Gümrükte nakit kontrolü bilmecesi

Telif hakkı AFP

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 15 Nisan’da yayımladığı bir genelgeyle yurtdışından Türkiye’ye giren nakit döviz ile ilgili tedbirlerin önemli bir kısmının kaldırması, 'ülkeye kara para girişini özendirici bir adım' eleştirilerine yol açtı.

Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, bu iddiaları kesin olarak reddediyor.

Yeni genelge ile yaptıklarının "Sadece ve sadece girişi serbest olan paraların [girişinin] zorlaştırılmasını engellemek" olduğunu söylüyor.

Türkiye'ye girişi serbest nakdin en önemli kalemi ihracat gelirleri. Ancak uzmanlar, ihracat geliri gibi girişi serbest olan nakit için önceden de bir engel olmadığını belirtiyor.

Türkiye'ye girişlerde yanında nakit getirmek için üst sınır uzun süredir yok ancak gümrük görevlileri sorarsa, getirilen nakdin beyan edilmesi gerekiyordu.

Gümrük görevlilerinin rasgele aramalar yaparak, caydırıcı bir tutum almaları teşvik ediliyordu.

Şimdi ise yeni genelgeyle hem beyan zorunluluğu hem de caydırıcı aramalar ortadan kalmış görünüyor.

Ayrıca gümrük görevlilerinin şüpheli durumları savcıya beyan etme zorunluluğu da kalkıyor. (Ayrıntılar için yazının sonundaki tabloya bakabilirsiniz.)

Telif hakkı hurriyet.com.tr
Image caption Gümrük Bakanı Nurettin Canikli yeni düzenlemenin ülkeye kara para girişinin önünü açacağı iddialarını reddediyor.

Bakan Canikli ise önceki Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı döneminde yayımlanan 2013 yılındaki genelge ile yeni genelge arasında neredeyse hiç fark olmadığını söylüyor.

Bakan Canikli, eski genelgedeki ifadelerin "çok keskin, çok çelişkili" olduğunu ve yenisiyle sadece bunların düzeltildiğini belirtiyor.

Bu konuda görüş almak istediğim kişilerin bazısı ya adını vermeden değerlendirme yapmak istedi ya da konuya bakanlığın biraz daha açıklık getirmesi gerektiğini söyledi.

Yeni genelgedeki bazı teknik ayrıntıları sormak için aradığım Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan bir yetkiliyle görüşmem ise mümkün olmadı.

'İpin ucu kaçıyor'

Konuyla ilgili yorumlarını BBC Türkçe ile paylaşan Türkiye gazetesi ekonomi yazarı Metiner Sezer ve Radikal internet sitesi ekonomi yazarı Uğur Gürses’in yeni genelgeye eleştirileri var.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) ekonomide yaptığı reformları önemli bulduğunu söyleyen Metiner Sezer, yeni genelgeye bir şerh koyuyor ve bunu “ipin ucunu kaçırmak” olarak tarif ediyor.

Yeni genelgenin riskleri olduğunu söyleyen Sezer, bunların arasında, ülkeye giren paranın takip edilmesinin zorlaşması ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede gerileme risklerini gösteriyor.

Sezer, "İster emtia ister nakit akışı olsun, bir ülkeden bir ülkeye geçişler hukuk kurullarının dışına çıktığı zaman bunun kontrolü çok zor oluyor. Suistimaller, yolsuzluklar, beklenmeyen sürprizler karşısına çıkabiliyor. Amiyane tabirle ipin ucunu kaçırmış oluyorsunuz" diyor.

Kayıt dışı ile, ekonomi dışında faaliyet gösteren veya ekonomiye belli zamanlar girip, belli zamanlarda çıkan nakit akışının kontrol dışına çıkma riskinin olduğunu belirten Sezer, "Bu büyük bir risk, büyük bir sıkıntı. Bunu hiç sormayacağım derseniz bu, mücadele ettiğiniz kayıt dışını teşvik etmektir." diyor.

'Kara para cenneti olmayacağını nereden biliyorsunuz?'

Uğur Gürses ise yapılan yeni düzenleme için "Rasyonel bir açıklaması yok" diyor ve "gümrüklerin kevgire döndüğünü" söylüyor.

Gürses yeni düzenlemenin nedeninin açıklanmadığını söylüyor ve en kötü senaryoyu şöyle dile getiriyor:

"Rüşvet, kara para, uyuşturucu parası her şey gelebilir. IŞİD’e (Irak Şam İslam Devleti) giden bir parayı düşünün, ihracat parası denecek ve geçecek."

Bakan Canikli ise bir televizyon kanalında katıldığı programda bu iddiaları reddetmiş, "Hele öyle kaynağı kara para olan ya da illegal faaliyetlerden elde edilen bir gelirse, buna derhal el konulur, müsadere edilir ve cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur" demişti.

Bu açıklamayı hatırlattığım Gürses, "Kara para cenneti olacak demiyorum ama siz denetimi kaldırıyorsanız her türlü riske açıksınız demektir. Caydırıcılığınızı ortadan kaldırıyorsunuz. Temel soru, kara para cenneti olmayacağını nereden biliyorsunuz?" diye soruyor.

