İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in istifasının perde arkasında ne var?

Zarif Telif hakkı Getty Images
Image caption Tahran'da ülkesine kendisini adamış usta bir müzakereci olarak da görülen Zarif, diğer yandan nükleer anlaşma nedeniyle ABD'nin eline koz vermekle de suçlanıyor.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, dün Instagram hesabından yaptığı bir paylaşımla sürpriz bir şekilde istifa etti. Zarif istifasının nedenlerini açıklamadı ancak bir gazeteye verdiği demeçte Tahran'daki siyasi "iç çatışmalara" işaret etti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani resmi olarak istifayı kabul etmiş değil.

Ancak özel temsilcisi Mahmud Vaizi'nin açıklamasına göre Ruhani Zarif'i övdüğü bir demeçle, istifayı kabul etmeyebileceği sinyalini verdi. "Ruhani'nin gözünde İran İslam Cumhuriyeti'nin tek bir dış politikası ve tek bir dışişleri bakanı vardır" diyen Vaizi, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Ruhani'nin sözleri, Zarif'in görevinden memnun olduğunun açık bir işareti olduğu gibi, yanlış ve taraflı yorumlara da sert bir yanıttır."

Neden istifa etti?

Zarif'in kararının arkasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın İran'a sürpriz ziyareti olduğu görüşü yaygın.

Esad, Suriye'de iç savaş başladığından bu yana İran'a yaptığı ilk ziyaretinde Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve dini lider Ali Hamaney ile bir araya geldi.

Zarif ise görüşmelerde yoktu.

İranlı liderlerin yanında masada olan isimler, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile ülkenin iki eski dışişleri bakanı ve Hamaney'in danışmanları olan Ali Ekber Velayeti ile Kamal Kharazi'ydi.

Telif hakkı Getty Images

BBC Farsça'dan Poria Mahrouyan, Zarif'in dış politikada sembolik bir rolü olduğuna dikkat çekiyor: Son sözü Hamaney ve danışmanları söylüyor.

Mahrouyan "Ruhani ve Hamaney'in yürüttüğü politikalar, İran'ın Suriye'deki varlığından nükleer görüşmelere pek çok konuda kağıt üstünde aynı olsa da, aslında ayrışıyorlar" diyor.

Ruhani İran'ın Suriye'deki varlığından memnun değilken, Hamaney Esad'ı destekliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilerek yaptırımları yürürlüğe sokması sonrası da, dış politikadaki ayrım derinleşti.

Resmi adı 'Ortak Geniş Eylem Planı' (JCPOA) olan anlaşma, İran ile kısaca P5+1 olarak adlandırılan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ile Çin'in yanı sıra Almanya arasında imzalanmıştı. İmzacılar arasında Avrupa Birliği de bulunuyordu.

2013'te dışişleri bakanlığına getirilen Zarif, müzakerelerin mimarıydı.

Reuters'a ismini vermeden konuşan Zarif'in bir yardımcısına göre, deneyimli siyasetçi ABD'nin nükleer anlaşmadan çıktığı Mayıs ayından bu yana radikallerin de yoğun baskısı altındaydı.

Telif hakkı Getty Images

Hamaney ve destekçileri, İran'ın nükleer programına son vermesi karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngören anlaşmaya karşıydı.

Zarif üzerindeki baskı, Trump'ın ekonomik yaptırımları yürürlüğe sokması ile daha da büyüdü.

Bloomberg'e konuşan bazı uzmanlar, Zarif'in taraf olan AB ülkeleri ile anlaşmayı kurtarmaya çalışırken, prestij kaybettiği görüşünde.

İç çatışmalardan neyi kast etti?

ABD'de eğitim almış olan deneyimli diplomat, mükemmel İngilizcesi ve liberal çizgisi ile de geleneksel siyasetçilerden farklıydı.

2002-2007 yılları arasında İran'ın BM Büyükelçiliği görevini yürüttüğü dönemde, yetenekli ve zor bir müzakereci olarak ün kazandı.

Ancak radikallerin sık sık eleştirdiği bir isim oldu.

Zarif üzerindeki baskının tek nedeni dış politikalarına olan tepkiler de değildi. Kara para aklamaya karşı demeçler vermiş, medyanın bu suçlara arka çıktığını öne sürmüştü.

2013'te dışişleri bakanı olarak göreve geldiğinde sakalını tamamen kestirmesi ile Devrim Muhafızları'ndan tepki görmüştü.

Şimdi ne olacak?

İran'ın dış politikasında olduğu, gibi nihai kararı verecek kişi belli: Dini lider Hamaney.

İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre, Meclis'te çoğunluk Zarif'in görevde kalmasından yana.

Salı günü Ruhani'ye bir mektup yazan milletvekilleri, Zarif'in istifasını kabul etmemesi çağrısında bulundular.

Meclis Ulusal Güvenlik Dışişleri Komisyonu Başkanı Ali Necafi Hoşrodi'nin İran Meclis Haber Ajansı ICANA'da yayımlanan açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"İçeride ve dışarıdaki durum, Amerika'nın baskısı ve yaptırımlarını da dikkate alarak, birlik ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu vurguluyorum."

Ruhani henüz bu mektuba yanıt vermiş değil.

Diğer yandan Zarif'in istifası konusunda son kararı verecek olan da Ruhani değil. Hamaney 'hayır' derse Zarif görevde kalmak zorunda.

Zarif'in istifasının nükleer görüşmeleri için bir yol ayrımı olacağını söyleyen de var, karar verici pozisyonunda olmadığı için dış politikanın bundan fazla etkilenmeyeceğini savunan da.

Guardian'a konuşan Ulusal İran-Amerikan Konseyi Başkanı Cemal Abdi, "Zarif'in istifası Tahran'ın 5+1 grubunun İran'la imzaladığı nükleer anlaşma (JCPOA) başta olmak üzere Batı'yla temasın ilerlemesinden hoşnutsuz olan kesim için bir nimet" yorumunu yapıyor.

Gazetenin analizine göre, siyasi baskının arttığı bir dönemde en yakın destekçisini kaybetmesi Ruhani'ye de önemli bir darbe olacak.

Ülkesinin son 40 yılın en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Ruhani'nin özellikle nükleer görüşmeler gibi konularda aynı çizgide politikalar yürütebileceği bir isim bulması zor.

Reuters'a konuşan bir İranlı yetkili ise şöyle diyor:

"Eğer Hamaney, Zarif'i ve Ruhani'yi açıkça desteklerse, ülkedeki iki siyasi kamp arasındaki uçurum da kapanabilir."