul'daki bütün ilk okullar, orta okullar ve liseler sıfırdan yeniden inşa edilebilir. İstanbul'daki deprem sorunu olan ne kadar riskli yapı varsa, tümden yeniden yapılabilir. 150 yataklı tam 1.650 tane hastane veya yüzbinlerce gencimizin istihdam edileceği yüzlerce fabrika inşa edilebilir."

İmamoğlu, İBB ve ilgili bakanlıklar tarafından hazırlanmış ve imza altına alınmış protokolden neden çekildikleriyle ilgili olaraksa, "Protokol hukuksuzdu çünkü atanmış İBB Başkanı tarafından yetkisiz şekilde imzalanmıştı" dedi.

"Bu proje her yönüyle felaket, ihanet ve cinayet projesidir. Özetle diyoruz ki 'ya Kanal ya İstanbul" diyen İmamoğlu, projenin derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.

Ekrem İmamoğlu'nun projeyi eleştirdiği 15 başlık
İstanbul susuzluğa mahkûm olacak Proje deprem riskini tetikleyecek
İstanbul'un doğası katledilecek İstanbul'un tarihi talan edilecek
Vatandaşların sırtına yeni vergi yükleri binecek İBB'nin sırtına 25-35 milyarlık lüzumsuz maliyet yüklenecek
Kanal İstanbul gelir rüyası görmek demek Proje 50 yıllık hafriyata neden olacak
İstanbullular trafikte iki kat perişan olacak Proje, İstanbul'a 1,2 milyonluk yeni nüfus getirecek
Sekiz milyonluk nüfus bir adaya hapsedilecek Kanal İstanbul, Montrö rüyası görmek demek
Karadeniz balıkları ve balıkçılık yok olacak Kanal İstanbul maneviyatı yok etmek demek
Kanal İstanbul bu milleti sevmemek demek