Kırşehirli aşıkla sazlı sözlü yerel seçim

Telif hakkı v

Kırşehir denince “Bozkırın tezenesi” Neşet Ertaş akla geliyor ama aslında şehrin her sokağında, her köşe başında bir abdala, bir aşığa rastlanıyor.

Bu nedenle sandıkların kurulmasına kısa bir süre kala Kırşehir’de başa baş yarışan AKP, MHP ve CHP’ye oy vereceğini söyleyen abdal ve aşıklara yerel seçimlerde ‘adaya mı partiyi mi’ tercih ettiklerini soruyorum.

Çoğu konuşmaktan çekiniyor.

Hayatlarını, saz çalarak kazanan bu ozanlar, konuşurlarsa düğün mevsiminde karşıt partililerden iş alamamaktan endişe ediyor.

Kırşehirli aşık İsa Erdoğan “Onlar düğün çaldıkları için siyasete girmezler” diyor ama kendisi türkülerini çekinmeden söylüyor.

Nedenini, “Benim düğünüm yok. Burada esnafım. Kişiye yazarım, dala yazarım, güzele yazarım, başımızdan geçen olaylara yazarım” diye açıklıyor.

MHP’nin bir önceki seçim şarkısı

İsa Erdoğan, Kırşehir merkezde odun-kömür ticareti ile uğraşıyor.

1969 yılından bu tarafa saz çaldığını söylüyor.

Neşet Ertaş hayranı Erdoğan, saz çalmayı kimseden ders almadan askerde kendi kendine öğrendiğini aktarıyor.

2002 yılında yazdığı bir türkünün 2004 yerel seçimlerinde MHP teşkilatı tarafından seçim şarkısı olarak kullanıldığını söylüyor.

Erdoğan türküyü aslında seçim şarkısı olsun diye yazmıyor.

Bugün, MHP Kırşehir Belediye Başkan Adayı olan Arif Ekici, 2002’de mevcut belediye başkanı, milletvekilliği yarışına katılınca 18 ay ilin belediye başkanlığını görevini yürütüyor.

Bir gün aralarında İsa Erdoğan’ın da bulunduğu köylüleri Ekici’yi makamında ziyaret ediyor.

Erdoğan, “Eski belediye başkanına gittiğimizde yerinde bulamazdık. Merdivenlerden çıktım. Ekici, kapıları sonuna kadar açmış içerde otururken görünüyordu. Orada içimden bir dörtlük yazdım. Çıktıktan sonra 10 kıtalık bir türkü yaptım” diyor.

Telif hakkı v

Bu türkünün küçük bir kısmını okumasını istiyorum. Gribal enfeksiyon geçirmesine rağmen kırmıyor, çalmaya ve söylemeye başlıyor:

“Kapıları açtı sona/Canım kurban olsun sana/Ayrım yapma tüm insana

Canım kurban olsun sana/Arif Başkan oyum sana/Arif Başkan oylar sana

Hep başkanlar böyle olsun/Etrafı insanla dolsun/Gelenlere örnek olsun/Canım kurban olsun sana”

Adaya mı, partiye mi?

Aşık İsa Erdoğan, bu seçimde oyunu MHP’ye vereceğini söylüyor çünkü türkü yazdığı köylüsü ve akrabası Arif Ekici, MHP’den yeniden aday.

Ekici aday olmasaydı, oyunu AKP’ye vereceğini belirtiyor.

Aşık Erdoğan, Başbakan’a da bir türkü yazdığını söylüyor.

Yazmakla da kalmıyor. Kaydediyor ve bir mektupla birlikte Başbakan Erdoğan’a gönderiyor. Ama hiçbir cevap alamıyor.

‘Cevap beklediniz mi’ diye soruca duygusallaşıyor, “Tabii, beklemez olur mu insan. Çünkü emek veriyorsunuz” diye karşılık veriyor.

Başbakan’a yazıp seslendirdiği bu türkünün de bir hikayesi var. Aşık Erdoğan’ın aktardığına göre, türkü 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkıyor.

Abdullah Gül, ilk iki turda seçilmek için yeterli çoğunluğu sağlayamıyor.

Muhalefet, hükümeti eleştiriyor ve “Derhal seçimlere gidilmeli” diye bastırıyor.

Bunlar arasında ANAP’ın genel başkanlığını yapan AKP’nin eski Kültür Bakanı Erkan Mumcu da yer alıyor.

Aşık İsa Erdoğan da Kırşehir’de ofisinde tartışmaları izlerken Başbakana destek için bir türkü yazıyor.

İsa Erdoğan, isteğimiz üzerine bu türküden de küçük bir bölüm söylemek için yeniden sazını eline alıyor ve çalıp söylemeye başlıyor:

“Güneş gibi doğdun düze/Sevgi verdin hepimize/İnşallah gelmezsin göze/Sayın Tayyip Başbakanım

Telif hakkı v

Uzak değil pek yakınsın/Üstün madalya takılsın/Emmim oğlu başbakansın/Sayın Tayyip Başbakanım”

Aşık İsa Erdoğan, türküsünü bitirdiğinde 17 Aralık operasyonunu anımsatıyorum ve ‘Bir aşık olarak bu iddialardan rahatsız olmadınız mı’ diye soruyorum.

Aşık Erdoğan, iddialara inanmadığını söylüyor ve “Bazılarının yaptığı işi Başbakan’a ve bu hükümete yüklemek doğru bir şey değil” savunması yapıyor.