14 Temmuz 2010 Basın Özeti

Guardian gazetesi, üç İngiliz askerinin, Afganistan'da beraberlerindeki bir Afgan askeri tarafından öldürülmesiyle ilgili değerlendirmelere yer veriyor.

Gazeteye göre, Helmand vilayetindeki bir üste meydana gelen olay, İngiltere hükümetinin Afganistan'dan çıkış stratejisine ciddi bir darbe niteliğinde.

Guardian, haberinde Afgan ordusunun eğitilmesi İngiltere'nin, bu ülkedeki hedefleri açısından kilit önemde olduğunu ve NATO güçlerinin temel amaçlarından biri de bu ordunun eğitimine indirgendiğini de belirtiyor.

Askerlerden birini yatağında, diğer ikisini ise kumanda odasına fırlattığı roket ile öldüren ve İngiltere tarafından eğitilen Afgan askeri kaçmayı başardı.

Taliban da yaptığı açıklamada bir askerin saflarına katıldığını ve şu anda güvenli bir yerde Taliban korumasında olduğunu duyurdu.

"Afgan askeri, kaçarken beraberinde güveni de götürdü"

Gazete bunun, Afgan askerlerinin beraberlerindeki İngiliz askerlerine ateş açtığı üçüncü vaka olduğunu da belirtiyor.

Guardian'ın bir başka değerlendirmesi ise başlığında, sabaha karşı üç askeri öldürdükten sonra kaçan Afgan askerinin, beraberinde güveni de götürdüğü mesajını taşıyor.

Gazete 'trajik' diye nitelediği bu ölümler nedeniyle, Afganistan'daki savaşa kamuoyu desteği bulmanın daha da zorlaşacağı yorumunu yapıyor.

Afganistan'daki İngiliz askerlerinden birinin görüşlerine de yer veren Guardian, artık NATO gücü askerlerinin zorlu bir devriye görevi ya da çatışmanın ardından üslerine döndüklerinde de dinlenemeyeceklerini, birlikte oldukları Afgan askerlerini gözetlemek zorunda kalacaklarını belirtiyor.

"BP, Lockerbie 'bombacısının' serbest bırakılmasına rol oynadı mı?"

Financial Times gazetesindeki bir haberde Amerikan senatörlerinin ABD havayollarına ait bir uçağın İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde düşürülmesinden sorumlu tutulan Libyalı Abdül Basit el Megrahi'nin serbest bırakılmasında, petrol şirketi BP'nin payı olup olmadığını araştırdıkları belirtiliyor.

Gazete, Demokrat Parti senatörlerinin, BP'nin Libya'daki çıkarları nedeniyle Megrahi'nin serbest bırakılmasında etkili olup olmadığının soruşturulmasını talep ettiklerini, bunun halihazırda Meksika Körfezi'ndeki sızıntı nedeniyle soruşturma altında olan şirket açısından ek bir baskı olduğunu ifade ediyor.

"Sığınmacı ve göçmenleri hapsetmek yanlış"

Independent gazetesi, İngiltere'de cezaevlerini denetlemekle görevli bağımsız kurumun, sınırdışı edilecek sığınmacı ve göçmenlerin cezaevine konmamaları gerektiği görüşünü aktaran bir habere yer vermiş.

Kurumun temsilcisi Dame Anne Owers'ın önerileri, iltica başvuruları kabul edilmeyen sığınmacılara, geldikleri ülkeye gönderilmeden önce kötü muamele edildiği iddialarının sonrasına rastlıyor.

Independent'a bir röportaj veren Owers, çok sayıda sığınmacı ve yasadışı göçmenin cezaevine konmakta olduğunu ancak kendisinin en ciddi kaygısının mülteci çocuklarla ilgili olduğunu söylüyor.

Gazete, Cezaevleri Denetleme Kurumu temsilcisinin, göçmenlerin tutulduğu merkezlerin, cezaevinden farksız olmasının yanlış olduğu görüşlerine de yer vermiş.

"Fransa'nın çarşaf yasağı hata"

Times gazetesi, Fransa parlamentosunun alt kanadının, kadınların kamuya açık alanlarda çarşaf ve yüzü tamamıyla kapatan her tür peçeyi kullanmalarına yasak getiren tasarıyı onaylaması üzerine yazılan bir yoruma yer veriyor.

Makalenin yazarı Houriya Ahmed, "Çarşaf, kadın düşmanlığının bir sembolüdür fakat yasaklanmamalıdır" diyor.

Yetiştiği Orta Doğu ülkesinde baş örtmeye ya da çarşaf giymeye zorlanmadığı halde kendi seçimi olarak bu şekilde örtündüğünü yazan Houriya Ahmed, İngiltere'ye yerleştikten sonra ise bir kadının dindar ya da iffetli olması için türban ya da çarşaf giymenin gerekli olmadığı fikrine vardığını belirtiyor.

Ahmed, Fransa parlamentosunun yasak kararının büyük bir hata olduğunu ve hükümetlerin kadınların örtünme biçimleriyle kendilerini baskı altına aldıklarını söylemek gibi bir görevi olmadığını da ifade ediyor.

Times'ta yazan Houriya Ahmed'e göre hükümetler bazı kamu binalarında, okullarda ya da hastanelerde yüzün kapatılmasını yasaklayabilir ve bu tip yasaklar Mısır, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde de var.

Toptan bir yasaklamayı ise çok baskıcı bulan Ahmed, "Fransız milletvekilleri, kadın hakları adına, kadınların seçme hakkını ellerinden almalarındaki ironiyi göremiyorlar mı?" diye soruyor.

İşçi Partisi'nin siyaset kültürü

Guardian gazetesi, son günlerde İngiltere iç gündemini meşgul eden eski İşçi Partisi hükümeti bakanlarından Peter Mandelson'un siyasi anılarını yayımladığı "Üçüncü Adam" adlı kitabı ile ilgili bir değerlendirmede bulunmuş.

Peter Mandelson, Times gazetesinde bazı bölümleri yayımlanmakta olan kitabında, İşçi Partisi içindeki iktidar mücadelesini, bakanların birbirleri ve partinin siyasi çizgisiyle ilgili kamuoyuna açıklanmayan görüşlerini kendi perspektifinden anlatıyor.

Gazete, İşçi Partisi hükümetindekilerin uzun yıllar boyunca medyayı dedikodu haberleri yapmak ve siyaseti kişiselleştirmekle suçladığını, ancak Mandelson'un anılarının, aynı kültürün İşçi Partisi içinde de olduğunu gösterdiğini savunuyor.

Guardian'ın başyazısına göre, 13 yıl iktidarda kalan İşçi Partisi'nin üst düzey isimlerinin yayımladığı bir dizi kitapta rahatsız edici ortak noktalardan biri de fikirlere, düşünsel farklılıklara verilen önemin azlığı.

İlgili haberler