Japon uzay aracı Hayabusa-2, 280 milyon kilometre uzaklıktaki göktaşına indi

Hayabusa-2 Telif hakkı Reuters
Image caption Hayabusa-2

Japonya'nın, Güneş Sistemi'nin oluşumunu incelemek için uzaya gönderdiği Hayabusa-2 uzay aracı, 280 milyon kilometre uzaklıktaki Ryugu göktaşına indi.

Japonya Uzay Araştırmaları Kurumu JAXA, Hayabusa-2'nin Türkiye saatiyle bu sabah 02:00'de başarılı bir iniş gerçekleştirdiğini açıkladı.

Uzay aracı Haziran'da üç buçuk yıl süren bir yolculuktan sonra Ryugu'ya ulaşmıştı.

Göktaşının yüzeyinden 10 gram örnek topladığı belirtilen Hayabusa-2'nin 2020'de Dünya'ya dönmesi bekleniyor.

Saniyede 300 metre hızla hareket eden mermi fırlatıldı

İniş sırasında aracın gövdesine bağlı bir örnek toplama cihazından göktaşından toz kaldırmak için yüzeye saniyede 300 metre hızı olan tantaldan yapılmış 5 gramlık bir mermi fırlatıldı. Havaya kalkan tozların bu cihaz tarafından toplanmış olması gerektiği belirtiliyor.

Hayabusa -2'nin proje sorumlusu Yuichi Tsuda, "Merminin fırlatılması da dahil başarılı bir iniş gerçekleştirdik. En iyi koşullarda en ideal inişi yaptık" dedi.

Telif hakkı AFP
Image caption JAXA çalışanları başarılı inişi böyle kutladı.

Göktaşının 20 kilometre kadar yukarısında konumlanan uzay aracının geçen Ekim'de yüzeye inmesi planlanmıştı. Ancak bir kilometre çapındaki göktaşının yüzeyinin düşünülenden daha engebeli olduğu anlaşıldı.

C-tipi olarak bilinen bir uzay kayasından oluşan Ryugu'nun güneş sisteminin ilk günlerinden kalma bir Dünyaya Yakın Asteroit (NEA) olduğu belirtiliyor.

Blefast'taki Queen's Üniversitesi'nden Prof. Alan Fitzsimmons BBC'ye "Karbon açısından zengin olan asteroitlerin, astroit kuşağından koparak nasıl Dünyaya Yakın Asteroit'lere dönüştüklerini bildiğimizi düşünüyoruz. Ama Ryugu'dan gelecek örnekler bize bunun tarihini anlatacak" dedi.

Telif hakkı JAXA
Image caption İnişin yapıldığı nokta kırmızı okla gösteriliyor.

Fitzsimmons şöyle devam etti:

"Rosetta misyonu bize, Dünya'daki suyun büyük bölümünün güneş sisteminin ilk günlerinde kuyruklu yıldızlardan gelmediğini gösterdi. Karbon zengini (C tipi) asteroitlerin kayalarında bol miktarda suyun hapsolmuş olduğuna inanıyoruz. Bu asteroitler, Dünya'ya hem su hem de yaşamın başlangıcı için gerekli olan organik materyalleri getirmiş olabilir. Örnekler, bu olasılığın incelenmesi için büyük önem taşıyor."

İlgili Konular