13 Ocak İngiltere Basın Özeti

İngiltere basınında bugün, Fransa Cumhurbaşkanı'nın gizli ilişkisi, İngiltere'de yargı sistemine 'Masonlar' aracılığıyla sızdığı iddia edilen suç örgütleri ve Türkiye'deki gelişmeler öne çıkıyor.

Financial Times gazetesi Türkiye’de AKP hükümetinin internet yasağının genişletilmesini öngören kanun teklifine ilişkin bir habere yer veriyor.

Gazetenin Türkiye muhabiri Daniel Dombey’in imzasının taşıyan haberde, “Türkiye, hükümetin yolsuzluk skandalına yanıt olarak ülkenin yasal kurumları üzerindeki denetimi sıkılaştırdığı bir dönemde, internet üzerindeki kontrolü de artırma arayışında” deniyor.

Gazete, AKP’nin ‘öne sürdüğü yasa teklifiyle ulaştırma bakanlığı ve iletişim bakanlığına, gizliliği ihlal ettiği kanaatine varılan internet sitelerini ve müşterilerinin internetteki hareketlerini muhafaza eden internet hizmet sağlayıcılarını kapatma yetkisi verildiği’ yazıyor.

Financial Times, ‘torba yasası’ kapsamında sunulan teklifin, sansürlenen sitelere kullanıcı erişimi sağlayan internet servislerine (ISP) de kısıtlama getirebileceğini belirtiyor ve önceden uygulamaya konan kısıtlamaları hatırlatıyor:

“Türkiye’de çocukların korunması için hali hazırda internet filtreleme uygulaması var ve geçen yılın ilk altı ayında Google’dan 1.663 sitenin kaldırılması yönünde talep yapıldı, çoğu reddedilse de bu rakam diğer tüm ülkelerin üç katı.”

“Bazı muhalifler, yasa girişiminin, aralarında dört eski bakan ve Erdoğan’ın oğlu Bilal’in de bulunduğu hükümetle bağlantılı isimlerin hedef alındığı yolsuzluk skandalı ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin iktidarı güçlendirme eğiliminin bir parçası olduğunu iddia ediyor.”

'İngiltere'de nefret suçları incelenmiyor'

Independent gazetesinin baş sayfa manşetinde İngiltere’de çoğu ırkçı nefret suçlarının polis takibine takılmadığına ilişkin bir özel bir haber yer alıyor.

Gazetenin, İngiltere hükümetinin yaptığı bir araştırmaya dayandırdığı haberde, polis soruşturmasına güven duyulmadığı için on binlerce nefret suçunun emniyet birimlerine bildirilmediği yazıyor.

Son üç yılda, İngiltere ve Galler’de bildirilen nefret suçlarının yüzde 20 oranında düştüğüne dikkat çeken Independent gazetesi, ırkçı veya dini gerekçelerle işlendiği iddia edilen suçların yalnızca beşte birinden azının soruşturulduğunu, bu soruşturmaların da üçte birinden azının mahkemeye taşındığını, hüküm giyenlerin ise çok az olduğunu belirtiyor.

Polisi eleştiren eylemciler, emniyet güçlerinin ‘kurbanları ortaya çıkmaları için cesaretlendirmek yerine, suç oranlarının düştüğünü göstermeye daha hevesli’ olduklarını söylüyor.

İngiltere yargısında Masonlar

Independent gazetesinde yer alan bir diğer özel haber de, organize suç örgütlerinin Mason locaları aracılığıyla ülkenin yargı sistemine ‘görevini kötüye kullanan yetkililer’ yerleştirdikleri belirtiliyor.

Gazetenin, Londra Emniyeti’nden (Metropolitan Polisi) sızan 2002 tarihli ‘Operation Tiberius’ adlı rapora dayandırdığı haberde, yeraltı örgütlerinin Masonlar arasındaki bağlantılarını kullanıp İngiliz Polis Teşkilatı Scotland Yard’a ‘görevini kötüye kullanan’ yetkililer sızdırdıkları yazıyor.

Independent gazetesi, “Gizli el sıkışmalarıyla meşhur Mason locasının uzun zamandır başta yargı ve polis olmak üzere adalet sisteminde üyeleri olduğundan şüpheleniliyordur. Siyasi kurumlar ve medyanın büyük bir bölümü bu görüşleri genellikle komplo teorisi olarak algılayıp göz ardı ediyor. Fakat Operation Tiberius, Independent’ın olası sorunla ilgili son altı ayda sızdırdığı ikinci polis raporu.”

Gazete 2008’de yayımladıkları ‘Project Riverside’ adlı raporda da Mason üyeler aracılığıyla organize suç örgütlerinin kendi çıkarları için polis memurlarının görevlerini kötüye kullanmaya teşvik etme girişimlerinin yer aldığını aktarıyor.

Independent’ın haberle ilgili görüşünü aldığı İngiliz Polis Teşkilatı Scotland Yard sözcüsü, “Londra Emniyeti, hiçbir yetkilimizin ve personelimizin khalkın polis duyduğu güveni sarsacak davranışlarına hoşgörü göstermeyecektir” açıklamasını yapıyor.

İngiltere akademisinde 'yolsuzluk'

Guardian gazetesi de baş sayfa manşetine akademi kuruluşları ve iş dünyasının iç içe geçtiğini iddia eden bir yolsuzluk haberini taşıyor.

Habere göre, İngiltere’de vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen bir akademi kuruşu zinciri, özel firmaların müdürlerine, mütevelli heyetlerine ve akrabalarına milyonlarca sterlin aktardı.

