Trump: Kuzey Kore görüşmelerinden 'dünyanın en büyük anlaşması' çıkabilir

trump Telif hakkı Getty Images

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'la Mayıs ayında yapması beklenen görüşmeden ya dünyanın en büyük anlaşmasının çıkacağı ya da ikili zirvenin başarısızlıkla sonuçlanacağını söyledi.

Cumartesi günü Pensilvanya eyaletindeki bir mitingde konuşan Başkan Trump, "Kuzey Kore'nin barış yapmak istediğine inanıyorum. Bence zamanı geldi" diye konuştu.

Trump, Kuzey Kore lideri Kim'in nükleer silahsızlanma müzakerelerinde ilerlemeye niyeti olmadığı sonucuna varması halinde ise hızla görüşmelerden çekileceğini söyledi.

ABD'nin hedefi her zaman Kuzey Kore'de kalıcı nükleer silahsızlanmanın sağlanması oldu. Kim'in bu görüşmede nükleer silahlarından vazgeçme sözü vereceğine inananların sayısı az.

Telif hakkı AFP
Image caption Kuzey Kore lideri Kim'in daveti üzerine iki liderin Mayıs ayında görüşmesi bekleniyor.

'Belki başarısız olacak, belki dünyanın en büyük anlaşması çıkacak'

Kuzey Kore halkının da nükleer denemeleri sonlandırma taahhüdüne bağlı kalacağına inandığını belirten Trump sözlerine şöyle devam etti:

"Hey, görüşmede ne olacağını kim bilir? Belki hızla çıkıp gideceğim, belki de dünyanın en büyük anlaşmasını yapacağız"

Trump ve Kim arasındaki 'tarihi' görüşmenin tarihi belirlenmedi ancak Mayıs sonuna kadar ikilinin bir araya gelmesi bekleniyor.

AB'ye tehdit: Mercedes Benz'e , BMW'ye de vergi getiririz

Miting sırasında Trump'ın dile getirdiği bir başka konu, çelik ve alimunyuma getirmesi beklenen ek gümrük vergisiydi. Çin, Brezilya, Türkiye gibi ticaret ortakları Trump'ın girişimine karşılık ABD'yi misilleme yapmakla tehdit ediyor.

Avrupa Birliği (AB) de tepki gösterenlerin başında geliyor.

Trump ise, buna karşılık AB'nin öncelikle kendi koyduğu bariyerleri ve kendi gümrük vergilerini kaldırması gerektiğini söyledi.

ABD Başkanı aksi takdirde AB ülkelerinden ihraç edilen otomobillere de gümrük vergisi getirereceğini sözlerine ekledi:

"Eğer bunu yapmazsanız, Mercedes Benz'e , BMW'ye de vergi getiririz."

Image caption ABD'nin çelik ithal ettiği ülkeler

Çelikte yüzde 25, aliminyumda da yüzde 10 artacak gümrük vergileri yaklaşık iki hafta içinde yürürlüğe girecek.

Ancak Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) üzerindeki müzakereler sürerken, Kanada ve Meksika vergi artışından muaf tutulacak.

Türkiye, ABD'ye en fazla çelik ihraç eden ülkeler arasında. Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem Salı günü Milliyet gazetesinde yer alan yazısında, "Türkiye başta olmak üzere, ABD'nin bu vergi salmasından etkilenecek ülkeler de şimdi ABD'ye alternatif ürünlerde -örneğin Türkiye pamukta- cevap vermeye hazırlanıyor" demişti.


Trump'ın kararına uluslararası tepkiler

Telif hakkı EPA
  • Çin: Çelik ve metal birlikleri misilleme talep etti ve hükümete ABD'nin kömür, tarım ve elektronik ürünlerinin hedef alınması çağrısı yaptı.
  • Japonya: İthalat vergilerinin ikili ilişkiler üzerinde "büyük etkisi" olacağını vurguladu. Güney Kore de konuyu Dünya Ticaret Örgütü'ne taşıma tehdidinde bulundu.
  • Kanada: ABD'nin en büyük çelik ve aliminyum tedarikçisi olan ülke vergi muafiyetini memnuniyetle karşıladı ancak Washington'a bu vergilerin kaldırılması için baskı yapmaya devam edeceğini açıkladı.
  • Meksika: Ekonomi Bakanı Ildefonso Guajardo, gümrük vergilerinin NAFTA görüşmeleriyle ilişkilendirilemeyeceğinde ısrarlı.
  • AB: Konuyla ilgili görüşmeler yapmak istiyor ve ek gümrük vergilerini kınıyor. AB Komisyonu "muafiyet" çağrısı yaptı ve AB şirketlerinin "adil olmayan ticaretin kaynağı olmadığını" söyledi.
  • İngiltere: Hükümet "muafiyet ihtimallerini" değerlendirmek üzere AB'deki ortaklarıyla birlikte çalışabileceğini, İngiltere'deki çelik ve aliminyum sektörlerini ise destekleyeceğini açıkladı.
  • Hollanda: BaşbakanMark Rutte Trump'ın gümrük vergisi kararının "çok üzücü" olduğunu söyledi ve Hollanda'nın karşı önlemler almaya hazır olduğu uyarısı yaptı.
  • Avustralya: Başbakan Molcolm Turbull, ABD'nin iki ülkenin ticari ilişkileri konusunda hiçbir şikayeti olamayacağını söyledi ve hükümetinin "yorulmaksızın" muafiyet isteyeceğini belirtti.