15 Mart 2012 Basın Özeti

Guardian, Suriye lideri Beşar Esad ve eşi Esma Esad'ın kişisel elektronik posta adreslerinden yaptıkları yazışmalara geniş yer ayırıyor. Gazeteye göre Beşar ve Esma Esad, Muhalif Devrim Yüksek Konseyi adlı grubun ele geçirdiği 3 binden fazla elektronik posta, şu ana dek 8 bin kişinin ölümüne neden olan ülkedeki krizden pek etkilenmeyen ve lüks içinde yaşamaya devam eden bir portre çiziyor.

İran'dan tavsiye

Sözkonusu yazışmaları doğrulatmak için, yoğun çaba harcandığını söyleyen gazete, yazışmalarda adı geçen 10 kişiye ulaştıklarını ve bu kişilerin elektronik postaları doğruladığını söylüyor.

Guardian'ın yazışmalardan öne çıkardığı başlıklar şöyle;

  • Geçen yılın Haziran ayından, bu yılın Şubat ayına kadar olan dönemi kapsayan yazışmalarda, Esad'ın ülkedeki isyanı bastırmak için İran'dan tavsiye aldığı belirtiliyor.
  • Geçen Kasım ayında Suriye liderine, Humus'ın Bab-ı Amr semtinde Batılı gazetecilerin bulunduğu ve kentteki güvenliği arttırması tavsiye ediliyor.
  • Beşar Esad'ın, bir elektronik postada protesto gösterilerinin ardından yapmaya söz verdiği reformlarla 'palavra siyasi partiler, seçim ve medya yasası' diyerek dalga geçtiği görülüyor.

    Gelip Doha'ya yerleşin'

  • Esma Esad'ın internet üzerinden binlerce dolarlık lüks alışveriş yaptığı, Beşar Esad'ın ise çevresindekilere iPad'inden komik video ve internet linkleri yollayıp, iTunes'tan şarkı ve uygulamalar indirdiği söyleniyor.
  • Yılbaşında, Katar Emiri Hamid bin Halife el Tani'nin kızı Miyase El Tani, Esma Esad'a ülkeyi terk etmelerini tavsiye ediyor ve Doha'ya yerleşmelerini öneriyor. El Tani'nin bu önerisinden sonra, ikili arasındaki ilişkinin soğuduğu belirtiliyor.
  • El Tani ve Esma Esad arasındaki yazışmalarda, Esma Esad'ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a elektronik posta adresini vermek istemediği görülüyor.

'Erdoğan'a adresimi verme'

El Tani, 7 Aralık 2011 tarihli yazışmada, "Sevgili Esma, geçenlerde Türkiye'ye gittik. Başbakanın eşi elektronik posta adresini istedi. Sana yazmak istiyormuş. Ben de önce sana sormam gerektiğini söyledim" diyor. Esad ise, 11 Aralık'ta yazdığı yanıtta, "Adresimi bilmemesini tercih ederim. Bu hesabı ailem ve dostlarımla yazışmak için kullanıyorum. Cumhurbaşkanına ettikleri hakeretlerden sonra, onu bu kategorilerden ikisine de sokmak zor" ifadelerini kullanıyor.

'Türkiye'yi bölen eğitim reformu'

Financial Times, Türkiye'de hükümetin eğitim sisteminde yapmak istediği, kısaca "4+4+4" adı verilen değişiklikler konusundaki tartışmaya yer veriyor. Haberin başlığı, "Dini okulları desteklemek için yapılan reformlar Türkiye'yi bölüyor" şeklinde. Seyyar çaycılık yapan Yaşar'ın dört kızından birinin mühendis, birinin öğretmen, birinin avukat olduğunu, birinin de okumaya devam ettiğini anlatarak başlayan haber şöyle devam ediyor: "Ama Yaşar'ın ailesi, Türkiye'de nadir görülen bir durum. Birleşmiş Miletler'e göre, Türkiye'de kadınların sadece yüzde 24'ü çalışıyor ya da iş arıyor. Bu oran, Avrupa Birliği ortalamasının yarısı, Cezayir ve Katar'dakin den de az." Financial Times, değişikliğe destek verenlerin, Türkiye'nin anti-demokratik geçmişini sileceğini ve muhafazakâr, dindar aileleri çocuklarını okutmaya yönlendireceğini söylediğini aktarıyor. Karşıtlarınınsa, değişikliğin ilk dört yıllık eğitimden sonra bazı ailelerin kız çocuklarını okuldan almasına neden olacağı görüşünü savunduğu belirtiliyor. Haberde, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın, "Çocuk yaşta evlendirmelerin ve çocuk işçiliğin artacağı kaygıları var" yönündeki sözlerine de yer veriliyor. Haber şöyle devam ediyor; "Bu reformlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın buluşu. Erdoğan 1997'de, ordunun İslamcıların liderliğindeki hükümeti düşürmesinden sonra, sekiz yıllık kesintisiz eğitimle imam hatiplerin orta kısımlarını kapatan mevcut sistemin antidemokratik kökenlerine vurgu yapıyor. Dönemin laik iktidar sahipleri, 14 yaşından büyükler imam hatiplere devam edebilse de, daha küçük yaştaki çocuk ve gençlerin dini okullara yollanmasına karşı olduklarını hiçbir zaman saklamamıştı."

'Erdoğan kararlı'

Haberde, Başbakan Erdoğan'ın TÜSİAD'la giriştiği tartışmaya da yer veriliyor ve eğitimcilerin değişiklikler konusunda kendilerine danışılmadığından şikayet ettiği vurgulanıyor. Ancak zorunlu eğitimin ilk dört yılından sonra açık öğretim alınabileceği yönündeki değişiklik konusunda geri adım atan hükümetin ve Başbakan Erdoğan'ın , bu yeni sistemi yürürlüğe sokmaya kararlı olduğu söyleniyor. Independent, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın dün parlamentoda milletvekillerinin sorularına verdiği yanıtları haberleştirmiş. Haberde milletvekillerinin, Ahmedinejad'ı ekonomiyi kötü yönetmek ve Dini lider Ayetullah Hamaney'in otoritesine meydan okumakla suçladığı belirtiliyor.

'Parlamentoyla alay etti'

Ahmedinejad'ın ise, bu suçlamaları reddettiği ve parlamentoyla alay eden şakalar yaparak, milletvekillerinin öfkesini çektiği söyleniyor. Haberde görüşlerine yer verilen milletvekili Muhammed Taki Rehber, "Bugüne dek parlamento Ahmedinejad'a destek veriyorsa bile, bugünden sonra vermeyecek" diyor. Ahmedinejad'ın 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana parlamento tarafından sorgulanan ilk cumhurbaşkanı olduğu vurgulanıyor. Haberde ayrıca, parlamentonun Ahmedinejad'ın yanıtlarını tatmin edici bulmaması durumunda, azil yolunun açılabileceği de hatırlatılıyor.

İran'a nükleer uyarılar

Daily Telegraph da Amerikan Başkanı Barack Obama'nın nükleer programı konusunda İran'a yaptığı uyarıya yer veriyor. Habere göre Obama, İran'la diplomatik bir çözüme varmak için fırsat penceresinin daraldığını söylüyor. Daily Telegraph, Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'a, 'gelecek ay Türkiye'de yapılacak görüşmelerin askeri saldırıdan kaçınmak için son şans olduğu' uyarısını İran'a iletmesini istediği yönünde haberler bulunduğunu da hatırlatıyor.

İlgili haberler