George Floyd: ABD'de polislerin işlediği cinayetler neden nadiren cezalandırılıyor?

  • Pablo Uchoa
  • BBC Dünya Servisi
Dallas'ta görev yapan polisler

Kaynak, EPA

ABD'de polisin her yıl 1200 civarında kişiyi öldürdüğü tahmin ediliyor ve bu vakaların yüzde 99'unda, polis memurlarına herhangi bir suçlama yöneltilmiyor.

25 Mayıs'ta Minnesota eyaletinde siyah Amerikalı George Floyd, beyaz polis memuru Derek Chauvin tarafından öldürüldü. Olayın artan kamuoyu baskısı, protestolar ve çatışmaların ardından, görevden Chauvin'e bu kez suçlama yöneltildi.

Derek Chauvin'e yönelik suçlamalar arasında "ikinci derece cinayet" de var.

Chauvin, Minneapolis kentinde, ölmeden önce yaklaşık dokuz dakika boyunca yere yatırdığı Floyd'un boynuna diziyle bastıran polis memuruydu.

Olay yerindeki diğer üç polise de, "suça yardım ve yataklık" suçlaması yöneltildi. Dört polis memurunun hepsi, 40'ar yıl hapis cezasına çarptırılabilir.

Eylemciler, Floyd'un ölümünün yasaların, görev başındayken adam öldüren polis memurlarını ele alışında radikal bir değişikliği beraberinde getirmesini umuyor. Çünkü bu vaka tam anlamıyla bir istisna.

Ama ABD yasalarında, polis memurları hem ceza hukuku hem de medeni hukuk anlamında koruma altındalar.

Kaynak, AFP

Fotoğraf altı yazısı,

California'daki protesto gösterisi

Ceza soruşturmaları 'çok çok nadir'

Mapping Police Violence/Polis Şiddetini Haritalama Projesi, ABD'de 2013-2019 arasında polislerin işlediği 7 bin 666 cinayeti, bu tür cinayetlerin tahminen yüzde 92'sini belgeledi.

Bunların sadece yüzde 1,3'ünde polislere suçlama getirildi ve sadece 25 vakada polisler hüküm giydi.

Washington'daki Cato Enstitüsü'nün Ceza Hukuku Başkan Yardımcısı Clark Neily, BBC'ye yaptığı açıklamada, savcıların Floyd vakasında olduğu gibi polis memurlarına yönelik suçlama getirmesinin "çok çok nadir" görülen bir durum olduğunu söyledi.

Neily hem savcıların hem de polis memurlarının kolluk kuvvetleri üyeleri olduğunu ve birlikte çalışmaları gerektiğini belirtiyor. Savcılar, kanıt bulmaları ve davalarda ifade vermeleri için polislere dayanıyor.

Bu yakın ilişki de, "ceza davalarının ideal bir hesap sorma mekanizması olmaması" anlamına geliyor.

Buna ek olarak, sıradan bir polis memurunun ölümcül güç kullanması işinin bir parçası ve birçok halde )Örneğin nefsi müdafaa ya da kendisinin ya da bir başkasının ağır yaralanmasını ve ölümünü önlemekte) yasal.

Kaynak, AFP

Soruşturmadan korunma

Polis kurbanları ve yakınlarının elinde bu nedenle asliye hukuk mahkemlerinde, polis memurlarına tazminat davası açma seçeneği kalıyor.

Ancak Neily, "nitelikli dokunulmazlık" adı verilen prensip nedeniyle, "mahkeme kapılarının bu tür davalara da sık sık kapandığını" söylüyor.

Bu prensip, kurbanı koruyan "net bir şekilde yerleşmiş" haklar yoksa, vatandaşların haklarını ihlal etmeleri durumunda kamu görevlilerini soruşturmadan muaf tutuyor.

Ancak Neily, emsal davaların kamu görevlilerine tazminat davası açmayı neredeyse imkansız hale getirdiğini vurguluyor.

Amy Corbitt, 2014'te, bir adamın arka bahçesine girmesinin ardından polis kovalamacası arasında kalmıştı. Silahlı polisler eve girmiş, bahçede oynayan altı çocuğa yere yatmalarını söylemişlerdi.

Amy'nin köpeği Bruce ortaya çıkmış ve mahkeme belgelerine göre hayvanın memurlara yönelik herhangi bir tehdit oluşturmamasına karşın, polislerden biri uyarı yapmadan, iki el ateş açmıştı.

Mermiler köpeğe isabet etmedi ancak biri Amy'nin sadece yarım metre ileride yerde yatan 10 yaşındaki oğlu Dakota'ya saplandı. Dakota sağ kurtuldu, ancak bacağından korkunç bir şekilde yaralandı ve psikolojik travma yaşadı.