Gazetenin özel haberinde, en az dokuz farklı akademi zincirinden yapılan ödemelerin danışmanlık bedeli, müfredatlar, teknik danışmanlık ve malzeme, seyahat, harcamalar ve yasal hizmetler gibi hizmetler için yapıldığı belirtiliyor.

Guardian gazetesi, akademi kuruluşlarının ödemelerle yasaları deldiklerine ilişkin bir veri olmadığını ancak muhalefetin iktidara kuruluşların daha dikkatli denetlenmesi çağrısında bulunduğunu aktarıyor.

Haberde, muhafazakârlar tarafından kurulan bir akademinin, finansörün akrabalarının sahip olduğu şirketlere 1 milyon sterlinden fazla ödeme yaptığı verilen örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Fransız liderin gizli aşkı

İngiliz gazetelerinde öne çıkan haberlerden biri de Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın birlikte yaşadığı gazeteci First Lady Valerie Trierweiler’in, Hollande’ın bir aktrisle gizli ilişki yaşadığının ortaya çıkması üzerine hastaneye kaldırılması.

Times gazetesinde yer alan bir analizde, Hollande’ın özel hayatıyla ilgili tartışmalardan kaçınmak isteyeceği ve kendisinin yalnızca ‘cumhurbaşkanı’ olarak yaptıklarıyla ilgilenen halkın anlayışına sırtına dayayabileceği belirtiliyor.

Fakat analizde, Hollande’ın bu meselenin üstesinden gelmekte başarısız olması durumunda dikkatini ekonomiyi canlandırmaya yöneltme çabalarının da sonuçsuz kalabileceği ifade ediliyor.

Fransız liderin gizli ilişkisinin ortaya çıkmasıyla ülke ekonomisine olan ilginin dağıldığını savunan gazetelerden biri de Financial Times gazetesi.

Gazetede yer alan analizde, skandalın zamanlamasının ‘çok kötü’ olduğuna ve Hollande’ın ‘ağır giden’ ülke ekonomisini canlandırabileceği konusunda halkı ikna etmek için Salı günü yapması beklenen konuşmadan yalnızca birkaç gün öncesine denk gelmesine dikkat çekiyor.

Fransa ekonomisini değerlendiren analizde şu ifadeler yer alıyor:

“Hükümet, Fransa’nın ‘Avrupa’nın hasta adamı’ olduğu iddialarına hiddetle karşı çıktı. İngiltere dahil hiçbir ülke, krizden Fransa kadar çok etkilenmedi. 2014’te yaklaşık yüzde 1’lik büyüme gerçekleşmesi ve yıl içinde işsizliğin euro bölgesi ortalamasının altında yüzde 11’e çıkması bekleniyor.”

Gazete, Fransa’ya iş dünyasının güveninin ve yatırımların azaldığını, devlet borcunun arttığını belirtip Hollande’ın hükümetin ilerlediğine yönelik bir işaret evermesi gerektiği yorumunu yapıyor.

Daily Telegraph gazetesi de baş sayfasında First Lady Trierweiler’in büyük bir fotoğrafını paylaşıyor ve iç sayfalarında geniş yer ayırdığı haberde Hollande’ın Salı günü yapacağı açıklamanın önemli olduğu vurgulanıyor.

Gazete, Hollande’ın Trierweiler ile ilişkisinin bittiğini açıklaması durumunda Trierweiler’in bir odasının ve yanında çalışan beş kişinin bulunduğu Elize Sarayı’ndan ayrılması gerekeceğini yazıyor.

Gazete ayrıca muhalefetteki UMP partisi başkan yardımcısı Daniel Fasquelle’in şu sözlerini aktarıyor:

“Fransızların First Lady’nin kim olacağını bilmeye hakkı var. Cumhurbaşkanı Elize’ye bir kadın yerleştirdiği andan itibaren ona ödeme başlıyor ve kendisine seyahatlerde eşlik edecek personel veriliyor. Bu halkı ilgilendiren bir mesele… Romantik fetihler yapacağına, ekonomik krizin acısını çeken Fransızlarla ilgilenmeli.”

Müslüman Kardeşler Londra'da

Daily Telegraph gazetesinde yer alan bir haberde, Mısır’da Muhammed Mursi’nin askeri darbeyle devrilmesi sonrası Müslüman Kardeşler üyelerinin de tutuklanmasıyla grup üyelerinin Londra’ya kaçtığı yazıyor.

Habere göre, Mısır’dan kaçan Müslüman Kardeşler üyeleri, Mursi’nin tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan iki yardımcısı tarafından kuzeybatı Londra’daki Cricklewood semtinde kurdukları bir ofiste yeniden bir araya geliyor.

Adını vermek istemeyen Müslüman Kardeşler üyeleri, Londra’yı ‘güvenli’ olduğu ve ‘insan hakları ile sosyal adalete değer veren özgür demokrasinin başkenti olduğu’ için seçtiklerini söylüyor.

Türk modacıyla röportaj

Independent gazetesi Türk modacı ve tasarımcı Ümit Benan’la yaptıkları röportaja geniş yer ayırıyor.

Gazetenin muhabiri Rebecca Gonsalves’in yaptığı röportajda Benan’ın, Hollywood’da sinema dünyasına girmek isterken kendisini moda dünyasına çeken hayatı ve aile bağları irdeleniyor.

Paris’te modellerini tanıtacak olan Benan gazeteye verdiği röportajda, ailesinin özellikle de küçüklüğünde tekstil atölyesinde çalıştığı babasının kariyerinde büyük bir etkisi olduğunu söylüyor.

İlgili haberler