‘CHP’nin yıkılmayan kalesi’ İzmir

Yerel seçimler için ilk durağım doğup büyüdüğüm memleketim İzmir.

CHP’li Aziz Kocaoğlu’nun 2004’ten bu yana Belediye Başkanı olduğu ve bu yıl da yine CHP’den aday gösterildiği İzmir’de, AKP de Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ı aday gösterdi.

‘CHP’nin yıkılmayan kalesi’ olarak bilinir İzmir fakat bu yıl AKP de iddialı görünüyor.

AKP, belediye başkanlığını kaybetse de, CHP ile oy farkını azaltması da AKP için zafer sayılabilecek...

Bu kentte seçime dair anlatacak hikaye çok. 30 Mart’a kadar en az iki kere ziyaret etmeyi planladığım kente bu ilk ziyaretimin amacı da AKP’nin İzmir mitingini izlemekti.

Mitingden bir gün önce 15 Mart Cumartesi günü, Konak’a oradan da Kemeraltı’na, en sevdiğim sokak Havra Sokağı’na son olarak da Hisarönü Camii’nin önüne geliyorum.

Camii önünde Nakşibendi Tarikatı mensubu iki İzmirli, Aykut ve Eşref tarikatlarını ve İslam’ı tanıtan bir dergi satıyorlar.

Seçimlerle ilgili konuşmaya yanaşmıyorlar. “Bizim siyasetle işimiz yok, biz İslam için buradayız.”

Oylarını da “Kim İslam’a uygun davranıyorsa ona vereceklermiş.” Aykut ve Eşref’ten siyasetle ilgili görüş almak mümkün değil.

“Dergi satışları iyi mi? İzmirliler talep gösteriyor mu?” diye soruyorum...

“Yok, İzmir’de zayıf. Ama İzmirliler çok kibar. Yine de bu Cemaatle ilgili olaylardan sonra çok tepki göstermeye başladılar” diyorlar.

“Hatta ara ara, ‘Ben dinsizim git’ diye kovanlar da oluyor.”

Aykut ve Eşref’ten daha fazla laf çıkmıyor, ben de ilk günümü kısa kesip AKP mitingi için hazırlanmaya başlıyorum.