Barış Pınarı Harekâtı: Suriye Demokratik Güçleri, Rasulayn kentindeki birliklerini çektiğini açıkladı

SDG Sözcüsü Kino Gabriel Telif hakkı Reuters
Image caption SDG Sözcüsü Kino Gabriel

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Türkiye sınırı yakınındaki Resulayn kentinde bulunan birliklerini çektiğini açıkladı. SDG Sözcüsü Kino Gabriel, "Artık şehirde savaşçımız yok" dedi.

Pazar günü bazı Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) silahlı kanadı Halk Koruma Birlikleri'nin (YPG) bazı savaşçılarını ve yaralıları taşıyan büyük bir konvoy Resulayn'dan ayrılmıştı. Bazı sivillerin de kentten ayrıldığı görülmüştü.

Suriye Milli Ordusu Sözcüsü Yusuf Hamud ise SDG'nin Ras'ul Ayn'dan "tamamen çekilmediğini" söyledi.

SDG'nin ana gövdesini YPG oluşturuyor. Türkiye YPG'yi, PKK'nın Suriye 'deki uzantısı olduğu gerekçesiyle "terör örgütü" olarak görüyor.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan Pazar günü yapılan açıklamada ise Barış Pınarı Harekâtı'na ara verilmesinden bu yana, "55 araçlık konvoyun Resulayn'a giriş, 86 araçlık konvoyun Tel Tamir istikametinde çıkış yaptığı" belirtilmişti.

Türkiye'nin 9 Ekim'de Suriye'nin kuzeyinde ve Fırat Nehri'nin doğusunda başladığı Barış Pınarı Harekâtı, Tel Abyad ve Resulayn kentleri ve çevrelerindeki bölgelerde yoğunlaşmıştı.

Harekâtın 8. gününde, Ankara'da görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyeti ile ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in başkanlığındaki ABD heyeti, anlaşmaya varmıştı.

Telif hakkı AFP
Image caption Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence

Anlaşmaya göre, Türkiye 120 saatlik bir süre için operasyona ara verecek ve bu zaman diliminde YPG yaklaşık 32 kilometre derinliğinde oluşturulacak olan güvenli bölgenin gerisine çekilecek. Bu süre Salı günü doluyor.

Çekilme tamamlandıktan sonra da Türkiye tamamen operasyonu durduracak, ABD de Başkan Donald Trump'ın imzasıyla yürürlüğe giren yaptırımları geri çekecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölgenin denetimi için 12 gözlem noktası kurmayı planladığını açıklamıştı.

İran'dan yapılan açıklamalarda, Tahran'ın bölgede gözlem noktaları kurulmasına karşı çıktığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Abbas Musavi, "Ankara'nın askeri gözlem noktaları kurmasına karşıyız. Konular diplomatik yollarla çözümlenmeli. Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli" dedi.

Irak sınırına kadar uzanması hedeflenen güvenlik bölgenin derinliğinin 32, uzunluğunun ise 444 km olması amaçlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Pazar günkü açıklamasında, "Şu anda 13 maddelik ortak bildirinin 120 saatlik bir süreci var. Bunun yarıdan fazlası geride kaldı. Buna uyulduğu takdirde ne ala, uyulmadığı takdirde 120 saat bittiği anda biz tekrar Barış Pınarı Harekâtı'nı bırakılan yerden aynen devam ettiririz" demişti.

Erdoğan ayrıca, "Şu ana kadar 5 asker, 20 sivil ve 76 Suriye Milli Ordusu'ndan kardeşimizi şehit verdik" demişti.

MSB'den Perşembe günü yapılan açıklamada ise "Barış Pınarı Harekâtı'nda, etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısı toplam 702 oldu" ifadeleri yer almıştı. .

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre ise Barış Pınarı Harekâtı sonucu 114 sivil, 250'den fazla SDG savaşçısı ve 190 Suriye Milli Ordusu askeri öldü; en az 300 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas: Türkiye, uluslararası hukuku ihlal etti

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekâtı ile uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyledi.

Heiko Maas, Pazar günü Almanya Devlet Televizyonu ZDF'ye yaptığı açıklamada, "Kürt birimlere ya da milislere yönelik bir saldırının uluslararası hukuka göre meşru olduğuna inanmıyoruz" dedi.

Telif hakkı EPA
Image caption Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas

Maas, "Ateşkesin 5 günden uzun sürmesini ve işgalin son bulmasın sağlayabilmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konştu.

Almanya, Barış Pınarı Harekâtı sonrası Türkiye'ye silah satışını askıya alan Batılı ülkelerdendi.

Ankara, 'ateşkes' ifadesini kabul etmiyor

Türkiye, ABD ile varılan mutabakat için "ateşkes" ifadesinin kullanılmasını kabul etmiyor.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Bu bir ateşkes değildir. Ateşkes ancak iki meşru taraf arasında yapılır. Biz sadece operasyonun hedefi olan teröristlerin güvenli bölgeden çıkması için harekâta ara veriyoruz" demişti.

Telif hakkı EPA
Image caption Barış Pınarı Harekâtı'nda kullanılan tanklar

Çavuşoğlu, harekâtın başladığı gün yaptığı açıklamada da, "Harekatımız uluslararası hukuk, BM Şartı'nın 51. maddesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) terörle mücadeleye ilişkin kararları gereğince icra edilmektedi" ifadelerini kullanmıştı.

Birleşmiş Milletler'in (BM) kurucu anlaşması niteliğindeki BM Şartı'nın 51. maddesinin girişinde, "Bu Antlaşma'nın (BM Şartı'nın) hiçbir hükmü, BM üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi'ne bildirilir ve Konsey'in I? bu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez" ibaresi yer alıyor.

Türkiye, BMGK üyesi ülkelerin büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak Barış Pınarı Harekâtı hakkında bildirmişti.

BMGK'nın veto yetkisine sahip daimi üyeleri ise ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa.