Adana’da yarış yarış içinde

Telif hakkı ENGIN ESEN

Adana’nın yoksul güney kesiminde de, kuzeydeki yeni Adana’da da yerel seçim yarışı çok bilinmeyenli denklemi andırıyor.

AKP’ye karşı esas alternatifin kim olduğu üzerinde yarış sürdüren CHP ve MHP’nin tabanı ilçede farklı, büyükşehirde farklı oy kullanabilir.

BDP’nin Kürt seçmenlerinin bir kısmının da büyükşehirde HDP yerine AKP’ye oy verebileceği konuşuluyor.

Eski Adana’daki emekçi ve göçmen ilçesi Yüreğir’deki esnaf ve kahvehane müdavimleri, bu hesaplardan bezmiş gibi. Ağız birliği etmişçesine, “Kim gelirse gelsin, başımızın üstünde yeri var. Yeter ki hizmet gelsin” diyorlar. Sakin yapılı bir esnaf, “HDP’lisi, BDP’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi... Bir ayrımcılığımız yok” diyerek, yolların bozukluğu nedeniyle kazalar olduğunu ve toz toprak içinde yaşadıklarını anlatıyor.

Yüreğir Urfalılar Derneği Başkanı Salih Budan, “Siyasi partiler buralara uğruyorlar da, biliyorlar ki burada oy yüksek... Ama maalesef oyu aldıktan sonra milletin beklediği gibi hizmet yapmıyorlar” diye şikayet ettikten sonra, AKP’li Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan’ın -“bire bir ilişkileri zayıf” olmasına rağmen- hizmet getireceğini sözlerine ekliyor.

Bizi yoldan çevirip “başkana” götüren gençler, daha sonra bizi bir kahvehaneye yönlendiriyor. Konuşacaklara söz dağıtan “ceketi omzunda” olan biri şöyle konuşuyor: “Burası fakir köken olduğu için, buraya kimse bakmıyor, burası sahipsizdir. Diyelim ki, Yüzüncü Yıl tarafına git, orası Paris. Burası neresi biliyor musunuz, burası Afrika’dan beter!”

Telif hakkı ENGIN ESEN

Büyükşehirde Abdullah Torun, ilçede Çelikcan lehine yapılan tezahüratlardan, tercihlerinin AKP’den yana olduğu anlaşılıyor. Kentsel dönüşüm beklentileri bunda önemli bir etken.

Kahvehaneden ayrılırken bir genç, birkaç yüz metre ileriyi işaret ederek, “Orada BDP’liler var, burada bitirin isterseniz” diyor.

BDP binasının etrafı, HDP afişleriyle donatılmış. Hemen yakınındaki kahvehane önündeki 3 kişi, belirgin Zaza aksanıyla ve kendilerinden emin bir edayla “partilerinin belli olduğunu” söylüyorlar. Biri, “MHP’ye versem hırsızlık yapacak, AK Parti aynı... Oyumu da boşa kullanmak istemiyorum” derken, diğeri “Açık söyle, niye çekiniyorsun!” diye çıkışıyor. “Herkes kendi çıkarı için iş yapıyor, biz de Kürt halkı olarak BDP’ye veriyoruz” diyenden sözü öbürü kapıyor: “Hangi parti barışçıldır, biz ona bakıyoruz... Düzen partilerinin hangisi gelirse aynıdır bizim için... Belki kazanmaya da biliriz, maksat oyumuzu biraz artırmak; yani barış yanlılarının ne kadar olduğunu, barışsever insanların ne kadar olduğunun anahtarı olacak. Onun için biz partiyi seçiyoruz.”

35-40 senelik mazisi olan mahallede büyüyen Yusuf Avcı, bütün partilere ama özellikle AKP’ye tepkili.

Telif hakkı ENGIN ESEN

İşsiz olduğunu söyleyen Avcı, seçime az zaman kala yapılan kaldırım vb. düzenlemelerinin göz boyama amacı taşıdığını dile getiriyor. Merkez sağ partilerden ve AKP’den yaklaşık 20 yıl boyunca belediye başkanlığı yapan ve AKP’yle arası açıldıktan sonra hakkındaki yolsuzluk soruşturmaları nedeniyle siyaset dışı kalan Aytaç Durak için “Yüreğir’e bir çivi çakmadı” diyor.

Adayların, para verdikleri kişilerin evlerine gittiğini ve “düğün çaldırdığını” iddia ediyor Avcı.

“Her yeri Suriyelilerle doldurdular” ifadesini kullanan, “5 tane, 10 tane dükkandan biri Suriyeli, tek bir vergi dahi ödemiyorlar” diye şikayet ediyor ve ekliyor: “Onlar hangi koşullarda yaşıyorsa ben de aynı koşullarda yaşamaya varım!”

Yüreğir ve Seyhan bölgesinden kuzeye, Seyhan Barajı bölgesine gidince, Türkiye’nin 3 büyük ilinin nezih semtlerindeki manzaralarla karşılaşmak mümkün: Büyük apartmanlar, lokantalar, barlar, kaykaya binen gençler, gezinti yapan güleryüzlü insanlar...

Gençlik Meydanı’nda oturan iki orta yaşlı kadın, oylarını “eşitlikçi ve demokrat” CHP’ye vereceğini söylüyor. Bu sözlere kulak misafiri olan başka bir kadın, AKP’nin “yüzde 60’la” geleceğini söylüyor. Kadınlar bizi bırakıp yürüyerek, AKP’nin gerçek rakibinin MHP mi yoksa CHP mi olduğunu tartışmaya koyuluyorlar.

Sahiden de cevabı kestirmek güç. Fısıltı gazetesinde konuşulduğu gibi CHP’li seçmen ilçede kendi partisine, büyükşehirde MHP’ye oy verirse AKP’nin işi zor. Şu anki görünüme göre 3 partinin de büyükşehirde iddiası var. AKP karşıtı oyların nasıl dağılacağı ve bu dağılımın iktidar partisinin lehine mi, aleyhine mi olacağı 31 Mart’ta belli olacak.