04 Ekim İngiltere Basın Özeti

İngiltere'nin Economist dergisi, Türkiye'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı demokratikleşme paketiyle ilgili olarak ''Büyük reformcu geri mi döndü?'' diye soruyor.

Dergi, ''Kime sorduğunuza bağlı.'' diye devam ediyor.

Mor Gabriel Manastırı'nın arazisiyle birlikte iade edileceği Süryani topluma soracak olursanız, çoğunun yanıtının ''evet'' olacağını yazan Economist, buna karşılık Kürt azınlığın Başbakan Erdoğan'ın ''reformculuğuna'' daha şüpheyle bakmasının muhtemel olduğunu vurguluyor.

Dergi, her ne kadar okullarda Türk'üm diye başlayan ant içme törenleri artık kaldırılmış ve isimleri Türkleştirilmiş binlerce köye tekrar eski adlarının verilmesinin önü açılmış olsa da, BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak'ın tepkisini öne çıkarıyor: ''Bu paket beklentilerimizden hiçbirine yanıt vermedi.''

Memnun olmayan çok ama...

Economist, Türkiye'nin halen dünyanın en çok sayıda gazeteciyi hapis tutan ülke ünvanına sahip olduğunu, Heybeliada'daki Rum Orotodoks Kilisesi ruhban okulunun kapalı durduğunu ve Alevilerin de muhtemelen paketten en büyük memnuniyetsizliği duyan grup olduklarını yazıyor.

Dergi, ''Alevilerin cemevlerinin resmi statü kazanması talebi bir kez daha göremezden gelinirken, Başbakan Erdoğan'ın Sünni yandaşı dış politikası bu ayrımcılık hissini daha da keskinleştiriyor.'' diye ekliyor.

Fakat Economist, bütün bu eleştirilere karşın Erdoğan'ın açıkladığı reformların ''doğru yönde atılmış kayda değer bir adım'' olduğu inancında. Dergiye göre bu reformlar, ''Haziran ayında Erdoğan hükümetinin kitlesel protestolara verdiği zalimce tepki ardından ülkeyi saran kasvet havasını'' dağıttı.

Economist, terörle mücadele yasalarında bir değişiklik olmamasından şikayet eden Kürtlerin haklı olduğunu zira binlece Kürt aktivistin bu yasalar nedeniyle hapis yattığnı yazıyor.

Fakat yaklaşan yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Erdoğan'ın milliyetçi taraftarlarını dışlamamaya özen gösterdiğini yazan dergi, BDP'li yetkililerin dahi özel sohbetlerinde PKK lideri Abdullah Öcalan ile girdiği barış görüşmelerini kamuya açıklayan ilk Türk lideri Erdoğan'ın ancak bu hızda ilerleyebileceğini kabul ettiklerini belirtiyor.

Barış görüşmeleri raydan çıkabilir

Economist, Abdullah Öcalan'ın sahadaki komutanlara Mart ayında ilan edilen ateşkesi sürdürmeleri yönünde talimat vermesini bekliyor.

''Üstelik'', diye devam ediyor Economist, ''PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin el-Kaide bağlantılı cihatçı militanlar dahil isyancı gruplarla giriştiği savaş göz önünde buludurulursa, PKK örgütünün Türkiye'yle yeniden çatışmaya girmeyi göze alması zor görünüyor.''

Ama Economist, Öcalan'la barış görüşlerini raydan çıkartması en olası şeyin de Türkiye'nin PYD ile savaşan gruplara vermeyi sürdürdüğü destek olduğunu yazıyor.

Derginin Erdoğan hükümetine verdiği nasihat şöyle: ''Türkiye'nin Suriyeli Kürtlere karşı başka gruplar üzerinden verdiği savaşın amacı ayrılıkçılık eğilimlerini törpülemekse, bu amacın tam tersi bir etki yaratmasının çok daha olası olduğunu tarih göstermiştir.''

ABD'de bankamatiklere takviye

Financial Times'ın manşetinde ABD Hazinesi ve IMF'nin Kongre'ye yaptığı uyarı yer alıyor.

Cumhuriyetçi ve Demokrat kanat arasında federal bütçe konusundaki anlaşmazlık yakın zaman içinde gündeme gelecek ''borç tavanına'' da sirayet ederse, ABD'nin borçlarını geri ödeyemez duruma gelmesi sözkonusu olabilir.

Hazine ve IMF yetkilileri -en başta da Financial Times'ın ön sayfasına fotoğrafı konan IMF Başkanı Christine Lagarde- bu olasılığın son derece kötü sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Financial Times'ın da belirttiği gibi, Hazine ve IMF yetkilileri 17 Ekim tarihinde dolması beklenen yasal borçlanma sınırının Kongre tarafından daha yüksek bir seviyeye çekilmesini ve bu sayede ABD hükümetinin piyasalardan para temin etmeye devam edebilmesini istiyor.

Gazete, mevduat sahiplerinin panik içinde bankalara koşması olasılığına hazırlıklı olunması amacıyla bankamatiklere takviye para stoklandığını aktarıyor.

Financial Times, Kongre'deki anlaşmazlığın New York borsasında hisse fiyatları ve Amerikan doları üzerinde baskı oluşturmaya başladığını bildiriyor.

Siber savaş komutanının esrarlı ölümü

Independent'ın dış haber sayfalarında, İran'ın siber savaş uzmanı Mojtaba Ahmadi'nin Tahran yakınlarında öldürülüşü konusunda esrar perdesinin kalkmadığı bildiriliyor.

İran'ın nükleer programında çalışan önde gelen araştırmacıları ve savunma uzmanlarını hedef alan cinayetler zincirinin arkasında İsrail'in olduğunu düşünen çok.

Fakat Independent, İsrail'den yapılan açıklamada, ''Bir siber savaş komutanının, şu ya da bu nükleer uzmanın ortadan kaldırılması veya suikaste kurban gitmesi durumunda bu olaya muhakkak ki İsrail'in dahil olduğu söylenemez.'' dendiğini aktarıyor.

Görgü tanıkları Ahmadi'nin vurulduğunu söyleyese de, Independent, Devrim Muhafızları'nın sadece ''dehşet verici bir olay'' demekle yetindiğini ve suikast iddiasını reddettiğini bildiriyor.

Gazete, 2007 yılından bu yana İran'da beş nükleer bilimcinin yanısıra balistik füze programı direktörünün öldürüldüğünü ve Tahran yönetiminin bu ölümlerden dolayı İsrail'i suçladığını hatırlatıyor.

Independent, İsrail'in suikast suçlamalarına bugüne değin yorum yapmamakla birlikte, bazı durumlarda ölüm haberinden duyduğu memnuniyeti ifade ettiğini bildiriyor.