Cemal Kaşıkçı olayı: 2 Ekim'den bu yana neler yaşandı, neler biliniyor?

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı
Cemal Kaşıkçı olayı: 2 Ekim'de İstanbul'da neler yaşandı?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'dan, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdiği 2 Ekim'den bu yana haber alınamıyor. Türk yetkililer, Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ihtimali üzerinde dururken, Suudi yetkililer ise bu iddiaları yalanlıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı 9 Ekim Salı günü yaptığı açıklamada başkonsoloslukta inceleme yapılacağını duyurdu.

Reuters haber ajansının, Kaşıkçı soruşturmasına ilişkin son haberine göre, Türk emniyetinin yürüttüğü incelemenin 'kalbinde', Suudi gazetecinin Apple marka akıllı saati yer alıyor.

Cemal Kaşıkçı'nın kaybolduğu haberinin geldiği 2 Ekim'den bu yana gelişen süreç ve şimdiye kadar elde edilen bilgileri ve iddiaları derledik.

Telif hakkı DHA
Image caption Cemal Kaşıklı başkonsolosluk binasına 1314'te girdi.

2 Ekim Salı 2018: Cemal Kaşıkçı, nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenebilmek için, Suudi Arabistan'daki eşinden boşandığına dair gereken evrakları almak üzere Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdi. Washington Post gazetesi, Kaşıkçı'nın Suudi başkonsoluğuna saat 13:14'te girerken görüldüğü fotoğrafı paylaştı.

Binaya girişine izin verilmeyen Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz dışarıda bekliyordu. Ancak saat 15:30'da tüm başkonsolosluk çalışanları evlerine döndü. Cengiz, Financial Times'a "Bir şeyler olduğunu anlamıştım" dedi.

Nişanlısı Kaşıkçı'nın "Çıkmazsam Türk Arap Derneği yetkilileriyle, AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay'a bilgi ver" tembihi üzerine Cengiz, yetkilileri aradı.

Twitter'da da Kaşıkçı'nın başkonsolosluktan çıkmadığına dair paylaşımlar yapılmaya başlandı.

Reuters haber ajansının son haberine göre, başkonsolosluk binasına giren Kaşıkçı'nın kolunda Apple marka bir akıllı saat bulunuyordu. Ajansa konuşan iki Türk yetkili, siyah renkteki saatin, Kaşıkçı'nın dışarıda bıraktığı telefonuna bağlı olduğunu ve bu sırada iki cihaz arasındaki olası bilgi alışverişinin soruşturmayı aydınlatabileceğini belirtti.

Ajansta yer alan aynı haberde, Suudi bir kaynaktan alınan ve İngiliz istihbaratı kaynaklı olduğu söylenen bir iddia da yer aldı. Bu iddiaya göre, Cemal Kaşıkçı'ya 2 Ekim Salı günü konsolosluk yerleşkesine girişi sonrası ilaç verildi ancak bu sırada Suudi gazeteci fazla doz nedeniyle hayatını kaybetti.

3 Ekim Çarşamba 2018: Başkonsoloslukta Çarşamba günü toplanan bir grup, Cemal Kaşıkçı'nın alıkonulduğunu ve serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

4 Ekim Perşembe 2018: Suudi Arabistan hükümeti, Kaşıkçı'nın kaybolduğuna dair haberleri takip ettiklerini ve bulunması için Türk yetkililerle çalıştıklarını duyurdu. Türk yetkililer de Kaşıkçı'nın hala binada olduğunu ve incelemede bulunabilmek için resmi davet gerektiğini söylediler. Zira, 1975 Viyana Sözleşmesi kapsamında konsolosluk ve diplomatik misyonların dokunulmazlığı bulunuyor.

Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid bin Abdülkerim El-Hireyci, Kaşıkçı'nın alıkonulduğuna dair iddialarla ilgili bilgi vermesi için Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. El Hireyci, "Bilgi sahibi değiliz, araştırıyoruz. Aldığımız bilgileri aktaracağım" dedi.

5 Ekim Cuma 2018: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman Riyad'da Bloomberg'e verdiği röportajda, Türk yetkililerin İstanbul'daki başkonsoloslukta arama yapabileceğini söyledi. Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'da herhangi bir suçlamayla karşı karşıya olup olmadığına yanıt vermedi, "Suudi Arabistan'da olsaydı bilirdim" dedi.

6 Ekim Cumartesi 2018: Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Otaibi Reuters haber ajansına, Kaşıkçı'nın konsoloslukta olmadığını kanıtlamak için, binayı görüntülemelerine izin verdi.

Cumartesi gece saatlerinde Reuters, iki Türk yetkiliye dayandırdığı haberinde 'Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü' iddiasını aktardı. Reuters'a konuşan bir yetkili, "Biz cinayetin planlı olduğuna ve cesedin konsolosluk dışına çıkarıldığına inanıyoruz" dedi.

İstanbul Başsavcılığı da olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

7 Ekim Pazar 2018: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kaşıkçı'yla ilgili ilk açıklamasında "Beklentim hala iyi niyetli, inşallah arzu etmediğimiz bir durumla karşı karşıya kalmayız" dedi.

8 Ekim Pazartesi 2018: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan ziyaretinde düzenlediği basın toplantısında da "Bu olayın ülkemizde özellikle de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda cereyan etmiş olması bizler için çok çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti olarak Cumhurbaşkanı sıfatıyla da bu süreci takip etmek, kovalamak bizim hem siyasi hem insani görevimizdir (…) Başkonsolosluk yetkilileri 'Buradan çıktı' demekle kendini kurtaramaz. Eğer çıktıysa bunu ispat etmelisin" diye konuştu.

