Doğu Akdeniz - Times: Türkiye'nin doğalgaz yataklarına uzanması, Kıbrıs Sorunu'nu yeniden alevlendirebilir

Yavuz sondaj gemisi Telif hakkı Getty Images

İngiltere'de yayımlanan Times gazetesi, Doğu Akdeniz'de yaşanan doğalgaz gerilimini "Türkiye'nin doğalgaz yataklarına uzanması, Kıbrıs sorununu yeniden alevlendirebilir" başlığıyla okuyucularına duyuruyor.

Hanna Lucinda Smith imzalı haber "Kıbrıs'ın altın kumsallarında güneşlenen turistler, büyük ihtimalle açıklarda kaynamaya başlayan mesele hakkında bir fikre sahip değil. Ama yaz aylarında Ada'nın turistik tesisleri dolarken, Kıbrıs açıklarında askeri çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyan bir sorun ısınıyor" ifadeleriyle başlıyor.

Times, "Doğu Akdeniz'deki doğalgaz yatakları için girişilen kapışma, Türkiye ve 1974'ten bu yana işgal altında tuttuğu Kuzey tarafı ile Rumca konuşulan güneydeki Kıbrıs Cumhuriyeti ve Atina'daki müttefiklerini karşı karşıya getiriyor" diyor.

Gazete, "Bir zamanlar 130 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin edilen Afrodit gaz yataklarının bölünmüş adaya barışın gelmesine yardımcı olması umuluyordu" ifadeleriyle devam ediyor.

Times, 2016'da adayı birleştirecek daimi bir anlaşmaya varılması koşuluyla, boru hattının doğrudan Türkiye'ye bağlanması fikrinin gündeme getirildiğini hatırlatıyor.

Ancak gazete "görüşmelerin iki yıl önce başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da giderek kavgacı bir hale gelen söylemi nedeniyle Afrodit, düşmanlıkları yenileyebilecek bir kıvılcıma dönüştü" diye de ekliyor.

Times şöyle devam ediyor:

"Doğalgaz yatakları, 2003'te çizilen ve uluslararası kabul gören Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarının içinde.

Lefkoşa yönetimi aramalar yaptı ve gaz çıkartmaya hazır olan şirketlerle temas kurdu. Türkiye, kendi deniz sınırlarının, Kıbrıs'ın MEB'iyle çakıştığını ve bazı gaz yataklarını içine aldığını savunuyor.

Erdoğan, Ada'nın kuzeyindeki Kıbrıslı Türklerin çıkartılacak gazdan pay alması gerektiğinde ısrarlı. Bu konu, 1990'lı yıllarda doğalgaz yatakları keşfedildiğinde Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki bazı yetkililer tarafından da dile getirilmişti. "

Telif hakkı Getty Images

Erdoğan faktörü

Türkiye'nin bölgeye Fatih ve Yavuz adlı iki sondaj gemisi gönderdiğini vurgulayan gazete, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nde mahkemelerin, sondaj bölgesi yakınlarınki Fatih gemisinin personeli hakkında tutuklama emri çıkarttığını" bildiriyor.

Erdoğan'ın ise Antalya açıklarında bulunan Yavuz gemisine donanmanın eşlik edeceğini söylediği kaydediliyor. Türkiye'nin ayrıca Kuzey Kıbrıs'a yeni deniz ve hava üsleri inşa edileceğini açıkladığı da hatırlatılıyor.

Times, krizde AB üyesi Kıbrıs ile saf tutan ABD ve AB'nin Erdoğan'ı geri adım atması için uyardığını, Erdoğan'ın ise iki sondaj gemisi daha göndereceğini söyleyerek karşılık verdiğini aktarıyor.

Gazete, Kıbrıs'taki garantör güçlerden İngiltere'nin bu tür durumlarda genelde arabuluculuk yapmaya çalıştığını, ancak Başkan Theresa May'in bu role son vermek istediğini söylediği hatırlatılıyor.

Times'a konuşan Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı "Maalesef, uluslararası toplumun şu ana dek Ada'nın ortak sahiplerinden birini yok sayan tutumu, gerilimin azalmasına yardımcı olmadı. Eğer Rumlar, her iki topluma ait olan doğal zenginliği tek taraflı bulup çıkarmakta ısrar ederse, bizim de haklarımızı savunmaktan başka bir seçeneğimiz olmayacak" diyor.

"Erdoğan faktörü, zaten karışık olan bu durumu alevlendirebilir. İstanbul seçimini kaybetmesinin ardından doğalgaz sorununu hasarı tamir etmek için kullanabilir" diyen Times, Türkiye'nin 1974'te Kıbrıs'a çıkartma yapabileceği uyarısında bulunan birkaç kişiden biri olan eski Güney Kıbrıs Dışişleri Bakzanı Nikos Rolandis'in yine aynı uyarıyı yaptığını yazıyor.

Nikos Rolandis'in, Kıbrıslı Rum lider Anastasiades'e iki yıl önce yazdığı mektupta "gelecekteki adımlarına dikkat etmesi ve doğalgaz gelirlerini Kıbrıslı Türklerle paylaşması" tavsiyesinde bulunduğu kaydediliyor.

Rolandis "Bu tehlikeli olabilir, çünkü Erdoğan kolay bir insan değil. Manipüle ediyor, Doğu ve Batı arasında gidip, geliyor. Herhangi bir ambargoya aldıracağını da sanmıyorum" diyor.