İran'ın zenginleştirilmiş uranyum sınırını aşması ne anlama geliyor?

İran'daki Buşehr nükleer santrali düşük seviyede zenginleştirilmiş uranyumdan yakıt üretebiliyor Telif hakkı AFP
Image caption İran'daki Buşehr nükleer santrali düşük seviyede zenginleştirilmiş uranyumdan yakıt üretebiliyor

İran, 2015 yılında imzaladığı nükleer anlaşmada belirlenen 300 kilogramlık düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum stok sınırını aştığını duyurdu.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da İran'ın açıklamasını doğruladı.

İngiltere ve Almanya İran'a kararından vazgeçme ve nükleer anlaşmayı daha fazla aşındırmama çağrısı yaptı.

Rusya ise İran'ın açıklamasını üzüntüyle karşıladı ancak bunun "ABD'nin egemen bir devleti boğma çabasının sonucu" olduğunu vurguladı.

İran'ın ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Çin, Rusya ve AB ile imzaladığı Kapsamlı Ortak Eylem Planı ülkede bulundurulabilecek zenginleştirilmiş uranyuma bir sınır koysa da ABD geçen yıl bu anlaşmadan tek taraflı bir şekilde çekilerek İran'a yaptırım uygulamaya başlamıştı.

İran'ın son adımı, ABD'nin İran üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde geldi.

Zenginleştirilmiş uranyum nükleer yakıtların yanı sıra nükleer silah yapımında da kullanılabiliyor.

İran, zenginleştirilmiş uranyumu 1050 kilograma çıkarması halinde nükleer silah sahibi olabilir.

Avrupa ülkeleri daha önce İran'ı nükleer anlaşmayı ihlal etmemesi konusunda uyarmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı da Avrupa ülkelerini uyararak, ABD'nin yaptırım mekanizmalarının etrafından dolanarak İran ile ticarete devam edecek bir yol bulmadıkları takdirde anlaşmada yer alan başka yükümlülüklerini de yerine getirmeyi 10 gün içinde bırakacağını açıkladı.

Avrupa ülkeleri, finansal bir işlem olmadan karşılıklı takas ticaretinin yapılacağı Instex adlı bir mekanizmayı Cumartesi günü devreye soktu. Fakat İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif bu mekanizmanın İran'ın beklentilerinin gerisinde kaldığını söyledi.

Analiz: Jonathan Marcus

BBC Savunma Muhabiri

İran nükleer anlaşmanın maddelerini adım adım ihlal ederek Avrupa ülkeleri üzerinde, ABD'nin yaptırımlarının baskısını hafifletecek adımlar atmaları için baskı oluşturuyor. Fakat çok az uzman Avrupa ülkelerinin böyle bir adım atmasının mümkün olduğunu düşünüyor.

İran'ın rakipleri bu gelişmenin üzerine bir protesto dalgasına başlayacaktır.

Ama bundan daha önemlisi, sıradaki adımın ne olduğu.

İranlılar, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20 artırma tehdidinde bulunuyor. Bu, bir nükleer bombanın yapılması için gerekli adımların yüzde 90'ının atılması anlamına gelir.

Böyle bir adım da dünya diplomasisinde alarm verilmesi için fazlasıyla yeterli.