Aynı gün Suudi Büyükelçi ikinci kez Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı ve Türkiye, kayıp gazeteci için Suudi Arabistan Konsolosluğu'nda arama talebinde bulundu. Türkiye ayrıca 'soruşturmada tam işbirliği içinde olunmalı' çağrısı yaptı.

9 Ekim Salı 2018: Dışişleri Bakanı sözcüsü Hami Aksoy, Kaşıkçı'nın akıbetiyle ilgili gelişmelerin yargı, emniyet ve istihbarat birimleri tarafından yakından takip edildiğini söyledi ve inceleme için izin verildiğini söyledi. Aksoy, "Suudi makamları işbirliğine açık olduklarını ve Başkonsolosluk binasında inceleme yapılabileceğini bildirmişlerdir" dedi.

Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, Washington Post gazetesine yazdığı makalede "Türk yetkililerin durumu yakından takip ederken yaptıkları çalışmalara tanıklık ettim. Türk hükümet yetkililerinin (bu konuyu çözme anlamında) yeteneklerinden eminim"

Güvenlik görüntüleri yayınlandı

Telif hakkı DHA
Image caption DHA, Türkiye'ye giren Suudi ekibin görüntülerini paylaştı.

10 Ekim Çarşamba 2018: DHA haber ajansı, 6'sı daha sonra dâhil olan 15 kişilik bir Suudi ekibin 2 Ekim'de Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye geldiklerini gösteren güvenlik kamerası görüntülerini paylaştı. Bu görüntülere göre:

  • 03:28'de 9 kişi taşıdığı belirtilen ilk uçak Riyad'dan havalanıp İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi.
  • 03:37'de 9 kişi pasaport kontrolünden geçti
  • 05:05'te ekip Levent'teki Mövenpick otele girdi ve ayrı gruplar halinde 0940 ve 1050'de çıktı.
  • 13:14'te Kaşıkçı konsolosluk binasına girdi
  • 15:08'de Suudi Arabistan'dan geldiği belirtilen ekip iki konsolosluk aracı hızla binadan çıkarken görüldü.
  • 15:11'de Mercedes ve Vito marka iki araç binaya önüne geldi ve kapalı garaja giriş yaptı.
  • 19:57-20:11 saatleri arasında otelden ayrılan ekip konsolosluk aracıyla Atatürk Havalimanı'na gitti.
  • 21:00'da ekip iki özel jetle Türkiye'den ayrıldı.

Ama Suudi Arabistan ise 2 Ekim gününde İstanbul'a herhangi bir heyet gönderilmediğini, ilk ekibin 6 Ekim Cumartesi günü yürütülen soruşturmaya yardımcı olmak adına Türkiye'ye gittiğini savunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı'yla ilgili üst düzey Suudi yetkililerle görüştüğünü belirtip "Bu kötü bir durum. Kaşıkçı'nın kaybolması derinlemesine araştırılmalı. İnsanlar girdiğini gördü ama konsolosluktan çıktığını görmedi" dedi.

11 Ekim Perşembe 2018: Suudi gazeteci hakkında yürütülen soruştmaya ABD de dahil oldu. ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'a açıklamasında "Amerikalı soruşturma ekiplerinin Türkiye'ye yardımcı olduklarını" söyledi. Trump, "Müfettişlerimiz orada, Türkiye'de. Türkiye'yle birlikte çalışıyoruz. Doğrusu, Suudi Arabistan'la da birlikte çalışıyoruz. Ne olduğunu ortaya çıkarmak istiyoruz" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt da, Kaşıkçı'nın öldürüldüğü yönündeki şüphelerinin doğru çıkması halinde Suudi Arabistan'ın "ağır sonuçlarla" karşı karşıya kalacağını söyledi.

'Ses ve görüntü var' iddiası

12 Ekim Cuma 2018: CNN televizyon kanalı, isim vermeden 'yabancı bir istihbarat yetkilisine' dayandığırdığı haberinde, Türkiye'nin, Kaşıkçı'nın bir haftadan daha uzun bir süre önce Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürüldüğüne dair elinde 'şok edici ses ve görüntüler bulunduğunu' iddia etti.

Haberde, "Kaynağımıza, Batılı bir istihbarat ajansı tarafından aktarılan kanıtlar, konsolosluğun içinde darp ve mücadele olduğunu gösteriyor. Kaynak, Kaşıkçı'nın öldüğü ana dair kanıtlar da olduğunu söyledi. Kaynak, söz konusu yabancı istihbarat ajansının, Türk yetkililerle görüşmelerinde elde ettiği delilleri 'şok edici ve iğrenç' olarak tanımladığını da aktardı" dendi.

Suudi Arabistan üzerindeki uluslararası baskı da artıyor. Birçok kuruluş, Kaşıkçı'nın akıbetine ilişkin soru işaretleri üzerine, yatırım konferansından çekildiklerini duyurdu.

13 Ekim Cumartesi 2018: Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, News York Times'a yazdığı makalede "Cemal'i kaybettiysek sadece kınamak yetmez. Onu bizden alan insanlar, siyasi konumlarına bakılmaksızın sorumlu tutulmalı ve hukuki çerçevede cezalandırılmalıdır" çağrısında bulundu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Suudi Arabistan'ın soruşturmaya ilişkin işbirliğinin yetersiz olduğunu söyledi.

14 Ekim Pazar 2018: BBC'nin diplomatik kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, Riyad'daki yatırım konferansını boykot etmeye hazırlananlar arasında İngiltere ve ABD de var.