Mahkemeler, polislere soruşturma açılmasını reddetti. Gerekçeyse, "Bir tutuklama sırasında, güç uygulanmanırken kaza yaşanmasından azade olmak gibi net bir şekilde yerleşmiş hak bulunmaması"ydı.

Bir diğer ses getiren vakaysa Malaika Brooks'unkiydi. Brooks, sekiz aylık hamile olmasına karşın, üç kez şok tabancasıyla vurulmuş, aracından sürüklenmiş, yere yatırılmış ve 11 yaşındaki oğlunun gözleri önünde gözaltına alınmıştı.

Hız sınırının saatte 32 kilometre olduğu bir yerde 51 kilometre hız yaptığı için durdurulmuş, ancak suçunu itiraf etmiş olacağı kaygısıyla, kendisine verilen sürat cezasını imzalamayı reddetmişti.

Açtığı dava bir şok tabancasının nasıl kullanılacağı konusunda "net bir şekilde yerleşmiş" haklar olmadığından reddedilmişti.

Brooks, 10 yıl sonra mahkeme dışında uzlaşmaya gitmiş ve 45 bin dolar almıştı.

Neily, "Mahkemelerin polislere serbestlik tanıyacağı durumlar inanılmaz. Bu da benim kolluk kuvvetleri için sıfır hesap verebilirlik politikası diye adlandırdığım duruma katkı yapıyor" dedi.

Kaynak, Getty Images

Floyd için adalet

Neily, nitelikli dokunulmazlığın, Floyd ailesinin adalet arayışını zorlaştırabileceğini söylüyor:

"Mahkemenin, birinin boynuna dokuz dakika boyunca, ölene kadar basmanın anayasaya aykırı olduğu yönünde bir karar aldığı bir dava bulamazlarsa, nitelikli dokunulmazlık doktrini, esas itibarıyla 'dava açamazsınız, çünkü böyle bir emsal dava yok' der."

BBC, ABD Ulusal Polis Memurleri Birliği'yle temas kurdu ancak birlik yetkilileri yorum yapmayı reddettiler.

Birliği Başkanı Michael McHale, daha önce Floyd vakası konusunda yaptığı açıklamada "George Floyd'un başına gelenler çok kötü. Memurun yaptıklarının yasal bir meşruiyeti yok, meşru müdafaa ya da ahlaki açılardan meşruiyeti de yok" demişti.

Bu görüşe birçok siyasetçi de destek verdi.

Massachussets Temsilciler Meclisi üyesi Ayanna Pressley paylaştığı Twitter mesajında "Çok uzun süredir, siyahlar ve kahverengi derililer, polis tarafından fişlendi, izlendi, linç edildi, boğuldu, eziyet gördü ve öldürüldü. Artık bu ölümcül adaletsizliklerin, kontrol edilmeden devam etmesine izin veremeyiz" dedi.

Floyd davasının ele alınışında, kamuoyu baskısı rol oynamış gibi görünüyor. Ancak daha derinlemesine değişiklikler yapılması talepleri de var.

Uzmanlar ve medyadaki haberlere bakılırsa, Yüksek Mahkeme nitelikli dokunulmazlık doktrini konusundaki anlayışını gözden geçirebilir.

Ayrıca Kongre'ye polisin yetkileri konusundaki PEACE yasasını geçirme çağrıları yapılıyor.

Yasa, federal kolluk güçlerinin gerekli olmadıkça ölümcül güç kullanmasını yasaklıyor ve ölümcül güç sadece makul alternatiflerin tükendiği durumlarda, son çare olarak kullanılabiliyor.

Bazı kongre üyeleri, askeri silahların polis güçlerine transferini durduran bir yasaya da destek verdiklerini açıkladı. Benzer amaçlarla yazılan diğer yasalar da Kongre gündeminde.

Kaynak, AFP

Polisin bütçesini kesme çağrıları

Ancak Amerikan Medeni Haklar Birliği'nin (ACLU) Hukuk Birimi Direktörü Udi Ofer, ABD'nin bundan daha fazlasına ihtiyacı olduğunu, polisin rolünün yeniden düşünülmesi ve polis bütçelerinin kesilmesi gerektiğini söylüyor.

Emniyet, ABD'nin federal sisteminde son derece yerelleştirilmiş bir alan. Ofer bazı şehirlerin bütçelerinin yüzde 40'ının emniyete ayrıldığını söylüyor.

