8 Nisan 2013 Basın Özeti

Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Türkiye ziyareti Times gazetesinin dünya haberleri sayfalarında yer buluyor.

Haberde, Kerry'nin Türkiye temaslarında Ankara'ya İsrail'le ilişkilerin tam anlamıyla normalleştirilmesi çağrısında bulunduğu aktarılıyor.

Kerry'nin 10 günlük Orta Doğu ziyaretinde, İsrail'e geçmeden önce Türkiye'ye uğradığını belirten gazete, Kerry'nin son iki hafta içindeki üçüncü İsrail ziyaretinin, ABD'nin Filistin-İsrail barış sürecini canlandırmak için harcadığı yoğun çabanın bir parçası olduğunu vurguluyor.

'Ankara'nın arabuluculuğuna ret'

Times, Kerry'nin Filistin devleti kurulması karşılığında İsrail'in Arap dünyasının çoğu tarafından tanınmasını öngören bir plan açıklamasının beklendiğini belirtiliyor. Kerry'nin, "Türkiye, pek çok yönden barış sürecine önemli katkıda bulunabilir" yönündeki sözlerini aktaran gazete şöyle devam ediyor;

Ankara'nın Gazze Şeridi'ni kontrolü altında tutan Hamas'la yakın bağları, rakip El Fetih hareketiyle uzlaşılmasında önemli bir rol oynayabilir. Ancak İsrailli Bakan Yuval Steinitz, Türk medyasında yer alan 'Ankara'nın barış sürecinde yeni bir arabulucu olarak değerlendirildiği' yönündeki haberleri reddetti. Steinitz, 'Benim şahsen böyle bir karardan haberim yok. Hamas'la müzakere etmiyoruz. Dolayısıyla, Erdoğan'ın Hamas'la ilişkileri burada ilgisiz. Filistin yönetimiyle de doğrudan müzakere ediyoruz. Dolayısıyla arabuluculuya gerek yok' diyor."

Times, Ramallah'taki Filistinli yetkililerin de Türkiye'nin arabuluculuğuyla ilgili haberleri reddettiğini ve Türkiye'nin arabuluculuk yapması çağrılarını 'temelsiz' ve 'etkisiz' bulduklarını belirtiyor. Gazeteye konuşan Filistin Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Riad Malki, hükümetinin İsrail hükümeti üzerindeki nüfuzları nedeniyle başta Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere olmak üzere 'Ortadoğu Dörtlüsünü' tercih ettiklerini söylüyor. Ancak gazete, isminin açıklanmasını istemeyen bir Filistinli yetkilinin Türkiye'ye itiraz edilmesinin asıl nedenini, Erdoğan'ın Hamas'tan yana tavır koyması ve Batı Şeria'daki 'daha ılımlı' Filistinli lider kadrosunun tecrit edilmesi ihtimalinden duyulan kaygıyla açıkladığını da aktarıyor.

Euro krizinde son halka Portekiz

İngiltere basınının geniş yer verdiği konulardan biri de Euro krizinde dikkatlerin çevrildiği son ülke Portekiz'deki gelişmeler. Portekiz, iki yıl önce Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu IMF'den 78 milyar Euro kurtarma kredisi almış, bunun karşılığında da bütçe açığını kapatmak için kapsamlı bir kesinti programı uygulamaya başlamıştı.

Ancak, ülkenin anayasa mahkemesi 1,4 milyar Euro tutarındaki çeşitli kesinti kalemlerinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.

Financial Times, dün akşam televizyondan halka seslenen Portekiz Başbakanı Pedro Passos Coelho'nun ikinci bir kurtarma kredisi almak zorunda kalmamak için başka kesintiler yapmak zorunda kalacaklarını söylediğini belirtiyor.

Gazete uzmanların da, daha önce Lizbon'un bütçe hedeflerini tutturma süresini iki yıl uzatan uluslararası borç verenlerin, özellikle Almanya ve Hollanda'nın Kıbrıs'a karşı sert bir tutum takındığı bir dönemde, yeni tavizler vermekte isteksiz davranacağı görüşünde olduğunu aktarıyor.

Times ise, Kıbrıs'ın kurtarılmasından sadece iki hafta sonra Portekiz'de ortaya çıkan sorunların, Euro Bölgesi'ne üye Güney Avrupa ülkelerinde yeni bir fırtına yaşanacağı korkularını arttırdığını söylüyor.

