INF: ABD'nin bugün resmen çekildiği Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması neden önemli?

ORTA MENZIL Telif hakkı EPA

ABD, 1987 yılında Sovyetler Birliği'yle imzaladığı ve bu ülkenin dağılması sonrası Rusya'nın taraf olduğu Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) bugün resmen çekildi. Bu, ABD'nin son 17 yıl içinde çekildiği ikinci önemli silahsızlanma anlaşması. Rusya bu kararı "çok tehlikeli bir adım" olarak nitelendirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Ekim ayında yaptığı açıklamada, Rusya'nın anlaşmayı ihlal ettiğini söylemiş ve selefi Barack Obama'yı eleştirmişti.

Donald Trump, "Neden Başkan Obama bu anlaşmayı yeniden müzakere etmedi ya da anlaşmadan çekilmedi bilmiyorum. Ruslar bu anlaşmayı yıllardır ihlal ediyorlar" demişti.

Trump, ABD'nin "kendisi yapamazken, Rusya'nın gidip silahlarla oynamasına" izin vermeyeceklerini de söylemişti.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov ise ABD'yi askeri alanda "mutlak üstünlük" sağlamaya çalışmakla suçlamış ve bunun uluslararası alanda tepki toplayacak bir davranış olduğunu belirtmişti.

Telif hakkı AFP
Image caption INF'yi Sovyetler Birliği lideri Gorbaçov (solda) ve ABD Başkanı Reagan 1987 yılında imzaladı

INF Anlaşması nedir?

INF Anlaşması, 1987 yılında dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov tarafından imzalanmıştı.

Anlaşma uyarınca, menzili 500 ile 5 bin 500 kilometre arasında olan karadan havaya orta menzilli füzelerin yasaklanması öngörülüyor.

Denizden ateşlenen füzeler ise bu anlaşma kapsamında yer almıyor.

Bu anlaşma, Soğuk Savaş'ın son dönemlerinde iki süper gücün nükleer savaş tehdidini azaltmak amacıyla başlattığı üç bacaklı silahsızlanma sürecinin bir parçası.

Bu sürecin bir diğer bacağını START olarak bilinen stratejik silahların sınırlandırılmasıyla ilgili görüşmeler ve diğerini de uzay silahları konusundaki müzakereler oluşturuyor.

Telif hakkı Getty

INF anlaşması neden önemli?

Anlaşma kapsamına giren füzelerin sayısı aslında her iki ülkenin elindeki nükleer silahların çok ufak bir bölümünü oluşturuyor.

Ancak uzmanlara göre, bu anlaşma imzalandığı dönem itibariyle gelecekte imzalanan ve halen üzerinde görüşmeler yürütülen nükleer silahsızlanma anlaşmaları için de bir örnek teşkil ediyor.

İmzalanmasının ardından geçen 4 yıl içerisinde, her iki ülke toplam 2 bin 700 füze imha etti.

Ayrıca, hem ABD hem de önce Sovyetler Birliği, ardından da Rusya nükleer silah tesislerini uluslararası denetime açtı.

INF'nin ardından taraflar, yüksek tahribat gücüne sahip stratejik nükleer silahların azaltılması konusundaki görüşmelere hız verdi.

Ancak, iki ülke arasındaki zorlu görüşmelerde yaşanan gecikmeler sonucunda Stratejik Nükleer Silahların İndirimi Anlaşması'nın (START) imzalanabilmesi ancak Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından 1991'de gerçekleşti.

START kapsamında iki ülke de elinde bulunan uzun menzilli nükleer silahları yüzde 30 oranında azalttı.

Telif hakkı EPA

ABD INF'den neden çekiliyor?

ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından "şer ekseni" olarak nitelendirdiği ülkelerden gelebilecek hava saldırılarına karşı savunma sistemlerini güçlendirmek istediği gerekçesiyle Anti Balistik Füze Anlaşması'ndan çekildi.

ABD'nin 2002 yılında çekileceğini açıkladığı bu anlaşma, deniz, hava, uzay ve karada, anti balistik füze sistemleri ve bileşenlerini geliştirmeyi, test etmeyi ve konuşlandırmayı yasaklıyordu. Ayrıca ülkelerin kuracağı anti balistik füze savunma sistemlerine de ciddi kısıtlamaları getiriyordu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 2007 yılında yaptığı açıklamada, INF Anlaşması'nın artık çıkarlarına hizmet etmediğini söylemişti.

O tarihten bu yana da ABD'li yetkililer dönem dönem Rusya'nın anlaşmayı ihlal ettiğini öne sürüyor.

2014 yılında Başkan Obama, karadan ateşlenen bir füze test ettiğini öne sürmüş ancak özellikle Avrupalı müttefiklerinin baskısıyla anlaşmadan çekilme yönünde bir adım atmamıştı.

ABD, NATO tarafından SSC-8 olarak adlandırılan Rusya'nın yeni orta menzilli Novator 9M729 füzesinin anlaşmayı ihlal ettiğini savunuyor.

Rusya yeni geliştirdiği bu füzeler hakkında fazla bir bilgi paylaşmıyor ancak anlaşmayı ihlal ettiği iddiasını da reddediyor.