Breonna Taylor: ABD polisinin yanlış evi basarak öldürdüğü sağlık çalışanının hikâyesi

Breonna Taylor 26 yaşında ödül kazanmış bir sağlık çalışanıydı
Fotoğraf altı yazısı,

Breonna Taylor 26 yaşında ödül kazanmış bir sağlık çalışanıydı

Mayıs ayında ABD'de polis tarafından gözaltına alınırken öldürülen George Floyd, 1960'lardan bu yana tanık olunan en büyük ırkçılık karşıtı gösterilerde eşitlik ve adalet çağrılarının sembolü olmuştu.

Protestocular sadece ABD'de değil dünyanın dört bir yanında onun ismini söylüyor, duvarlara resmini çiziyordu.

Ancak gösteriler yayıldıkça adı sıkça duyulan bir isim daha ortaya çıktı: 13 Mart günü Kentucky eyaletinin Louisville kentindeki evi polis tarafından basılan ve 8 kurşunla öldürülen sağlık çalışanı Breonna Taylor.

Video altyazısı,

George Floyd protestoları dünya çapında devam ediyor

Öldürülmesi o günlerde çok büyük haber olmayan Taylor'un adı şimdi kitlesel gösterilerde "Adını söyle" çağrılarıyla anılıyor.

Breonna Taylor'ın öldürülmesinden ötürü hiçbir polis memurunun suçlanmaması üzerine başta Louisville olmak üzere birçok kentte binlerce protestocu sokaklara çıktı, göstericiler polisle çatıştı.

Louisville'deki protestolar sırasında iki polis memuru vuruldu.

Şehirde sokağa çıkma yasağı ilan edildi, Guardian'ın haberine göre az 46 kişi gözaltına alındı.

Vurulan polis memurlarının hayati tehlikelerinin olmadığı aktarıldı. Polis memurların vurulmasının tam olarak gösterilerle mi ilişkili olduğu henüz bilinmiyor.

Breonna Taylor öldürülmeseydi geçen Cuma günü bu yıl Haziran ayında 27 yaşına girecekti.

Annasi Tamika Palmer, kızının doğumgününde düzenlenen anma sırasında "Önceleri çok yalnızdık ama şimdi bu kadar insanın toplanıp onun adını söylemesi inanılmaz" diyordu.

Tamika Taylor, öldürülmüş olmasaydı bugün kızının da 'Siyah Hayatlar Değerlidir' gösterilerine katılıyor olacağını da ekledi.

Breonna Taylor nasıl öldürülmüştü?

Gece yarısından kısa süre sonra Louisville'deki evi polisler tarafından basıldığında acil müdahale sağlıkçısı Breonna Taylor yatağındaydı. Sekiz kurşunla vurularak öldürüldü.

Polis bir uyuşturucu operasyonu kapsamında arama emri çıkarılan evin kapısını kırarak içeri girmişti. Evde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmadı.

Fotoğraf altı yazısı,

Cuma günü düzenlenen anma törenlerinde Breonna Taylor'un annesi kızı için "Yaşasaydı o da sokak gösterilerine katılırdı" dedi.

Yerel basın polisin elinde eve kapıyı çalmadan, doğrudan kırarak içeri girme yetkisi veren bir belge bulunduğunu yazdı.

Polis bu izne rağmen, kırmadan önce kapıyı çaldığını söyledi. Ama Taylor'un ailesi ve bir komşusu bunun doğru olmadığını söylüyorlar.

Aile polisin yanlış eve baskın yaptığını söyleyerek dava açtı.

Ailenin başvurusunda baskın sırasında Breonna Taylor'ın uyumakta olduğu ve erkek arkadaşı Kenneth Walker'ın, eve girenlerin polis olduğunu kavrayamayarak ruhsatlı silahına davrandığı kaydediliyor.

Ailenin avukatı Walker'ın kendini savunduğunu düşünerek ateş ettiğini söylüyor.