ABD'de silahlı polisler, potansiyel olarak durumu gerginleştirebilecekleri vakalarda da görev yapıyor. Okullarda devriye gezmek ve küçük suçlarla uğraşmak da bunlara dahil.

ABD'de her üç saniyede bir bir kişi gözaltına alınıyor ve FBI'ın tahminlerine göre 2018'de ülke genelinde 10,3 milyon gözaltı yapıldı.

Ofer, bu gözaltıların çok büyük çoğunluğunda faillerin şiddet suçuyla itham edilmediklerini söylüyor.

Kaynak, Getty Images

George Floyd'un da bir dükkanda sahte para verdiği iddia ediliyordu.

Ofer, "Biz bu tür suçlarda polisin devreye girmemesi gerektiğine inanıyoruz. Polis bütçelerinde ciddi kesintiler yapmalıyız. Polise onmilyarlarca dolar harcamamalıyız. Bu para, geçmişten bu yana polis tarafından hedef alınan topluluklara yatırılmalı" diyor.

Bazı polis güçlerinde, kabul standartlarını artırmak işe yarayabilir ancak hem Neily hem de Ofer, hesap verme mekanizmalarını sadece "bir vitrin" diye tanımlıyor.

Kaynak, Getty Images

Covid-19 tehdidine karşın, protestolar hız kesmezken, eylemciler sokaklardaki öfkenin "dönüştürücü değişiklilere" yönlendirilmesini istiyor.

Ofer, "ABD'de polis şiddeti ve polis ırkçılığı konusunda temel sorunlarımız var. Onlarca yıllık dizginleme çabasına karşın bu savaşı hala kazanamadık" diyor.

George Floyd protestoları: ABD’de gün gün neler yaşandı?

George Floyd polis tarafından gözaltına alınması sonrası öldü

George Floyd için düzenlenen anma töreninden bir kare
Resim yazısı George Floyd için düzenlenen anma töreninden bir kare Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd, Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde bir dükkanın önünde polis tarafından gözaltına alınması sonrası öldü. Yayımlanan görüntülerde, beyaz polis polis memuru Derek Chauvin dizini Floyd’un boğazına dakikalarca bastırırken görülüyordu. Floyd ise defalarca  "Nefes alamıyorum" diyordu. Daha sonra Floyd’un hastanede hayatını kaybettiği açıklandı.

Protestolar başladı

Minneapolis’teki gösteriler
Resim yazısı Minneapolis’teki gösteriler Fotoğrafın telifi hakları AFP

George Floyd’u gözaltına alan dört polis memurunun görevlerine son verildi. Floyd’un gözaltına alındığı anların görüntülerinin sosyal medyada yayılması sonrası protesto gösterileri başladı. Minneapolis’te yüzlerce gösterici sokaklara çıktı, polis araçlarını kundakladı. Bir karakolun duvarlarına da çeşitli yazılar yazıldı.

Protestolar yayıldı

Oregon eyaletinin Portland kentinde sokaklarda yere yatan protestocular
Resim yazısı Oregon eyaletinin Portland kentinde sokaklarda yere yatan protestocular Fotoğrafın telifi hakları Reuters
  • Protestolar, Memphis ve Los Angeles dahil başka kentlere de yayıldı. Oregon eyaletinin Portland kentinde ve başka bazı yerlerde protestocular sokaklarda yere yattı, "Nefes alamıyorum" şeklinde sloganlar attı. Göstericiler Minneapolis’te Floyd’u gözaltına alan polislerin görev yaptığı karakolu kundakladı. Bina boşaltıldı, polisler geri çekildi.

Trump tweet attı

ABD Başkanı Donald Trump’ın tweeti
Resim yazısı ABD Başkanı Donald Trump’ın tweeti Fotoğrafın telifi hakları Reuters

ABD Başkanı Donald Trump şiddet olaylarından Minneapolis yetkililerini sorumlu tuttu. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada kente Ulusal Muhafız Birlikleri’ni gönderme tehdidinde bulundu. Daha sonra attığı ikinci tweetteki uyarısında ise "Yağma başlarsa, ateş de başlar" ifadesini kullandı. Twitter, Trump’ın ikinci tweetine erişimi "şiddeti yücelttiği" gerekçesiyle sınırlandırdı.

CNN muhabiri gözaltına alındı

CNN muhabiri gözaltına alınırken
Resim yazısı CNN muhabiri gözaltına alınırken Fotoğrafın telifi hakları Reuters

Minneapolis’teki protestoları izleyen CNN muhabiri Omar Jimenez gözaltına alındı. Jimenez canlı yayındayken, ellerinden kelepçelendi. Birkaç dakika sonra CNN’den başka bazı gazeteciler de gözaltına alındı. Medya mensupları olduklarının anlaşılması sonrası gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı.

