BM: Suriye'de IŞİD'in elinde kalan son bölgede 200 aile mahsur

Suriye'nin doğusundaki Bağuz köyünden kaçan siviller (14 Şubat 2019) Telif hakkı Getty Images
Image caption Suriye'nin doğusundaki Bağuz köyünden kaçan siviller (14 Şubat 2019)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Suriye'de Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) elindeki son bölgede 200 kadar ailenin mahsur tutulduğunu açıkladı ve sivillerin bölgeden ayrılmalarına izin verilmesi için çağrısı yaptı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet yaptığı yazılı açıklamada, "Pek çoğu kadın ve çocuktan oluşan yaklaşık 200 ailenin, IŞİD'in elinde kalan ufak bölgede mahsur kaldığı bildiriliyor. Çoğunun bölgeden ayrılması IŞİD tarafından engellenirken, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ve onların sahadaki müttefiki SDG'nin artan bir şekilde hava ve kara saldırılarına maruz kalmaya devam ediyorlar" dedi.

Bachelet sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siviller pek çok taraf tarafından rehin tutulmaya devam ediyorlar. Kaçmak isteyenlere güvenli geçişin sağlanması çağrısını yapıyorum, kalmak isteyenlerin de mümkün olduğu kadar korunması gerekiyor. Bir tarafta ideolojiye, diğer tarafta askeri çıkara kurban edilmemeliler. Eğer sivillerin hayatlarının korunması, IŞİD'in elinde kalan son toprak parçalarının ele geçirilmesini birkaç gün geciktirecekse, bırakın öyle olsun."

Telif hakkı Getty Images
Image caption BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet

'Savaş suçu anlamına gelebilir'

BM'nin Cenevre'deki genel merkezinde de bugün BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin Sözcüsü Rupert Colville bir basın toplantı düzenledi.

Colville basın toplantısında yaptığı açıklamada, "IŞİD'in bütün aileleri olmasa bile, bazı aileleri ayrılmaktan alıkonduğunu anlıyoruz. Bu da IŞİD'in savaş suçu işlediği anlamına gelebilir" ifadesini kullandı.

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG), IŞİD güçlerinin elinde kalan son bölge olan Suriye'nin doğusundaki Bağuz köyüne yönelik saldırılarını sürdürüyorlar. Kuşatma altıda IŞİD militanlarının yanı sıra 2 bin sivilin de olduğu belirtiliyor.

İki yıl önce Suriye ve Irak'ın büyük kısımlarını kontrol eden IŞİD, bugün yalnızca Suriye'nin doğusunda, Irak sınırında birkaç kasabaya sıkışmış durumda.

Colville, SDG'nin IŞİD'e yönelik saldırılar düzenlerken, militanların arasına karışmış olan sivilleri korumak için tüm önlemleri almasının uluslararası hukukun bir gereği olduğunu da hatırlattı.

Telif hakkı Getty Images
Image caption Suriye'nin doğusundaki Bağuz köyü yakınlarındaki bir SDG savaşçısı

'Suriye'nin batısında siviller rejim ve aşırılıkçı güçler arasında sıkışmış durumda'

Bachelet, Suriye'nin batısında ise "hükümet güçlerinin ve müttefiklerinin İdlib'de ve çevresinde son haftalarda bombalı saldırılarını artırdıklarını, bunlara sivilleri öldüren silahlı grupların saldırılarının" da eşlik ettiğini kaydetti.

"Bir yandan artan düşmanlık ve bombardıman altındalar, diğer yandan Heyet Tahrir el Şam'ın ve diğer cihatçıların radikal yönetimi altında yaşamaya zorlanıyorlar ki bu kişiler düzenli olarak cinayet işliyor, adam kaçırıyor ve keyfi gözaltılar yapıyorlar" dedi.

Silahlı muhaliflerin elindeki İdlib'in merkezinde dün iki bombalı saldırı meydana gelmiş, saldırılarda en az 15 kişi ölmüş, onlarca kişi de yaralanmıştı.

Bachelet ise olayda 16 kişinin hayatını kaybettiğini ve 70 kişinin yaralandığını duyurdu.

'Kürt savaşçıların kamplarındakilerin gitmesine izin verilmeli'

Bachelet, son haftalarda doğuda IŞİD'in kontrolündeki Deyrizor bölgesinden kaçan 20 bin kişiye yönelik endişelerini de dile getirdi.

Bu kişilerin aralarında SDG'nin de olduğu silahlı Kürt gruplar tarafından idare edilen kamplarda tutuldukları ve kamptan ayrılmalarına izin verilmediğini belirtti.

Colville de "Sivillere ayrı bir özen gösterilmeli ve mümkünse insanca davranılmalılar, kamptan ayrılmalarına izin verilmeli. Belirli bir suç işlediklerinden şüphelenilmiyorsa, gözaltında tutulmamalılar" dedi.