Geçen hafta ortaya çıkan telefon kayıtları Walker'ın, acil yardım hattı 911'i arayarak "Birileri kapıyı kırıp içeri girdi ve kız arkadaşımı vurdu" dediğini gösteriyor.

Louisville polis teşkilatı ise bir polisin yaralanması üzerine ateş açıldığını söylüyor.

Hukuki durum ne?

Mayıs ayında Breonna Taylor'ın ailesi polisleri darp, yanlışlıkla ölüme sebebiyet verme, aşırı güç kullanma, ihmal ve ağır ihmal ile suçlayarak dava başvurusunda bulundu.

Fotoğraf altı yazısı,

Breonna'nın resmi ve ismi de ırkçılık ve polis şiddeti karşıtı protestoların sembollerinden biri oldu

Başvuruda, polis memurlarının aslında Breonna Taylor ya da sevgilisini değil, o anda gözaltında bulunan, onlarla ilgisiz ve o apartmanda da oturmayan birini aradıkları kaydediliyor.

Polisin çıkarttığı arama izni Breonna Taylor'un adresini de kapsıyordu çünkü polis, bir uyuşturucu çetesinin burada uyuşturucu sakladığına inanıyordu.

Taylor ailesinin avukatlarından Ben Crump olayı "kötü yönetilen bir polis baskını" diye niteliyor.

Breonna Taylor'un ölümüyle ilgili olarak Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI, 21 Mayıs'da bir soruşturma başlattı.

Olaya karışan üç polis memuru izinli sayılarak açığa alındı.

Söz konusu üç polis memurunun yargılanıp yargılanmayacağına Kentucky eyaletinin büyük jürisi karar verecekti.

Jüri, polis memurlarının Breonna Taylor'ın ölümünden ötürü suçlanmaması kararı verdi ve polisler hakkında dava açılmadı.

Brett Hankison adlı polis memuruna, Taylor'ın ölümüyle ilgili değil, komşu dairelere ateş açılmasından kaynaklı üç kez "sebepsiz yere tehlikeye atma" suçlaması yöneltildi.

Olay gecesi silah çeken diğer iki polis memuruna ise herhangi bir suçlama yöneltilmedi.

Taylor'un öldürülmesinden sonra neler değişti?

Breonna Taylor'un evini basan polislerin üzerlerinde olayları kaydeden kameralar yoktu.

Louisville polis teşkilatı olaydan sonra bütün polis memurlarının üzerinde kamera taşımaları talimatı verdi.

Polislere kapıyı çalmadan kırarak içeri girme yetkisi veren arama emirleri geçici bir süreyle durduruldu.

Bir protesto sırasında siyah bir adamın vurularak öldürülmesi sırasında olay yerinde bulunan polis memurlarının da üzerlerindeki kameraları kapatmış oldukları anlaşılınca Louisville Emniyet Müdürü görevinden alındı.

Breonna'nın hikayesi yine gündemde

ABD'nin dört bir yanında ırkçılık karşısında üzüntü, dehşet ve öfkelerini ifade eden insanlar sosyal medyada Breonna Taylor'un da resimlerini paylaşıyor.

Şu ana kadar beş milyonu aşkın insan Taylor için adalet isteyen bir dilekçeye imza attı.

Bir çokları da Afrika kökenli Amerikalı kadınların ne kadar büyük bir ayrımcılıkla karşı karşıya olduğunu sergileyen rakamlara dikkat çekti.

Salgın Kontrol Merkezi'nin verdiği sayılara göre, siyah bir kadının hamileyken hayatını yitirmesi ihtimali beyaz bir kadından üç misli fazla.

Siyah kadınlar çalışma hayatında da büyük bir ayrımcılıkla karşı karşıya. Amerikan İlerleme Merkezi adlı düşünce kuruluşunun verdiği rakamlara göre 2017 yılında, beyaz bir erkeğin 1 dolar kazandığı bir işten siyah kadınlar 61 cent kazanıyordu.