1 Ocak İngiltere Basın Özeti

2014 yılının ilk gününde İngiltere'de gazeteler bugünden itibaren Romanya ve Bulgaristan vatandaşlarına Avrupa Birliği'nde serbest dolaşım hakkının tanınmasını ve Suriye'deki iç savaşı sayfalarına taşıyor.

Telegraph gazetesi, Romanya ve Bulgaristan vatandaşlarına bugünden itibaren serbest dolaşım hakkı tanınmasıyla Avrupa Birliği dışında yaşayan yüzbinlerce insanın da İngiltere'de iş bulabileceğini öne sürüyor.

Gazete, Bulgaristan'ın AB üyesi olmayan Moldova ve Makedonya'da yaşayan bazı kişilere de vatandaşlık hakkı tanıdığını, ve tarihi bağlardan dolayı bazı Sırpların, Ukraynalıların ve Türklerin de bu haktan yararlanabildiğine dikkat çekiyor.

Telegraph'ın haberine göre bu haktan dolayı da AB üyesi olmayan ülkelerden gelen kişiler, serbest dolaşım hakkı tanınan Bulgaristan'ın vatandaşı olup AB'de iş bulabilecek.

Telegraph, Romanya ve Bulgaristan'a bugün tanınan hakla İngiltere'ye çalışmak için gelecek kişilerin sayısında büyük artış görüneceğine dair endişelerin de arttığını yazıyor.

İngiltere hükümetinin kaç kişinin ülkeye geleceğine dair bir tahmin yapmaktan kaçındığını aktaran gazete göç karşıtı derneklerin tahminin bu rakamın yılda 50 bin olacağı yönünde olduğunu yazıyor. Gazete, İngiltere'de kimi belediyelerin yeni göçmenlere hizmet sağlamakta zorlanacaklarını söylediklerini de ekliyor.

Ama Telegraph, Romanyalı ve Bulgaristanlı siyasetçilerin bu tür endişelerin abartıldığını söylediklerini de habere ekliyor.

Times: 'AB yetkilisi 'göçmenlerle uğraşmayı bırakın' diyor'

Times gazetesi de Romanyalı ve Bulgarların bugünden itibaren serbest dolaşım hakkı kazanmasını ana sayfasına taşıyan gazetelerden.

Konu hakkında iki haber yayınlayan gazete, ilkinde İngiliz şirketlerin çeşitli konumlarda çalıştırılmak üzere 60 bin Romanyalıya ihtiyacı olduğunu aktarıyor.

Bu habere göre İngiliz şirketler taksi şoförlerinden otel çalışanlarına kadar çeşitli konumlar için Romanyalı internet sitelerine ilan vermiş.

Times'ın yayınladığı ikinci haber ise İstihdam, Sosyal İşler ve Sosyal İçerme konularından sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi László Andor'un sözlerine yer veriyor.

Habere göre Andor, ekonomik kriz yaşayan ülkelerin Romanyalı ve Bulgar göçmenleri "hedef alıp" onlarla uğraştığını söylüyor.

Times ayrıca Andor'un geçmişte İngiltere'de göçe karşı gösterilen "histerinin" ülkeyi "kaba bir ülkeye" döndürebileceği yönünde Başbakan David Cameron'ı uyardığını hatırlatıyor.

Guardian: 'Suriye'de nefret artıyor'

Guardian gazetesi için Suriye'deki iç savaşın mezhepsel yanlarını ele alan Martin Chulov, isminin açıklanmasını istemeyen bir Hizbullah komutanıyla yaptığı mülakatı kaleme almış.

"Şiilerle Sünnilerin karşı karşıya kaldığı savaş" olarak nitelediği iç savaş hakkında konuştuğu Hizbullah komutanının "mezhepsel çatışmalar sonucunda kendilerini korumak için savaşa dahil olmak zorunda kaldıklarını" söylediğini yazan Chulov'un mülakatı şöyle devam ediyor:

"Hizbullah komutanı 'Bu savaş sadece bize karşı değil, tüm insanlığa karşı. Ve bu kazanacağımız bir savaş.' diyor.

Komutan, Suriye'nin doğusunda Hizbullah'ın büyük rol oynadığını kabul ettiği, ve muhalif gruplara ve Sünni militanlara karşı Suriye ordusunun gayesini kuvvetlendirdiği savaştan bahsediyor.

(…) Komutan 'Suriye ordusu iyi savaşıyor. Liderlik göstermediklerini söylemek doğru değil. 30 bin askerlerini yitirdiler. Bu savaşmayan bir ordudan beklenemez. Biz onlara danışmanlık yapıp bazen taktik bakımından liderlik ediyoruz. Ama lider biz değiliz.' diyor.

Ama Suriye'nin sınırında bulunan Kuşeyr'de başka bir durum söz konusu. (…) Kuşeyr çatışması Hizbullah'a 112 askere mâl oldu. Ama bu çatışmanın önemi farklı. Zira ilk defa bu çatışmada Hizbullah lideri Hasan Nasrallah askerlerinin Suriye'de savaştığını kabul etti.

Bu kabul, birçok Sünni Arap ülke tarafından saldırganlık olarak nitelendi ve öfkeyi körükledi."

Times: 'Savaşı durduramayız ama kurbanlara yardım edebiliriz'

Times gazetesi için Suriye konusunda bir makale kaleme alan Roger Boyes, son günlerde kullanılmaya başlanan varil bombalarının Beşar Esad'ın Batı'nın "kayıtsızlığına karşısında" attığı son adım olduğunu yazıyor.

Rusya ve Suriye'nin Batı'yı "enayi yerine koyduğunu" öne süren Boyes, Suriye'yi kimyasal silahlardan arındırmak için varılan anlaşmanın "bir zamanlar Arap medeniyetlerinin beşiği olan bir ülkeyi insani krize dönüştüren gaddarca bir savaşı" örttüğünü yazıyor.

Boyes, Suriye'deki masum kişilerin korunması için ivedilikle uçuşa yasak bölge ilan edilmesi ve "bir kez daha sınırlı askeri müdahalenin düşünülmesi" gerektiğini savunuyor.

Boyes, savaşın bittiği gün Suriye'den geri kalanın "Bosna'da olduğu gibi büyük bir mezarlık" olacağını da yazıyor.

İlgili haberler