Kenya'nın girişimci ve modern arıcıları

Arı kovanı Telif hakkı Getty
Image caption Cep telefonundaki bir uygulama, bal toplanmaya hazır olduğu zaman arıcılara haber veriyor

Kenya'da milenyum kuşağının gençleri, akıllı telefonlarında gezinirken "dawa" adlı bal, zencefil ve limonla yapılan sıcak yerel içeceklerini yudumluyorlar.

26 yaşındaki Immanuel, "Bunu her gün yatmadan önce içiyorum. Hastalanmamı engelliyor ve günün sonunda beni sakinleştiriyor. Bal ilaç gibi, birçok iyileştirici özelliği var" diyor.

Kenya'nın Silikon Vadisi 'Silikon Savan'daki teknoloji meraklısı girişimciler ise yakın bir zamana kadar "bal avcıları" da olarak bilinen yerel arıcıların elindeki bir pazara yatırım yapmaya başladı.

Ancak arıcılara göre, bu girişimci iş adamlarının getirdiği yeni kovanlar ve modern ürün toplama yöntemleri kuşaklardır süregelen gelenekleri bozuyor.

Girişimcilerden biri olan Ernest Simeoni, "Bal avcılarının bu endüstriden para kazanmak istiyorlarsa bu yeni uygulamalara alışmalı" diyoır ve ekliyor:

"Bal Kenya'da şimdi moda. Tüm ülkeyi kasıp kavuruyor. Birçok genç, gıda sektöründen daha fazla para kazanabileceklerinin farkında."

Teknoloji tarımla buluşuyor

Simeoni, Kenya'da yükselen orta sınıfın ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin bal üretimini daha fazla insana ulaştırdığını söylüyor.

"Telefon uygulamaları çiftçiliğin geleceği" diyor ve telefonundaki 20 kadar uygulamanın simgelerini gösteriyor.

Bu uygulamaların en popülerlerinden biri "Swarm Database" (Arı Kümesi Veri Tabanı). Uygulama bal toplanmaya hazır olduğu zaman arıcılara haber veriyor.

Kenyalı arıcılar fikirlerini paylaşmak ve arıcılıkta yeni yöntemler denemek için WhatsApp gruplarını da kullanıyorlar.

Ancak Simeoni hala aşmaları gereken bazı engeller olduğunu söylüyor. Kenya'daki arıcılık yöntemlerinin modernleşmesi gerektiğine dikkat çeken Simeoni, "Ağaçlardaki oyuklardan bal çekmek, bu balı pis kaplara geçirip arıtımevlerinde yüksek ateşte pişirmek… Bunlar balın kalitesine zarar veren amatör yöntemler ve kazancımıza zarar veriyor" diyor.

Kenya Ulusal Arıcılık Enstitüsü Başkanı Grace Asiko arıcılık sektörünün gelişmesi için yapılabilecek çok şey olduğuna inanıyor.

Grace Asiko, "Arıcılık işletilmeye hazır bir altın madeni. İhtiyacımız olan farklı arı türlerini ve çeşitli bitkileri sermayeye çevirmemize yarayabilecek yeni buluşlar" diye konuşuyor

Balın kullanıldığı başka sektörler

Asiko, balın kullanılabileceği alanların çeşitlendirilmesinin de sektördeki gelişim potansiyelini arttıracağını söylüyor. "Farmakoloji ve Yiyecek sektörlerinden insanların gelip elimizde ne olduğunu görmeleri gerekiyor. Yenilikçi insanlarla toplu bir çaba gösterip balın başka hangi ürünlerin yapımında kullanılabileceğini öğrenmemiz gerekiyor" diyor.

Kenya'nın güneydoğusundaki Taita Tepeleri'nde, Avustralya fındığı ve ananas tarlalarının yanında geleneksel yöntemlerle arıcılık yapan Hagai Mwaisaka için ise durum farklı.

Hagai ülkedeki 2 milyona yakın arıcıdan yalnızca biri. Gururlu bir şekilde kütük kovanlarını gösteriyor, kovanlar rüzgarda hafifçe sallanıyor. "Bu kovanlar bana babamdan kaldı ve onun gibi ben de gelirimin çoğunu baldan elde ediyorum. Bal, ailemi geçindirmeme yardımcı oluyor" diyor.

Bal avcılığının geleneksel yöntemiyle bal, gece ağaca tırmanıp kovanı belli bir açıda tutarak içinden balın dökülmesini sağlayarak elde ediliyor.

Mwaisaka, "Geceleri arılar üşür, fazla hareket etmezler. Bu sayede onları rahatsız etmeden balı alabiliyorum" diye konuşuyor.

Yalnızca bir kütük kovanından 40 bin arı her yıl 60 kilogramlık bal üretiyor. Mwaisaka kilogramını 10 dolardan sattığı bal sayesinde tüm ailesini geçindirebiliyor.

Modern balcılık

Ancak tüm bunlar yakın zamanda değişebilir. Kenya'nın başkenti Nairobi'den iş adamlarının gelmesi bal avcılarının yöntemlerini değiştirmesini, yeni kovanların ve arıcılık yöntemlerinin kullanılmasını gerektirecek.

Balı elle çıkarmak yerine, arıları dumanla kovandan çıkarıp balı almak gibi…

Hagai Mwaisaka gibi geleneksel arıcılara göre bu yeni yöntemler balın kalitesine zarar verebilir:

"Arılar en iyi çiçekleri bulmak için uzun mesafeler kat ediyorlar. Yeni yöntemlerle arılar tembelleşiyor. Çok daha az ve acı bir bal üretiyorlar."

Ne yazık ki Nairobi'den gelen işadamlarının hevesini kırmak mümkün görünmüyor.

İş adamı Ernest Simeoni ise arıcılığın büyük bir yatırım olduğuna inanıyor:

"Arıcılık sektörünün Kenya'da ve tüm dünyada çok büyük bir potansiyeli var. Yöntemlerimizi modernleştirip pazara açılmalıyız. Ondan sonra gelecek parlak gözüküyor."

İlgili Konular