İran'ın Devrimler Yüzyılı 3. Bölüm: Pehlevi Hanedanı Sahnede
Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

İran'ın Devrimler Yüzyılı 3. Bölüm: Pehlevi Hanedanı Sahnede

İran, şüphesiz Orta Doğu'nun en etkili ülkelerinden. Tarih boyunca bölgenin çehresini belirlemede rol oynadı, son yüzyılda da büyük bir devinim içindeydi.

20. yüzyılın eşiğinde, Pers Krallığı'nda ıslahat ve meşrutiyet çağrıları tartışılırken, yüzyılın sonuna doğru İran dünyanın ilk "İslam Cumhuriyeti"ni kurmuştu.

2007 yılında BBC Türkçe radyosunda yayımlanmış olan dizide bu kritik dönemi ele almış, 1906'da Meşrutiyet'in ilanını hazırlayan olaylardan yola çıkmış, 1979 İslam Devrimi ve sonrasına uzanmıştık.

Ülkede yaşanan son toplumsal protestoların ardından, 8 bölümlük bu dizimizi yeniden yayımlıyoruz.

3. Bölüm: Pehlevi Hanedanı Sahnede

1920'lerde Pers devleti zor bir dönemden geçiyordu.

140 yıldır ülkeyi yöneten Kaçar hanedanı Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz ve Rus askerlerinin işgal hareketlerini takiben iyice zayıflamış; ulema ve ordu saflarında yönetimde değişim talepleri ile hareketlenme iyice artmıştı.

Değişim beklentisini eyleme dönüştürmek için en uygun durumdaki unsurlardan birisi ülkenin tek düzenli ordu birimi olan Kazak Tugayı'ydı.

Tugay'ın sivrilen komutanlarından Rıza Han yanına siyasetin etkili düşünürlerinin desteğini aldı. İngitere'nin de teşvikiyle hükümeti devirdi. Bir süre devam eden Savunma Bakanlığı görevinin ardından 1923'te Şah'ı bir darbe sonunda tahttan indirdi.

Hedef başta bir cumhuriyet kurmaktı. Hemen yanı başlarında, Türkiye'de bir cumhuriyet kuruluyordu. Rıza Han da "modern" bir devlet başkanın olması gerektiğine inandığı gibi, cumhurbaşkanı olmak istiyordu.

Ancak ulemanın direnişi sonunda 1925'te bizzat tahta çıktı: Pehlevi hanedanı başlamıştı.

Rıza Han ülkesinin ayakları üzerinde duran çağdaş bir ülke olmasını istiyordu... Bunun için bir dizi reform yapmaya girişti. Pers devletinin adı bile değişti; İran yani ari insanların ülkesi oldu...

Ancak aradan 15 yıl geçtiğinde, Tahran'ı yabancı askerler işgal etmiş, Rıza Han tahttan çekilerek yerini genç oğlu Muhammed Rıza Şah'a bırakmıştı.

Bu sonucu yaratan sadece Rıza Şah yönetimine İranlıların bakışı değildi. İkinci Dünya Savaşı'nı yaşayan İngilizlerle Ruslar, Şah'ın Nazilere sempati beslediği gerekçesiyle daha fazla tahtta kalamayacağına karar vermişti.

Üstelik denkleme çıkarlarını etkileyen çok ciddi bir unsur girmişti: Petrol.

İran petrollerini işleten Anglo-İran petrol şirketi, ülkenin kaderinde gitgide daha etkili bir noktaya geliyordu.

Ancak İran'ın 'siyah altını' kendi hazinesindense, İngiltere'nin kasalarına gidiyordu.

İranlılar ve İngiltere arasında, Anglo İran petrol şirketinin petrol gelirlerini nasıl paylaşacağı konusunda 1930'lardan itibaren kimi zaman tazelenen tartışmalar bu yıllarda yoğunlaşmaya başlıyordu.

Takvimler 1951'i gösterdiğinde İran'ın yeni milliyetçi Başbakanı Muhammed Musaddık bu petrolün İran'ın hakkı olduğunu dünyaya ilan etti.

Dizimizin bu bölümünde İran tarihinin bu kritik 30 yıllık dönemini inceliyoruz.

BBC için Neil McCarthy ve John Tusa'nın hazırladığı diziyi, Sevi Sarıışık Türkçe'ye uyarladı.

İlgili Konular