Suriye'de IŞİD kontrolündeki son bölgede yaşayan aileler kaçmaya başladı

Kaçan aileler Telif hakkı Getty Images

Suriye'nin doğusunda IŞİD'in elinde kalan son birkaç kasabayı ele geçirmek için yürütülen operasyonların hızlanması üzerine bölgede yaşayan sivillerin ve ailelerin yoğun bir şekilde kaçmaya başladığı kaydedildi.

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG), IŞİD'in hakimiyetini bölgeden tamamen temizlemek için saldırıya geçerken önceki gece ve dün gün boyunca bölgede yaşayan yüzlerce kişinin kaçtığı aktarıldı.

Reuters haber ajansı, IŞİD'in yabancı militanlarının ailelerinin kaçanlar arasında olduğunu belirtti. Kaçan aile üyeleriyle röportaj yapan Reuters, aralarında Iraklıların, Türklerin ve Rusların bulunduğunu belirtti.

IŞİD'e karşı gerçekleştirilen saldırıda görevli olan bir Kürt kumandan Reuters'a yaptığı açıklamada bölgede kalan son IŞİD militanlarının genelde yabancılardan oluştuğunu söyledi.

İki yıl önce Suriye ve Irak'ın büyük kısımlarını kontrol eden IŞİD, bugün yalnızca Suriye'nin doğusunda, Irak sınırında birkaç kasabayı kontrol ediyor.

ABD destekli SDG, bir süredir bu bölgeleri IŞİD'in elinden almak için operasyon yürütüyor.

Bu bölgelerde 20 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor.

SDG sivillerin bölgeyi terk edebilmesi için bir haftalığına operasyonlara ara vermişti.

Telif hakkı Getty Images

'Son savaş'

SDG Sözcüsü Mustafa Bali, grubun Irak ile sınır köyü Baghuz'a yönelik bir operasyon başlatacağını ve bunun "IŞİD'i yok etmek için son savaş" olacağını söylemişti.

Bu operasyon Cumartesi günü başladı.

ABD öncülüğündeki koalisyonun savaş uçakları ve ağır silahları eşliğinde operasyona başlayan SDG'nin sözcüsü Bali, bölgeden 600 kişinin kaçtığını belirtti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise bu rakamı 350 olarak belirtti.

AFP haber ajansı ise bölgeden kaçanları Hristiyan bir insani yardım örgütü olan Free Burma Rangers adındaki gönüllülerden oluşan tıbbi grubun karşıladığını, alanda başka bir sivil toplum örgütünün ya da Birleşmiş Milletler temsilcisinin yer almadığını söyledi.

AFP, bölgeden kaçanlar arasında yetişkin erkeklerin, Ukraynalı ve Rus kadın ile çocukların ve Suriyelilerin olduğunu belirtti.

Haber ajansına konuşan ve kendini Ümmü Halid olarak tanıtan Kırımlı bir kadın, Suriye'ye beş yıl önce geldiğini ve Azeri bir IŞİD üyesi ile evlendiğini söyledi. Yeni eşinden iki çocuğunun olduğunu belirten kadın, çocuklarının şimdi babasız kaldığını aktardı.

Telif hakkı Getty Images

'Çimenleri yiyorduk'

IŞİD'in düzenlenen operasyona sert ve şiddetli bir şekilde karşılık verdiği belirtiliyor. Bölgede 400-600 IŞİD militanının daha olduğuna inanılıyor.

Reuters haber ajansı, kaçan sivillerin önce Amerikalı ve Kürt güçler tarafından sorgulandığını, sonra da ülkenin kuzeydoğusunda yer alan bir kampa götürüldüğünü belirtti.

Ajans, kaçan kişilerin yorgun ve aç olduğunu, bazı çocukların ise çıplak ayak geldiğini belirtti.

Reuters'a konuşan SDG kumandanlarından Adnan Afrin, telsiz konuşmalarından bölgede kalan IŞİD militanları arasında 'çok sayıda Türk ile Avrupalı ve Iraklının' olduğunu anladıklarını söyledi.

Deyrizor'dan kaçtığını belirten 29 yaşındaki Hala Hassan adındaki kadın ise bombaların çok güçlü olduğunu, bölgede her milliyetten savaşçının olduğunu ve yiyecek olmadığı için yerdeki çimenleri yediklerini belirtti.

Gerçekleşen hava saldırıları sırasında 16 sivilin öldüğü iddialarının ise koalisyon güçleri tarafından araştırıldığı ifade edildi.

Telif hakkı Getty Images

Suriye ordusu ve muhalefet arasında takas yapıldı

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Suriye ve Irak'ın IŞİD'den tamamen temizlendiği duyurusunu birkaç gün içinde yapabileceklerini söylemişti.

IŞİD karşıtı koalisyonun temsilcileriyle bir araya gelen Trump, "Herhalde gelecek hafta içerisinde açıklanır. Sözde hilafetin yüzde 100'ünü özgürleştirdik. İşleri bitti" dedi.

IŞİD'in kontrol ettiği toprakların büyüklüğü 2014'te Birleşik Krallık boyutuna ulaşmış, örgütün kontrolü altında yaşayan insanların sayısı ise 7,7 milyon olmuştu.

SDG'nin içindeki en büyük güç Halk Savunma Birlikleri (YPG) Türkiye tarafından PKK ile ilişkili olduğu gerekçesiyle terör örgütü olarak görülüyor.

Diğer yandan Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamasında Astana süreci kapsamında karar verildiği üzere Suriye ordusu ve muhalifler arasında gözaltında bulunan bazı kişilerin takasının gerçekleştiği belirtildi.