ABD-İran gerilimi: ABD Orta Doğu'ya Patriot füze savunma bataryası ve savaş gemisi gönderiyor

USS Arlington savaş gemisi Telif hakkı Getty Images
Image caption USS Arlington savaş gemisi Körfez'deki USS Abraham Lincoln uçak gemisine katılacak.

ABD-İran gerilimi artarken, Washington Orta Doğu'ya Patriot füze savunma sistemi bataryası ve USS Arlington savaş gemisini göndereceğini açıkladı.

Amfibi (yüzergezer) araçlar ve uçak taşıyan USS Arlington gemisi, ay başında Körfez bölgesine gönderildiği açıklanan USS Abraham Lincoln savaş gemisine katılacak.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ayrıca Katar'daki üsse ABD'nin B-52 bombardıman uçaklarının da sevk edildiğini açıkladı.

Washington bu hamlelerin bölgedeki ABD güçlerine İran'dan yönelecek olası bir tehdide cevaben yapıldığını belirtti. Ancak bu tehdidin ne olabileceğine dair detay vermedi.

Cuma günü yapılan açıklamada Pentagon ABD'nin "bölgedeki güçlerini ve çıkarlarını savunmaya hazır olduğunu" belirten yazılı bir açıklama yaptı ancak İran ile bir çatışma istemediklerini belirtti.

İran ise ABD'nin bu iddiasını "saçmalık" olarak yorumladı.

Tahran ise ABD'nin bölgeye askeri takviye yapmasını İran'ın gözünü korkutmak üzere girişilen "psikolojik bir savaş" olarak niteledi.

ABD'nin bölgedeki askeri varlığı

ABD'nin, İran'ın komşusu Irak'ta da yaklaşık 5200 askeri bulunuyor.

Mayıs ayı başında da ABD, daha önce zaman zaman Basra Körfezi'nde konuşlandırılan ve 2003'teki Irak Savaşı'nda da kullanılan USS Abraham Lincoln gemisini Orta Doğu'ya gönderdiğini açıklamıştı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan Perşembe günü yapılan açıklamaya göre USS Abraham Lincoln Süveyş Kanalı'nı geçti.

ABD'li yetkililer basına yaptıkları açıklamada USS Arlington gemisinin bölgeye gönderilmesinin daha önceden planlandığını, ancak tarihin öne çekildiğini belirtti.

İRan2ın yarı resmi haber ajansı İsna'ya konuşan din adamı Ayetullah Yusuf Tabatabai Nejad ise 'ABD filosunu tek bir füzeyle yok edebileceklerini' söylemişti.

Nükleer anlaşma nasıl çöktü?

ABD ile İran arasında nükleer anlaşma eski başkan Barack Obama döneminde, 2015 yılında imzalanmıştı. Anlaşma İran'ın uranyum zenginleştirme programını kısıtlaması karşılığında ülkeye uygulanan yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyordu.

Ancak 2016'da ABD Başkanı seçilen Donald Trump, Mayıs 2018'de 6 ülkenin (ABD, İran, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya ve Almanya) İran ile imzaladığı nükleer anlaşmadan çekildiklerini ve İran'a yönelik yaptırımların yürürlüğe sokulacağını açıklamıştı.

Washington, Türkiye dahil 8 ülkeye yaptırımlara rağmen İran'dan petrol almaya devam etmeleri için 2 Mayıs 2019'a kadar geçerli olan bir muafiyet tanımıştı.

Bu muafiyet süresinin geçen hafta dolmasının ardından Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada hedefin İran'ın petrol gelirlerini sıfıra indirmek olduğu vurgulanmıştı.

Türkiye ise İran ile ticaretin devam edeceğini söylemiş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu paylaştığı Twitter mesajında "Tek taraflı yaptırımları ve komşularımızla nasıl ilişki kuracağımız konusundaki dayatmaları kabul etmiyoruz" demişti.

İran Güvenlik Konseyi de bu hafta yaptığı açıklamada nükleer anlaşmadan "kısmen" çekildiklerini belirtmiş ve "İran İslam Cumhuriyeti, mevcut aşamada zenginleştirilmiş uranyum ve ağır su depolama konusundaki sınırlandırmalara uyma zorunluluğu görmemektedir" demişti.

Nükleer anlaşma hangi şartları kapsıyordu?

2015'te imzalanan anlaşmayı ABD, İran, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya ve Almanya müzakere etmişlerdi.

Anlaşma İran'ın uranyum zenginleştirme programını kısıtlaması karşılığında ülkeye uygulanan yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyordu.

Ancak Donald Trump bu anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirmesini engelleyecek nitelikte olmadığını savunarak mutabakattan tek taraflı olarak çekilmiş ve ABD İran'a yeniden yaptırım uygulamaya başlamıştı.

Anlaşmanın detaylarını okumak için tıklayın.

İlgili haberler