Derek Chauvin cinayetle suçlandı

Derek Chauvin
Resim yazısı Derek Chauvin Fotoğrafın telifi hakları Getty

Minneapolis'te görevden alınan polis memurlarından Derek Chauvin, "üçüncü derece cinayet" ve  "taksirle adam öldürme" ile suçlandı. 44 yaşındaki Chauvin yargılanacağı davada suçlu bulunursa 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Protestolarda altıncı gece

Göstericiler New York’ta çöp yakıyor
Resim yazısı Göstericiler New York’ta çöp yakıyor Fotoğrafın telifi hakları Reuters

ABD’deki protestoların altıncı gününde şiddet olayları tüm ülkeye yayıldı. Protestolarda en az 5 kişinin öldürüldüğü bildirildi. Ölüm haberlerinin geldiği kentler arasında Indianapolis ve Chicago da vardı. 75’ten fazla kentte protesto gösterileri düzenlendi. En az 4 bin 400 kişi gözaltına alındı. ABD çapında birçok kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Trump orduyu devre sokma tehdidinde bulundu

Trump, St John Episkopal Kilisesi dışında elinde İncil’le poz veriyor
Resim yazısı Trump, St John Episkopal Kilisesi dışında elinde İncil’le poz veriyor Fotoğrafın telifi hakları EPA

ABD Başkanı Donald Trump, artan şiddet olaylarının yatıştırılması için orduyu devre sokma tehdidinde bulundu. Trump kentlerin ve eyaletlerin protestoları kontrol edememeleri ve "halklarını koruyamamaları" halinde gerekli yerlerde askeri birlikleri konuşlandıracağını, "halk için sorunu hızla çözeceğini" söyledi. Trump hasar gören bir kilisenin önünde elinde İncil’le poz verdi. Kısa süre önce ise polis kilise çevresindeki göstericileri biber gazı kullanarak dağıtmıştı.

Protestolarda sekizinci gece

George Floyd’un ailesi Houston’daki protestolara katıldı
Resim yazısı George Floyd’un ailesi Houston’daki protestolara katıldı Fotoğrafın telifi hakları Getty

ABD’de on binlerce gösterici yeniden sokaklara döküldü. En büyük gösterilerden biri Texas eyaletinde, George Floyd’un büyüdüğü kent olan Houston’taydı. Birçok kentte, ilan edilen sokağa çıkma yasaklarına uyulmadı. Ancak gösterilerin çoğu barışçıldı.

George Floyd için anma töreni

George Floyd için Minneapolis’te yapılan anma töreni
Resim yazısı George Floyd için Minneapolis’te yapılan anma töreni Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd için Minneapolis’te bir anma töreni düzenlendi. Törene katılanlar 8 dakika 46 saniye boyunca sessiz kaldı. Floyd’un ölümüyle ilgili olarak cinayetle suçlanan ve görevden alınan polis memuru Derek Chauvin’in diziyle Floyd’un boğazına bu süre boyunca bastırdığı iddia ediliyor. Törene yüzlerce kişi katıldı. Sivil haklar aktivisti Al Sharpton da törende bir konuşma yaptı.

Uluslararası protestolar

Australya’da düzenlenen protesto gösterisi
Resim yazısı Australya’da düzenlenen protesto gösterisi Fotoğrafın telifi hakları Getty

ABD’de protesto gösterileri hafta sonunda da sürdü, başkent Washington DC’deki yürüyüşe on binlerce kişi katıldı. Dünyanın dört yanında da hafta sonu ırkçılık karşıtı gösteriler düzenlendi.

Australya’da Sydney, Melbourne ve Brisbane’de düzenlenen gösterilerde yerli halkın yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi. Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere’de de gösteriler vardı. İngiltere’nin Bristol kentinde düzenlenen gösteride protestocular, 17. yüzyılın ünlü İngiliz köle tüccarı Edward Colston’ın heykelini yıkıp nehre attı.

George Floyd için cenaze töreni

George Floyd’un cenazesi altın renkli bir tabuta konuldu
Resim yazısı George Floyd’un cenazesi altın renkli bir tabuta konuldu Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd için büyüdüğü Houston kentinde bir cenaze töreni düzenlendi. Fountain of Praise Kilisesi’ndeki törene Floyd ailesinin davet ettiği yaklaşık 500 kişi katıldı. Kilise dışında ise binlerce kişi toplandı. Floyd’un cenazesi daha sonra annesinin mezarının yanına defnedildi.