Gazete, Portekiz'in uyguladığı kemer sıkma uygulamalarının diğer zor durumdaki ülkelere örnek gösterildiğini, ama şimdi Lizbon'un Euro Bölgesi liderlerinin başağırları sıralamasında ilk sıraya oturacağını da vurguluyor.

Maduro'nun laneti

Financial Times dünya haberleri sayfalarında, eski Venezuela lideri Hugo Chavez'in ölmeden önce halefi olarak gösterdiği Nicolas Maduro'nun orduyla ilişkileri üzerine geniş bir habere yer veriyor.

Gazete 14 Nisan'daki seçimlerde yeni Venezuela lideri olması beklenen Maduro'nun Chavez gibi ordunun desteği ve sadakatine sahip olmadığını yazıyor.

Gazete, orduda Kübalılar'ın nüfuzunu protesto etmek için üç yıl önce istifa eden ve sonra muhalefetin saflarına katılan General Antonio Rivero'nun görüşlerine yer veriyor Rivero, "Chavez orduyla nasıl konuşulacağını, nasıl disiplin ve sadakat isteyeceğini biliyoru. Maduro'nun hiçbir fikri yok. Maduro ordunun gözünde Chavez'in tam tersi" diyor.

Times da Maduro'nun seçim kampanyasında eski bir lanetin yardımına başvurduğunu yazıyor.

Gazeteye göre Maduro ülkenin kırsal kesimindeki bir seçim konuşması sırasında, "Nicolas Maduro aleyhine oy verenler, aslında kendileri aleyhine oy veriyor ve Macarapana'nın laneti üzerlerine olacaktır" dedi.

Gazete ayrıca, Maduro'nun bahsettiği lanetin 16.yüzyılda İspanyol sömürgecilerin yerlileri katlettiği Maracapana savaşına bir gönderme olduğunu belirtiyor.

'Çarptıysan, yiyebilirsin de'

Daily Telegraph'ın dünya haberleri sayfalarında Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde yürürlüğe sokulan ilginç bir yasa haberleştirilmiş.

Habere göre Montana, sürücülerin yolda çarptıkları vahşi hayvanları yemesine yasal olarak izin veren ilk Amerikan eyaleti oldu.

İlgili yasa tasarısını hazırlayıp oya sunan eyalet meclisi üyesi Steve Levin, büyük kısmı kırsal bölgelerden oluşan eyalette araba sürerken yolda gördüğü ölü vahşi hayvanları saydığını söylüyor ve "Bu kadar iyi etin israf edilmesi günahtı" diyor.

Haberde tasarıya önce bütün vahşi hayvanların dahil edildiği, ama sürücülerin ticari değeri olan koyun, ayı ve vaşakları hedef alabilecekleri endişesiyle, geyik ve antilop türleriyle sınırlandırıldığı da aktarılıyor.

Hollande'ın devesi 'deve oldu'

Times ise, Mali'nin Timbuktu kentinde Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande'a hediye edilen yavru devenin yendiğini yazıyor.

Times habere, "Güven kaybetmiş bir hükümet, dibe vuran destek ve kötü bir ekonomik görünüm..Hollande işler daha da kötüye gidemez diye düşünürken şimdi de devesi yendi" diyerek başlıyor.

Gazete, Mali'nin radikal İslamcılarla savaşında Fransa'nın desteğine minnettarlık ifadesi olarak Hollande’a hediye edilen devenin kesilip, yahni yapıldığını belirtiyor.

Times Fransız medyasına göre, devenin yendiği haberinin Mali'deki Fransız subaylar tarafından Savuma Bakanı Jean-Yves Le Drian'a iletildiğini, Le Drian tarafından da cumhurbaşkanlığı sarayına aktarıldığını yazıyor.

Habere göre, Hollande önce deveyi Fransa'daki bir hayvanat bahçesine götürmek istedi. Ama Hollande, danışmanlarının Fransa'ya yabancı bir ülkeden hayvan sokmanın çok fazla bürokrasi gerektirdiği uyarısı üzerine deveyi bakmaları için Timbuktu'daki bir aileye teslim etti. Söz konusu aile de, Kuzey Afrika'da sevilen bir et pişirme yöntemi olan tajin, yani yahni yapıp deveyi yedi.

Times haberin altında da kilden yapılan özel bir kapta pişirilen, deve eti tajinin tarifini de veriyor.

İlgili haberler