Çin kaynaklı şok dalgaları dünyayı ve Türkiye'yi nasıl etkileyecek?

Telif hakkı AFP
Image caption Şangay Borsası'nda iki gün üst üste sert düşüşler yüzünden işlemlere ara verildi.

Küresel piyasalar 2016'ya Çin'den gelen şok dalgalarıyla başladı. Yılın ilk işlem günü olan Pazartesi'den bu yana Çin borsasında yaşanan satış dalgası, borsada işlemlerin iki kez durdurulmasına yol açtı.

Bugün devlet yatırım fonlarının hisse senedi alımına geçmesiyle Şangay Borsası Kompozit endeksi dengelenmiş gibi görünse de ekonomi alanında 2016'nın en çok konuşulacak hikayelerinden birisinin Çin olacağı yönündeki görüşler daha yılın ilk günlerinde haklı çıkmış oldu.

Çin'e dair endişelerin ardında, ülkenin geçen yıl yıllık büyüme hedefini yüzde 7 olarak belirleyip, büyümenin yapısını da yatırım-ihracat ikilisinden hizmet sektörü-iç tüketim ikilisine doğru kaydıracağını açıklaması yatıyor.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin'de yaşanacak bu yapısal dönüşümün küresel ekonomideki dengeleri de bozmasından endişe ediliyor.

Telif hakkı AFP
Image caption Küresel imalatın merkezi olan Çin, dünyada üretilen ayakkabıların yüzde 60'ının imal edildiği yer.

İşte bu endişeler nedeniyle Pazartesi ve Salı günleri Çin büyüme hedefi olan yüzde 7'ye değil, başka bir yüzde 7 hedefine odaklandı.

Şangay Borsası'nda düşüşün yüzde 7'ye ulaşması durumunda borsadaki işlemler 'spekülatif satış dalgalarını' önlemek adına durduruluyor.

Pazartesi günü borsa yüzde 5 düşünce 15 dakikalık ilk işlem durdurma uygulaması devreye girdi. Salı günüyse tüm gün boyunca işlemlerin durmasına neden olan yüzde 7'lik kayıba sadece 7 dakikada ulaşıldı.

Çin'in yavaşlamasının küresel etkileri

2000'li yıllar boyunca yüzde 10 civarında büyüyen Çin ekonomisinin çift hanelerden kalıcı olarak uzaklaşmasının başta gelişmekte ülkeler olmak üzere dünya ekonomisine etkileri konusunda uluslararası kurumlar ikinci kez düşünmeye başlamış durumda.

Eylül ayında Ankara'da toplanan G-20 Maliye Bakanlarına bir sunum yapan Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin'in yavaşlamasının yarattığı etkilerin beklenenden daha büyük olduğunu vurguladı.

IMF o sunumda G-20 ülkelerini ilk etapta üç temel etkiye dair uyarıyordu:

  • Petrol, doğalgaz gibi emtialarda kalıcı fiyat düşüşü
  • Amerikan Doları'nın uzun soluklu değerlenme sürecine girmesi
  • Gelişen ülkelerde büyümenin yavaşlaması

IMF Çin'den 2016'da yüzde 6,3 büyüme bekliyor.

Ancak IMF Başkanı Christine Lagarde Pazartesi günü yaptığı konuşmada şimdiden bu ay açıklanacak olan Dünya Ekonomik Görünümü raporunda Çin büyüme tahminini aşağı yönde revize edeceklerinin mesajını verdi.

2000'li yıllar boyunca küresel ekonominin imalat merkezi olarak görülen Çin, otomotivden teknolojiye birçok uluslararası firmanın üretim merkezini bu ülkeye kaydırmasına yol açmıştı.

Bugün dünyada üretilen havalandırma sistemlerinin yüzde 80'i, cep telefonlarının yüzde 70'i ve ayakkabıların da yüzde 60'ı Çin'de imal ediliyor.

Dünyanın üretim atölyesine dönüşen ülkenin ekonomik büyüme modelini değiştirmesi de doğal kaynak ithalatı ihtiyacını azaltıyor.

Bugün petrol fiyatlarının gerilediği seviyelerin ardında da Çin'den gelen talebin eskisi kadar güçlü olmamasının başlıca nedenlerden birisi olduğu dile getiriliyor.

Telif hakkı AFP
Image caption Çin, üretim ve ihracat merkezli ekonomisini, iç tüketime dayalı bir yapıuya dönüştürmeyi amaçlıyor.

ABD merkezli kredi derecelendirme kuruluşu Fitch de Çin'in küresel ekonomi için hayati bir parça olduğunu hatırlatarak, Çin'de büyümenin beklenenden hızlı yavaşlaması durumunda küresel ekonominin ciddi hasar alabileceğini ifade ediyor.

Aralık ayının son haftasında yayınlanan Fitch raporunda, "Çin'de beklenmedik bir şok yaşanması halinde ve büyümenin yüzde 3,2'ye inmesi durumunda küresel büyüme de yarı yarıya hız keser" deniyor.

Türkiye'ye etkisi

Çin ekonomisindeki yavaşlamanın petrol fiyatlarını düşürmesi, net enerji ithalatçısı olan Türkiye için maliyetleri düşürücü bir etki yapıyor.

Ancak Çin'deki yavaşlama küresel ekonomik görünüme dair beklentileri de bozduğundan güvenli liman olarak görülen Dolar cinsi yatırım araçlarının da cazibesini artırıyor.

Bu nedenle kısa vadede Çin'deki ekonomik yavaşlamanın Türkiye açısından hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğu ifade ediliyor.

IMF, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişen ülkeler için 2016 yılına dair yaptığı yorumlarda karşı karşıya kalınan tabloyu, "Gelişen ülkelerde verilmesi gereken zorlu kararlar var. Liderler büyümeyi desteklemekle kırılganlıkları azaltma konusunda iyi bir denge tutturmak durumunda" sözleriyle özetliyor.

İlgili haberler