Dikkat çektiği bir başka nokta ise nakit ile ilgili beyanın doğru olmadığının ortaya çıkması halinde gümrük idaresinin Cumhuriyet Savcılığı’na haber vermesiyle ilgili maddenin yeni genelgede olmaması.

Gürses, "Diyelim yanınızdakinin ihracat dövizi olmadığı bir şekilde ortaya çıktı ve araştırıldı. Eskiden gümrük bunu hem savcılığa hem de Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) bildiriyordu. Şimdi adli soruşturma kısmını gümrük yapmayacak deniyor. Otomatik adli soruşturmaya giden kapıyı kapatmışlar. Sadece idari soruşturma yapılıyor, dolayısıyla siyasi iktidarın inisiyatifine kalıyor."

'El konması için hükme gerek yok'

Bakan Canikli ise NTV’de katıldığı programda birbirinden farklı iki yanıt veriyor. İlki yukarıda da alıntıladığımız kısım. Canikli kaynağı illegal paraya el konmasının, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının kesin olduğunu, bunun için bir hüküm koymaya gerek olmadığını, 2013’teki genelgede de böyle bir hüküm olmadığını söylüyor.

Oysa eski genelde böyle bir hüküm bulunuyor. Eski genelgenin “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Mevzuat Kapsamında Uyulması Gereken Hususlar” başlığı altındaki bölümde, beyanın eksik veya hiç yapılmaması halinde durumun Cumhuriyet Savcılığı’na bildirilmesi gerektiği belirtiliyor. Yeni genelgede ise sadece MASAK’a atıfta bulunuluyor.

AB ülkelerinde 10 bin Euro sınırlaması

Canikli de yine programda daha sonra bunu teyit ediyor:

"Eğer beyanda fark varsa yine MASAK’a bildiriliyor. Savcılığa neden göndermiyoruz? Çünkü araştırmayı MASAK yapacak. Kaynağı şüpheli bir işlem vardır. Beyanda fark varsa şüpheli işlemdir. Savcılığa da bildirseniz araştırmayı MASAK yapacak. Çünkü yetkili kuruluş odur. Kaynak araştırmasını MASAK yapar. Dolayısıyla MASAK’a bildirildiği zaman bu Cumhuriyet Savcılığı’na bildirilmiş sayılır. Bir suç olursa oraya gönderecek. Özü itibariyle bir öncekiyle hiç fark yoktur."

Yıllardır yapılan uygulamadan vazgeçilirken CHP milletvekili Umut Oran, bir soru önergesiyle konuyu Meclis’e taşıdı ve Avrupa Birliği’nin, üye ülkelere 10 bin Euro’dan fazla miktar taşıyarak yapılan girişlerdeki beyan zorunluluğuna dikkat çekti.

Canikli ise aynı programda bu soruyu kısaca yanıtladı ve Türkiye’nin AB’ye üye olmadığını söylemekle yetindi.

AB mevzuatına göre, kara para aklama ve terörün finansmanın engellenmesi için 10 bin Euro’dan fazla veya muadil takas edilebilir mal ile giriş yapılmasında gümrüğe bilgi verilmesi zorunluluğu bulunuyor.

Eski ve yeni genelge arasında ne farklar var?
ESKİ GENELGE YENİ GENELGE
Nakdin kaynağının, yurt dışından alman bir kredi veya kişisel sermaye hareketi olduğunun beyan edilmesi halinde, söz konusu nakde el konulur. Yeni genelgede herhangi bir durumda el konması söz konusu değil.
Gümrük idaresi, yurda girişte farkındalığın arttırılması ve caydırıcılığın sağlanmasını temin edecek sayıda kişiden, bulundurdukları nakdin kaynağını kontrol amacıyla beyanda bulunmalarını isteyebilir. Kontrol edilecek kişiler, ilgili kurumlardan gelen bilgiler de dikkate alınarak yapılacak risk analizlerine istinaden veya görevli personel tarafından yapılan değerlendirmeye dayanarak rastgele seçilir. Rasgele seçilerek aramaya ilişkin bir madde bulunmuyor.
Gümrük idaresince kaynağı itibariyle gümrükler üzerinden getirilmesi serbest olan nakdin suç gelirlerinin aklanması amacıyla getirilip getirilmediğinin tespitine ilişkin kontroller yapılır. Bu madde yeni genelgede yer almıyor.
Girişi serbest olan nakdin miktarının açıklanması istenebilir. Yeni genelgede bu madde yer almıyor.
Açıklama istenen kişilerin açıklamalarının doğru olup olmadığı her defasında Gümrük personelince fiziki kontrol suretiyle tespit edilir. Gerekli kolaylığı sağlamayan yolcuların üst, eşya ve araçları gümrük görevlileri tarafından Adli Önleme ve Arama Yönetmeliğine göre aranır. Yeni genelgede yer almayan bir diğer madde.
Durum ayrıca, Terörle Mücadele Kanununun 8. maddesi çerçevesinde "terörün finansmanı suçu", Türk Ceza Kanununun 282. maddesi çerçevesinde "aklama suçu" ve 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3. maddesi çerçevesinde muvazaalı işlem kapsamında gerekli değerlendirme yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına bildirilir ve Cumhuriyet Savcısının talimatına göre hareket edilir. Yeni genelgede yer almıyor.