Pakistan - Hindistan krizinde nükleer savaş tehdidi var mı?

Hindistan hava saldırılarından sonra sokaklara çıktı. Telif hakkı AFP
Image caption Hindistan'da göstericiler hava operasyonlarının ardından sokaklara çıktı.

Pakistan'ın eski ABD Büyükelçisi ve üç Pakistan Başbakanı'nın eski danışmanı Hüseyin Hakkani, Hindistan ile Pakistan arasında tırmanan son gerilimi için "Bilinmeyen sulardayız" diyor.

İki ülke arasında yaşanan krizin nereye sürükleneceği bir soru işareti ama uzmanlar, gerilimin tırmanmasına engel olunması gerektiği görüşünde.

Hindistan'ın Salı günü Pakistan topraklarına düzenlediği hava saldırısından sonra Pakistan 'zamanı ve yeri geldiğinde' karşılık vereceklerini söylemişti.

Bu açıklama üzerinden 24 saat geçmeden Pakistan, Hindistan kontrolündeki ve Pakistan kontrolündeki Keşmir bölgesini ayıran sınır kontrol hattına hava saldırısı düzenledi.

Pakistan ayrıca Keşmir hava sahasında Hindistan Hava Kuvvetleri'ne ait iki uçağı düşürdüklerini ve pilotlarını gözaltına aldıklarını duyurdu. Hindistan bunun üzerine ülkenin kuzeyindeki hava sahasının bir kısmını kapattı.

Birçokları, kendi kamuoyunu yatıştırmak isteyen Hindistan dahil, Pakistan'ın saldırılarının 'misliyle karşılık' olarak görülebileceği görüşünde.

Ama şimdi asıl zorluk, işler kontrolden çıkmadan önce bu gerilimin tırmanışını frenlemek.

Öncelikle, Hindistan'ın Salı günü düzenlediği hava saldırıları tamamen beklenmedik bir hamleydi. İki ülke arasında yaşanan 1971 savaşından bu yana Keşmir'in fiili sınırı olarak görülen 'sınır kontrol hattını' vuran ilk taraf Hindistan oldu.

'Yumuşak karın'

Deneyimli akademisyen ve yazar Hüseyin Hakkani mevcut krizle ilgili şu yorumu yaptı:

"Pakistan ordusu, Hindistan'ın nükleer şemsiye altında, asimetrik savaşı (terörizmi) tırmandırmaya yanaşmamasına bel bağlıyordu.

"Hindistan, eşiği geçmeden saldırabilecekleri bir yumuşak karın buldu. Bu ya 2016'daki gibi karadan özel kuvvetlerin kullanılması olacaktı, ya da şimdi olduğu gibi bir hava saldırısı."

ABD'deki Johns Hopkins Üniversitesi'nde görevli Profesör Daniel Markey'e göre, "soruna getirilebilecek askeri çözümlerin çoğu Hindistan'a daha pahalıya mal olur ve arzulanan neticeye ulaşılamaz."

Telif hakkı EPA
Image caption Hindistan savaş uçakları Keşmir sınırını Salı günü vurdu.

Markey'in yorumu şöyle:

"Delhi'de herkes bunu bilir. Şimdi amaç, Pakistan'ın her bir saldırı hamlesini Hindistan'dan gelecek üst perdeden bir eylemle cezalandırmak. Her bir adım dikkatli hesaplanırsa ve hata yapılmazsa, bu kötü bir strateji sayılmaz.

"Örneğin, bu yaşan durumda, Hindistan savaş uçağının Keşmir'in Hindistan kontrolündeki tarafından ateş açmaya yeltendiği ama rüzgârın uçağı Pakistan topraklarına savurduğu haberleri geldi. Eğer doğruysa, krizin tırmanmasında ortaya çıkan bu tip beklenmedik unsurlar her bir adımda yeni bir risk oluşturur."

Nükleer tehdit var mı?

Daniel Markey, tırmanan gerilimin sanıldığından daha ciddi olduğu görüşünde. Markey, 'çatışmayı Pakistan topraklarına taşıma girişiminin, birçok Hindistan Başbakanı'nın çekindiği bir adım' olduğunu söylüyor.

O zaman, gerçek bir nükleer çatışma tehdidi var mı?

Markey'in yanıtı şöyle:

"Maalesef, Hindistan ile Pakistan arasında her zaman gerçek bir nükleer çatışma tehdidi var ama o noktaya henüz varmadık. Kazara veya izinsiz kullanımı (ki çok muhtemel değil) bir yana bırakırsak, nükleer savaş ihtimalinin gerçekleşebilmesi için konvansiyonel savaş geriliminin daha fazla tırmanmış olması gerekir.

"Ama, Pakistan'ın bir sonraki adımı işi daha ciddi bir boyuta taşıyıp sivil hedefleri vurmak olursa, bu gerilimlerin tırmanması da bir olasılık."

Bu, gerçekleşmesi yüksek bir ihtimal değil. Ama şimdi asıl soru, son yılların en tehlikeli noktasına ulaşan bu çatışmada geri adım atılması için ülkelerin nasıl bir çıkış yolu bulacağı.

İlgili Konular