29 Mayıs İngiltere Basın Özeti

Financial Times gazetesinde yer alan "Türkiye'nin açıkları modern ekonomi iddiasını çürütüyor" başlıklı bir haberde, "Kötü yönetişim ve yatırımsızlık yeni büyüme modeli arayışını baltalıyor" deniyor.

Daniel Dombey imzalı haberde, Koç grubunun Yeniköy'deki Ford Otosan fabrikasının açılışına gönderme yapılarak 511 milyon dolara mal olan tesisin, Türkiye'nin modern ekonomi olma iddiasını yansıttığını, ama törende neredeyse tüm konuşmacıların 301 kişinin öldüğü Soma'daki maden faciasından söz ettiğini belirtiyor.

Haberde şöyle deniyor:

"Facia, Türk ekonomisi öyküsünün, pek çok düşük katma değerli sektörün olduğu, yatırımın bulunmadığı ve kuralların uygulanmasında lakayıtlığın hakim olduğu diğer yüzünü hatırlattı."

Yazıda Massachusetts Institute of Technoloy'den ekonomi uzmanı Daron Acemooğlu, Türk ekonomisinin geniş ölçüde çifte bir yapısı olduğunu belirtiyor.

Acemoğlu, İstanbul ve Ankara gibi bazı bölgelerde orta sınıf ve ihracat sektörü için üretim yapan çok modern tesislerin bulunduğu, fakat diğer taraftan, kayıt-dışı, iş güvenliğinin düşük olduğu, çalışanların düşük ücretler aldığı çok sayıda şirketin olduğuna dikkat çekiyor.

'Orta gelir tuzağı'

Haberde Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'nın verilerine dayanılarak son 10 yıl içinde yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payının yüzde 4'ünün altına düştüğü, bunun Türkiye'yle kıyaslama yapılabilecek birçok ülkedekinden düşük bir seviye olduğu kaydediliyor:

"Bu eğilimi geri çevirecek yeterli yatırım da yok. Tüketim ve kamu harcamalarıyla ayakta duran ekonomide özel sektör sermaye harcamaları geçen yıl sadece binde 7 arttı. Lira yılın başlarında çökmesine rağmen Türk piyasaları toparlandı, yılın ilk üç aylık döneminde ihracat yüzde 9 oranında arttı ve göreceli olarak güçlü sanayi üretimi, karamsar tahminleri yanlış çıkardı."

"Ama Prof. Acemoğlu'nun ortaya koyduğu tabloda, ekonomin geleceği kötü yönetişim ve hukukun üstünlüğünün zayıf olması yüzünden gölgelenmiş durumda. Bu durum Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkelerin daha önceki büyüme oranlarını tutturamaması halinde karşı karşıya kaldıkları orta gelir tuzağından uzak kalmasını daha da zorlaştırabilir"

Pakistanlı kadının ölümü

Pakistanlı kadının Times gazetesi, başyazısında Pakistan'da kendi istediği kişiyle evlendiği için ailesi tarafından mahkeme binası önünde tuğla ve sopalarla dövülerek öldürülmesiyle ilgili olarak "Bu acımasız cezalandırma yöntemi, Müslüman ülkeler için utanç vericidir" diyor ve recim cezası uygulayan ülkelere yardımların kesilmesi tavsiyesinde bulunuyor.

Yazı özetle şöyle:

"Pakistan Hükümeti namus cinayetlerine karşı bariz kayıtsızlığının halk tarafından desteklendiğine inanıyor. Pew Araştırma Kuruluşu'nun anketine katılanların yüzde 83'ü zinanın recimle cezalandırılması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Pakistan'da geçen yıl 870 kadın namus cinayeti kurbanı oldu. Bu kadınların hepsi taşlanmadı, bazıları vuruldu."

"Vatandaşlarını böyle dehşet verici bir şekilde öldüren ya da sakat bırakan ülkelere yardımları askıya almayı meşru kılacak zemin var. Recim Birleşmiş Milletler sözleşmelerine aykırıdır. Recim, Moritanya'da Nijerya'daki 36 eyaletin üçte birinde, Katar'da, Suudi Arabistan'da Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen'de yasal cezalardan biri. Somali'de 13 yaşındaki bir kız çocuğu üç adamın tecavüze uğradığını söyledi. Ama zina suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Bir futbol sahasında boynuna kadar gömüldü, bin kişinin önünde taşlanarak öldürüldü. Artık Dışişleri Bakanlığı, bu tür olaylar gün ışığına çıkınca, üzüntü ve kaygı açıklamalarıyla yetinmemeli. Tüm seviyelerde tepki gösterilmeli."

ABD dış politikası

Guardian Gazetesi, ABD Başkanı Barack Obama'nın West Point Akademisi'ndeki dış politika konuşmasını değerlendirdiği başyazısında şöyle diyor:

"Amerikan başkanları ne zaman West Point'te kürsüye çıksalar, bir askeri girişim başlatılıyor. George Bush 12 yıl önce "terörle savaş" doktrinini buradan duyurdu dokuz ay sonra da Irak işgal edildi. Obama 2009'da kürsüye çıkınca Amerika'nın Afganistan'daki asker sayısını hızla artıracağını duyurdu. Ama şimdi farklı bir ortam var. ABD, Irak'tan çekildi, Afganistan'ı hızla terk ediyor. Libya'da diğer ülkelerin arkasında kalan ABD, Suriye'de ve Ukrayna'da askeri müdahaleye yanaşmadı. "

"Obama, dünkü konuşmasında Amerika'nın uzun bir savaş döneminden çıkmakta olduğunu söyledi. Kamuoyu bu eğilimi destekliyor. Ama kamuoyu dış politika için güvenilmez bir pusula. Ülkesini bataklıklardan kurtarmak Obama'nın halk desteğini artırmadı. Aksine küresel liderlik gösterememekle eleştiriliyor. Obama konuşmasında evde takılıp kalmanın bir seçenek olmadığının bilincinde olduğunu gösterdi. İflas etmiş ya da iflas etmek üzere olan devletler, ABD'nin iç güvenliğine ölümcül bir tehlike oluşturabilir. Ancak Obama müdahalecilikle, kendini tecrit etme politikası arasında bir orta yol bulmakta zorlanıyor."

İlgili haberler